PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Her Telden....


Sayfa : [1] 2

slim
31.03.08, 02:35:30
bizim eski "her telden" topicini bulamadım ne oldu uşaklar:D her neyse bulununcaya kadar buraya yazıyorum daha sonra topici kitleriz... ok?


sohbet odasındaki bir yazışma dikkatimi çekti, onun hakkında bişeyler yazmak istiyorum....

sanık : freecoti
şahit: naz
dawacı : slim
dawa : ne demek yani free?

free canım sıkılıyo demiş, naz da feshaneye gitsene demiş, free de "feshanede napıcam ya, zaten gruptan 3-5 kişiyi tanıyom" demişş...

şimdi free, canım benim, sen bizim gruptan değil misin yani, senin 3-5 tanıdığın da olmasa sen aramıza gelsen sana ne yapıcaz ki? kaldı ki sitede yorum yapan birisin neden böyle yazıyorsun?

biz aramıza yeni katılanlarla ilgilenmeyen, asık suratlı insanlar mıyız? değiliz... herkese içten we dostça yaklaşıyor muyuz? ewet...

sen kendini marmaralı çotanak olarak sayıyorsun değil mi? o halde bir marmaralı çotanak grup hakkındakarşısındaki insanda "yanlış anlaşılacak" bir düşünce oluşturmamalı... haksız mıyım?

yazdıklarımıza biraz daha özen gösterelim, makaraysa makara, şakaysa şaka, her türlü takılıyoruz... ama bu lafını şahsım adına pek beğenmedim canım benim...

hem sen bu yüzden mi gelmedin feshane'ye, pek kimseyi tanımıyorsun diye mi? yoksa ders çalışıyordun da ondan mı?gerçek neden ne?? merak ettim doğrusu...

sewgiler canım benim...

Kasırga
02.04.08, 12:55:13
şadi çolak amatör de 130 gol atarak guiness e girmiş sonra da kendime kızgınım demiş sanırım az atabildim diye..ah ulan şu adam bizde oynardı hemde takır takır.

muhammetevli
04.04.08, 16:52:57
RAUF DENKTAŞ GİRESUN'DA


KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Giresun Üniversitesi Tarafından Organize Edilen Etkinliklere Katılmak Üzere Geldiği Giresun'da Sevgi Gösterileriyle Karşılandı.


KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Giresun Üniversitesi tarafından organize edilen etkinliklere katılmak üzere geldiği Giresun'da sevgi gösterileriyle karşılandı.
Eynesil ilçesinde üniversite öğrencileri ile kalabalık halk tarafından, "Bozkurt Denktaş, Kıbrıs Türk'tür Türk kalacak" tezahüratlarıyla karşılanan Denktaş, daha sonra Tirebolu ilçesine geçerek bir çay bahçesinde Belediye Başkanı Burhan Takır ve vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

slim
07.04.08, 21:50:47
Herkes yıkabilir...
Vurursun yıkılır, kırarsın yıkılır, itersin yıkılır, çekersin yıkılır, oyarsın yıkılıverir bir şeyler.
Yere serilmiş olan yıkıntılar arasında; şimdilik ayaktaki kendisini çok büyük hissedenlerin yanılgısı da işte buradadır...
Etrafındakileri küçültmek, büyümek değildir...
Büyüklük; bozulanı onarabilmektir, devrileni kaldırabilmektir, yıkılanı yapabilmektir!
*
Herkes küsebilir...
Küsmek; akan muslukları kapatmak, yanan ocakları söndürmek, çalan radyoları susturmaktır...
Marifet;
Yüzleşebilecek kadar bile olsa konuşabilmektir, anlaşabilmektir...
*
Sökmek kolaydır. Takdir edilecek olan; dikebilmektir...
Yakmak kolaydır. Alkışı hak eden; yananı söndürebilmektir!
Ezmek kolaydır. Cesaret; geçenlerin ayağı altında kalanlara el uzatabilmektir...
*
Mert adam, cesur insan nargile başında, aş başında değil; çile başında, iş başında belli olur...
*
Herkes, her kişiye yazabilir, herkese söyleyebilir...
Önemli olan; yazılanı okuyabilmek, kendine de söyleyebilmektir!..
Ve kendi söylediklerini, anlayabilmektir




Hadi bakalım yıkanlardanmısınız?Yani musluğu kapatıp banane mi dersiniz yoksa bir çaba harcarmısınız..?
Yada ilk adımı o atsın ben haklıyım mı dersiniz?
Ne dersiniz...?
Yorumlarınızı bekliyorum..!

@badluck

CnR
09.04.08, 18:17:51
...............

Kasırga
11.04.08, 14:18:03
Diyarbakırspor Kulübü Asbaşkanı Dr. Abdurrahman Yakut, pazar günü oynanacak Mardinspor-Orduspor maçı ile ilgili şaibe iddialarının bulunduğunu belirterek, Futbol Federasyonu'nu bu konuda önlem almaya ve bu yöndeki şikayetleri dikkate alarak bu maçı mercek altına almaya davet etti.

Orduspor cephesinden bazı kişilerin Mardinsporlu futbolculara ahlaksız tekliflerde bulunduğunu iddia eden Asbaşkan Abdurrahman Yakut, Futbol Federasyonu'nu bu konuda önlem almaya ve bu yöndeki şikayetleri dikkate alarak bu maçı mercek altına almaya davet etti. Ligde birçok takımın ilk 6'ya kalmak için mücadele verdiğini, bu yarışın sportmenlik ölçülerinin dışına çıkmaması gerektiğini belirten Asbaşkan Yakut, "11-12 takımın Süper Lig'e çıkma mücadelesi verdiği ligde maalesef son haftalarda spor ahlakına yakışmayan bazı olaylar yaşanmaktadır. Bunu ortalığı karıştırmak ve bundan menfaat sağlamak için söylemiyoruz. Mardinspor-Orduspor maçıyla ilgili olarak çok ciddi olaylar yaşanıyor. Ligde iddiası kalmayan ve maçlara genç bir ekiple çıkan Mardinspor'a ahlaksız teklifler olduğuna dair bilgilere ulaştık. Bunu yapanlar da Orduspor cephesinde olup daha önce Mardinspor'da görev yapan insanlarla ilişkileri olan insanlardır. Mardinsporlu futbolcular sürekli olarak rahatsız ediliyor. Birtakım insanlar telefonla ve başka yollarla bu ahlaksızlığı gerçekleştirmeye çalışıyor. Elimizde bu konuyla ilgili olarak çok ciddi belge ve bulgular var. Mardinspor'un kalecisi Oğuz, Ordulu olup, kendisine edilen telefonlarla ilgili elimizde kayıtlar var. Eğer bu ahlaksızlığa son verilmezse ve maçta da endişelerimizi doğru çıkaracak olaylar cereyan ederse ilgili kesimlere söz konusu belgeleri sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Bu konuda Futbol Federasyonu'na büyük iş düşüyor. Açık bir çağrıda bulunuyoruz ve Futbol Federasyonu'nu bu konuda önlem almaya çağırıyoruz. Bu maçı her yönden mercek altına alarak gerekirse 2-3 temsilci görevlendirsinler. İstanbulspor başkanının yaptığı açıklamalar ortada. Federasyon bu konuyla ilgili Şike Tahkik Kurulu oluşturdu. Biz ise oynanmayan bir maç için uyarıda bulunuyoruz. Kimse haksızlıkla, futbol dışı yöntemlerle ve ahlaksızlıklarla bir yere gelmeye kalkmasın. Sonuçta bu bir yarıştır. Her şey sahada belirlensin ve hak eden takımlar hedefe ulaşsın" diye konuştu.

"TEMİZ VE ŞEFFAF BİR LİG YARIŞI İSTİYORUZ"

Asbaşkan Yakut, bu sezon kendi sahalarında oynadıkları tüm maçlardan sonra rakip takım yöneticileri ve teknik adamlardan teşekkür mesajları aldıklarını da belirterek, bazı takımların sahalarında oynadıkları maçlardan sonra ceza almamasının da düşündürücü olduğunu söyledi. Federasyon temsilcilerini eleştiren Yakut, "Sahamızda 2 yenilgi ve 4 beraberlik aldık. Yenildiğimiz Karşıyaka ve Giresunspor maçlarından sonra rakip takım yöneticileri ve teknik adamları teşekkür mesajları yayınladı. Berabere kaldığımız maçlardan sonra da futbol dışı hiçbir olay yok. Geçmiş yıllarda sahamızda olan olaylardan dolayı çok ağır cezalar aldık. Bu sezon birçok takım saha ve benzeri olaylardan dolayı ağır cezalar aldı. Ancak bu konuda da adaletin eşit dağıtılmadığını görüyoruz. Bazı takımlara ağır cezalar verilirken, bazıları malesef es geçiliyor. Acaba bu konuda temsilciler görevlerini yapmıyor mu diye endişeye kapılıyoruz. Türk futbolu, çok kritik bir süreçten geçiyor. Bazı olayların önü alınmazsa ve özellikle adalet duygusu ortadan kalkarsa bunun ülke futboluna çok büyük zararı olacaktır. Biz Diyarbakırspor olarak 5 hafta sonra tamamlanacak ligin sonunda ilk 6'nin içinde olmayabiliriz de. Önemli olan temiz, şeffaf ve dürüst bir mücadele içerisinde bir ligin oynanmasıdır. Futbol Federasyonu'nun başında yeni bir yönetim var. Tabii ki yükleri ağırdır. Onların temiz, adaletli ve dürüst olduklarından şüphemiz yoktur. Tek isteğimiz alt liglere biraz daha fazla ilgi gösterip, ahlak dışı olayların önüne geçmeleridir.

Mardinspor-Orduspor maçı öncesinde yaşanan ahlak dışı teklif ve olaylara önlem alınırsa o zaman Türk futbolunun kaybolan itibarı geri gelecektir" ifadelerini kullandı

badluck
11.04.08, 17:43:53
ABD'deki bir araştırma, erkeklerin kendilerine bile itiraf edemediği günahlarını gözler önüne serdi.

1- Fan¤¤¤ilerdeki kız arkadaş

Kız arkadaşınız güzelse sevgilinizden uzak tutun. Çünkü kız arkadaşınızla ilgili kurduğu hayaller ilk sırada yer alıyor. Her 100 erkekten 70'si fan¤¤¤ilerinde sevgilisinin kız arkadaşını hayal ediyor.

2- Özel sırrınız kalmaz

Erkeklerin çoğu özel olayları, sırları arkadaşlarıyla paylaşıyor. İlişki henüz ilk devresindeyse erkek özel anların tamamını arkadaşlarına anlatabiliyor. Ancak gerçek anlamda bir sevgi söz konusuysa cinselliği değil de yaşanan sıkıntıları çok güvendiği dostlarıyla tartışıyor.

3- Kaba kuvvete dizgin

Erkekler, içlerinde var olan vahşilik güdüsüne kadınların önünde mümkün olduğu kadar engel oluyorlar. Ancak özellikle büyük kavgalarda içlerinden bir iki tokat atmayı geçiriyorlar. Kendini tutabilenler 'centilmen erkek' olmaya devam ediyor, tutamayan ise kadınlara şiddet uyguluyor.

4- İltifattan hoşlanırlar

Hep kadınların iltifat duymaktan hoşlandığı düşünülür. Oysa araştırmalar erkeklerin de bu konuda çok hassas olduğunu ortaya çıkardı. Erkeklerin yüzde 40'ı iltifat aldıklarında kendilerini her zamankinden daha enerjik hissediyor.

5- Her an aldatmaya hazır

Erkekleri bazen hormonlar yönetiyor. Araştırmaya katılan her 100 erkekten 60'ı eline fırsat geçtiğinde ve yakalanma riski olmadığına emin olunca aldatmaktan çekinmeyeceklerini dile getiriyor.

Kasırga
15.04.08, 17:58:16
Sağlık karnesi tarih oldu
15 Nisan 2008 Salı 17:46
Sağlık karnesi derdi artık bitti. Emekli Sandığı emeklileri ve bütün Bağ Kur'lular artık TC kimlik kimlik numarası kullanacak
bu hükümetin hatalarıda olsa metrobüs,belediye vs ve sağlık sisteminde güzel şeyler başardılar helal olsun!

CnR
17.04.08, 17:50:58
.............

slim
18.04.08, 02:54:03
2 lig yükselme grubunda yer alan GAZİOSMANPAŞAMIZ (kendi adıma yazıyorum 8) ) şekerspora 2-0 yenildi...

2 lig 3. klasmandaki KÜÇÜKKÖYÜMÜZ ise (yine kendi adıma) tepecik belediyeyi 4 lemiş (4-2)... kutluyorum...

not: küçükköy gaziosmanpaşanın semti ama, gaziosmanpaşadan daha eski yerleşimdir...

bi de bunu nereye yazsam diye aradım taradım bununla ilgili topic bulamadım yaziim dedim her telden bölümüne:D

badluck
18.04.08, 10:26:57
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine
ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama 'biraz Beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler. Yaşlı bey huzursuzlanmış, 'acelesi olduğunu istemediğini' söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş. Adamcağız da 'karım huzur evinde kalıyor her sabah onunla kahvaltı
etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum' demiş. 'Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde' Demiş hemşire. Adam üzgün bir ifade ile 'ne yazık ki karım Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor' demiş.
Hemşireler hayretle 'madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz' demişler. Adam buruk bir sesle "ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş...

çakmak
20.04.08, 06:12:33
Yücel alıntısı her hangi bir yerden katkısı olmayan sadece kendimde ürettiğim bir sevgiyle seviyorum seni . . .

Seni tam şu sol yanımda pıt pıt atan atmasın diye dua ettiğim nalet organımın içinde hissediyorum.Sen aklıma gelince kan dolaşımı düzeliyor sanırsam,ura ben ölmeyi seçtim sen hayatıma zaman ekleme peşindesin....

Seni seviyorum ama bırak karışma yaşamıma bende rahatça ölme hakkımı kullanayım...

Yücel içinde bulunduğumuz küresel yani yuvarlak dünya top olmuş bırak yaşatma beni burada...

'' yaralı gönlümde koptu kıyamet durdurun Dünya'yı başım dönüyor ''

muhammetevli
21.04.08, 12:15:29
Rektör Öztürk Kaza Geçirdi

Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman
Metin Öztürk, Ordu'da trafik kazası geçirdi.
Prof. Dr. Öztürk'ün kolunun kırıldığı belirtildi.

Edinilen bilgiye göre, bir toplantıya katılmak üzere sabah
saatlerinde Samsun'a gitmek üzere yola çıkan Giresun Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ile Önder Mucuroğlu'nun içinde
bulunduğu 28 NK 801 plakalı otomobil, Fatsa'nın Bolaman beldesinde
kaza yaptı. Fatsa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Öztürk ve
Mucuroğlu, daha sonra Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Rektör Öztürk'ün kolunun
kırıldığı, Mucuroğlu'nun ise vücudunda hafif sıyrıklar bulunduğu
bildirildi.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay,
Rektör Metin Öztürk'ün hayati tehlikesinin bulunmadığını, kırık
şüphesinin bulunduğunu ve onun tetkikinin yapıldığını söyledi

badluck
21.04.08, 17:47:39
Kadının Elini Neden Öpersiniz?Fransız erkeğine sormuşlar. "Kadının elini niye öpersiniz?" diye.



Fransız cevaplamış " Kadına saygı duyarım. Erkek ile bir bütünü tamamlar."

Alman erkeğine sormuşlar. "Kadının elini niye öpersiniz?"



Alman cevaplamış "Kadın kutsaldır. Hayatın devamını sağlar, doğurur."

Türk erkeğine sormuşlar. "Kadının elini niye öpersiniz?"



Türk erkeği cevaplamış-" Bir yerden başlamak lazım! :)

slim
22.04.08, 23:32:23
gaziosmanpaşa dardanele bi tane çakarak 20 puanla 5. olarak yoluna dewam ediyor...
bi sonraki maçları 2. sıradaki adana demirle...
bize gönderin adana demiri biz size güzellik yaparızz:D

slim
22.04.08, 23:48:08
F.Bahçe marşı Avrupa'da zirvede
İspanya’da yayın yapan Radyo Marca, Şampiyonlar Ligi boyunca çalınan marşlar içinde gerek yorum, gerekse kulağa hoş gelen ritim açısından Fenerbahçe marşının en güzel olduğuna karar verdi. Oylamada Liverpool’un “You will never walk alone” şarkısı 2. seçildi. Barcelona marşını en kötü seçen taraftarlar, Fenerbahçe marşının seyirciyi coşturduğunu, Türkçe dili kullanılmasına rağmen kelimelerin kulağa yabancı gelmediğini belirtti. Radyo Marca’nın sürekli çaldığı Fenerbahçe marşını günde 1.5 milyon kişinin dinlediği kaydedildi.

yiğidi öldür hakkını teslim et... çok kaliteli bi marş.. ee yazan kıraç gibi bi adam olunca ortaya böle bi şey çıkıyo işte:D

muhammetevli
23.04.08, 09:50:57
Rektör Öztürk'ün durumu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde 19 Nisan’da trafik kazası geçiren Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ün, tedavisi 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde sürüyor.


Giresun Üniversitesi'nden yapılan yazılı açıklamada, geçirdiği trafik kazasında yaralanan Prof. Dr. Öztürk'ün, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak ortopedi kliniğinde tedavi altına alındığı kaydedildi.

Rektör Öztürk'ün kolundaki kırıklardan dolayı dün başarılı bir ameliyat geçirdiği ve sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiği ifade edildi.

slim
26.04.08, 13:29:39
facebook'ta ki "hangi takımlısın" konusuna oy weren facebook arkadaşlarım :

1-erdem - giresunspor
2-yücel - giresunspor
3-nurullah - giresunspor
4-muammer - giresunspor
5-ewren (seçkin :D ) - giresunspor
6-adil - fenerbahçe
7-gülnur - fenerbahçe

görüldüğü üzere aramıza ajanlar war... bu arada sadece bir takıma oy wericeksin diye bir kaide yok mesela x takıma werdin oyunu di mi, y takımına da werebiliyosun... ama aynı takıma iki defa oy weremiyosun...

muhammetevli
27.04.08, 17:03:58
Kalleşlere Darbe…

Giresun’un dağlık kesiminde güvenlik güçlerine yapılan aramada, teröristlere ait uzun namlulu silah ile çeşitli mühimmat bulundu…
Giresun’un dağlık kesiminde yapılan aramada teröristlere ait uzun namlulu silah ve çeşitli mühimmat ele geçirildi.
Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi web sitesinde yer alan terörle mücadeleye ilişkin duyuruya göre, dün Giresun’un Dereli ilçesi dağlık arazi kesiminde arama yapan güvenlik güçleri, saat 12:00 sıralarında terör örgütü pkk mensuplarınca kullanılan bir sığınak içinde 4 adet Kalaşnikof piyade tüfeği, 350 adet muhtelif muhimmat, 1 adet el bombası, 1 adet el telsizi, 1 adet jeneratör ve çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildi.

Öte yandan güvenlik güçleri, Bingöl Genç ilçesinde 22 Nisan Salı akşamı yaptıkları aramada ise terör örgütü mensuplarına götürülmek üzere araç içine gizlenmiş durumda 1,5 kilogram patlayıcı madde (amonyum nitrat C-4 karışımı), 250 gram C-4 pilastik patlayıcı, 1 adet dürbün, 7 adet elektrikli fünye, 30 metre infilaklı fitil, 1 adet jeneratör, 25 metre elektrik kablosu, 100 gram esrar, muhtelif sağlık, yaşam, giyim malzemeleri bulundu.

efem1
05.05.08, 19:09:53
Söndürmüşüz feneri salaş bir balıkçıda
Rengimizi sıyırmış ta gitmiş gidenimiz
Nur cemalimizin astarı kalmış bitek
Oda kaşık kadar
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz
Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa
Bari öyle canlansa da hayat bulsa
Ne iyi olurdu kalbe kan yine hücum etse
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz

Kasırga
11.05.08, 18:13:05
TFF 3. Lig play-off müsabakaları 15-16 ve 18 Mayıs 2008 tarihlerinde Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı'nda oynanacak. Kura çekimi 14 Mayıs 2008 Çarşamba günü Trabzonda gerçekleştirilecek olup, müsabakalara Altınordu, Balıkesirspor, Bingöl Belediyespor, Darıca Gençlerbirliği, Kastamonuspor, Keçiörengücü, Şırnakspor ve Yıldırım Bosnaspor katılacak. Karşılaşmalar sonunda 2 takım TFF 2. Lig'e yükselmeye hak kazanacak.

B@lıkçı
11.05.08, 20:02:49
TüRK ERKEĞİ ÇEKİCİDİR.


İşe Başlarken Besmele Çeker

Delikanlıdır Tesbih Çeker

Sportmendir Barfiks Çeker

Tek Eliyle şınav Çeker

Kendi Dişini Kendi Çeker
Kaçan Golde Yuh Çeker

Ağzında Sigara Halay Çeker

Dikiz Aynasından Hareket Çeker

Muazzam Kopya Çeker

Kaynanadan Çok Çeker

Genelde Babaya Çeker

Evladına Nutuk Çeker

İskenderin Üstüne Künefe Çeker

Komedi Filminin Kralını Çeker

Çuhayı Yırtmadan Pike Çeker

Kafası Bozulunca Resti Çeker

YükteAğır Parada Hafif Çeker

Parayı Bulan Arabayı Çeker

Mahallede Pati Çeker

Gurbette Hasret Çeker

Sevdiğini Sorguya Çeker

Aldatılınca Tetiği Çeker

Memlekete Turist Çeker

Kaşı Gözü İlgi Çeker

Her Ortamda Dikkat Çeker

İtalyan Erkeklerine Beş Çeker

İngilizlere Yirmibeş Çeker

Balık etli Görünce İç Çeker


örnek türk erkegi::kasırga--->birol:D:D

alucra'lı gönül
13.05.08, 15:57:51
KLASİK TEPKİ: Sıraya geç kardeşim

NEOKLASİK TEPKİ: Şeker kardeşim sıraya geçiver

REALİST TEPKİ: Sıra var

SURREALİST TEPKİ: Sallandıracaksın bunlardan ikisini kızılay da bak bir daha yapabiliyorlar mı?

ROMANTİK TEPKİ: Beyefendi galiba sırayı görmediniz

NATURALİST TEPKİ: Sırana geç

MODERN TEPKİ: Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da

POST-MODERN: Sırana geç lan ayı!

UZLASIMCI: Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi

DEVRİMCİ: Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek

KADERCİ: iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür

FELSEFECİ (septik-kuşkucu): Ön ve arka kavramları gorecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir

KANT CI: Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur

KOTÜMSER VAROLUŞCU: Herkes bir gun ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek

İYİMSER VAROLUŞCU: Sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor

HUMANİST: İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz.

Kasırga
13.05.08, 18:49:29
'Muro' karakteri tarafından kullanılan Murat 124 otomobil, dizi sayesinde tekrar gündeme geldi.
Murat 124'lerin en çok bulunduğu illerden birisi olan Konya'da özellikle diziyle birlikte 'Hacı Murat' diye tabir edilen Murat 124'lere olan ilgi yeniden artmaya başladı.

Meraklıları tarafından ilgi gören Murat 124 sahibi oto tamircisi Murat Açıkgöz, kullandığı otomobilinin 1976 model olduğunu ve üzerinde birçok değişiklik yaptığını söyledi. Aynı marka ve model 4 araç değiştirdiğini anlatan Murat Açıkgöz, 'Bu araba benim 4. Murat 124'üm. Bu otomobilin içi ve dışına yaklaşık 2 bin 500 YTL masraf yaptım.

Murat 124 bende bir merak ve tutku. Diziden sonra otomobilime olan ilgi arttı. Ancak ben otomobilimi satmayı hiç düşünmüyorum' dedi.

badluck
15.05.08, 09:52:40
MUTLULUK

Mutluluk, canima can katan bir kalp agrisi,bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç gölgesindedir. Sabahin hic uyanmamis,el degmemis ,ayak basmamis toprak parcasinda. Bir bahar sabahında çıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir.İş dönüşü yol kenarinda sadece gülümseyen bir gelincikte belki, Sıcak bir günün bitimine doğru birdenbire esiveren serin bir yeldedir. Güvenli bir düşüncenin aydınlığında, sıcacık bir omuza konmus basta, dizlerin yumuşaklığında sevisinde, güzel bir sesin titreşiminde merhabasinda hos geldininde... İstekle ısırılan bir peynir diliminde, yanarak içilen bir yudum suda, özlemle aranan bir fincan kahvededir. Okunan harika bir sözdebelkide... Calinan güzel bir türkünün misralarında,hic tanınmayan bir bedende...Günün ilk aydınlığında, gecenin son karanlığındadır. Özlenenbir merhabada,bir tebessümde bir cay bardaginin dudaga degdigi yerde mutluluk, yüreğin hisseden yerinde,solunda duyulan bir acıda belkide...Bir annenin okşayışında, bir babanın bakışında, çocuğun gülüşündedir. Kimbilir belkide yarinlara özlemdir mutluluk...özledigim kişide...

badluck
22.05.08, 22:09:55
TURKCELL HATTI KULLANANLAR ICIN COK ONEMLI BIR UYGULAMA!

1.EgerTurkcell (532,533,535)'den Turkcell aboneleri ile (532,533,535)'e telefon görüsmesi yapmissaniz ; görüsme bittikten ve karsi taraf Tl.nu kapattiktan sonra *666** tuslarsaniz, konusma bedelinizin sadece yarisi
faturaniza yansimaktadir .
2.Turkcell'den Telsim ( 542) aboneleri ile görüsme yaptiginiz zaman ise *667**
3.Turkcell 'den PTT hatlarina telefon actiginizda ise * 668** , tuslarsaniz
yine konusma bedelinizin sadece %50 si faturaya yansiyor .
***Sizleri,sirtimizdan milyarlarca dolari hortumlayan Turkcell'in bu acigini
sonuna kadar kullanmaya çagiriyoruz. +++Boylece Turkcell'in hic bir zaman
geri ödemeyecegi ' Sabit Ücret' adi altinda aldiklari haraclari da belki
biraz olsun telafi etme imkani bulmus oluruz..

Kasırga
23.05.08, 15:01:50
Müjde erkeksiz dünya istiyor
23 Mayıs 2008 Cuma 13:24
2238'de erkek nesli bitecekmiş ya... Peki erkeksiz dünyada kadınlar mutlu olur mu? Bakın 4 kadının bu konudaki düşünceleri ne?
İNTERNETHABER

Focus Dergisi "2238 yılında erkek neslinin tükenecek, dünya kadınlara kalacak" dedi. Çiğdem Anad, Müjde Ar, Pınar Kür ve Aysun Kayacı "Haydi Gel Bizimle Ol" programında "erkeksiz dünya"yı tartıştı.

ERKEKSİZ DÜNYA

İlk tepki Pınar Kür'den geldi. "Dünyanın yüzde 70'i kadın olacakmış" diyen Çiğdem Anad'a "Geri kalan yüzde 30'da eşcinsel olur, yırtarız." dedi. Pınar Kür'ün erkeksiz bir dünya istediği böylece belli oldu.

SAVAŞLAR BİTECEK

2238 yılında dünyanın tamamen erkeksiz olacağı haberine sevinen diğer isim ise Müjde Ar'a göre erkeksiz dünya güzel olacaktı. Orada savaşlar bitecek, tecavüzler olmayacak. Kafası kesilip atılan kadınlar olmayacaktı.

GERÇEKTEN BİTECEK Mİ?

Ancak Çiğdem Anad aynı kanıda değildi. Doğadaki dengeyi savunuyordu. Duygularını şöyle anlattı: "Sonuçta kadınların bir kısmı herhalde erkek rolünü üstlenecek. O doğan kız çocukları da pazılı kadınlara baba, diğerlerine anne diyecek herhalde."

KADIN ERKEKSİZ MUTLU OLUR MU?

Müjde Ar inat ediyordu. Erkeksiz dünyaya huzur geleceğini söylüyordu.

Erkeksiz bir dünyada kadınlar mutlu olacak mıydı? Bu kritik soruyu yine Anad dillendirdi.

Müjde Ar işte bu noktada biraz geri adım attı. "Erkekler az olsun diyoruz biz, olmasın demiyoruz." diye konuştu.

KLONLARIZ

Ama bilim bitecek diyordu. Kadınlar ne yapacaktı? Çözüm yine Müjde Ar'dan geldi. "Kalmadığı vakit klonlamayla yaparsın erkeklerden o kadar mesele mi?"

DAMIZLIK OLARAK AYIRALIM

Pınar Kür ise hala radikalliğini koruyordu. Ona göre erkekler olmasa da olurdu. "Hani nesli tükenen hayvanları bir tarafa koyuyorlar ya çoğaltıyorlar ya" diye açıkladı düşüncelerini...

Aysun Kayacı'nın Pınar Kür'ün düşünceleri üzerine yaptığı yorum ise ilginçti. "Damızlık gibi" kullanmayı önerdi erkekleri Kayacı...

Müjde Ar da Kayacı'ya katıldı: "Bence de iyilerini ayıracaksın"

bu aysun ve müjde fazla zıplamaya başladılar,akibetleri GİRESUN erkeklerinden olucak bu gidişle:D

adige
25.05.08, 00:18:02
Kendi emeğiyle kazandığından başkasına el sürmeyen ve ondan yemeyen çok dürüst bir genç varmış. Bir gün bu genç başka bir memlekete bir iş için gidiyormuş. Gideceği yer uzakmış, yolda hem acıkmış, hem de susamış. Derken bir köye yaklaşmış, köyün bulunduğu yönden akıp gelen berrak ve temiz bir su görmüş. Üzerine yüzüstü uzanıp kana kana su içmiş. Tam başını kaldırırken suyun üzerinde yüzmekte olan kıpkırmızı bir elma görmüş. Çok da aç olduğu için elmayı kapıp yemiş. Ama çok geçmeden:

“Eyvah ben ne yaptım? Hayatımda şimdiye kadar bana ait olmayan hiçbir şey yemediğim halde bu elmayı nasıl yedim? Elmanın sahibini bulmalıyım, bedelini ödemeli veya onun rızasını almalıyım” diyerek dere suyunun geldiği tarafa doğru gitmeye başlamış. Niyeti elmanın suya atılabileceği evi bulmakmış. Bir süre yürüdükten sonra, yediği kırmızı elmaya benzeyen elmaları bulunan bir ağaç görmüş.

Bir bahçenin kenarında bulunan ve akan dereye de birkaç dalı uzanan bu ağacın sahibini bulmak için sağa sola bakınmaya başlamış.

Çok geçmeden meyve ağaçları arasından yaşlı bir adam çıkagelmiş. Bahçenin sahibi olduğu anlaşılan bu yaşlı adam genç yabancıya:

“Hoş geldiniz! Buyurun, tanrı misafirim olunuz! Buraların yabancısı olduğunuz belli oluyor” demiş.

Genç bayancı birden çıkagelen bu yaşlı adamın sözlerine ürkek bir halde:

“Tanrı sizden razı olsun, sağolun” diye cevap vermiş. Yaşlı adam yabancı gencin ürkekliğini ve bir sıkıntısı olduğunu fark etmiş ve:

“Sizi rahatsız edecek bir şey söylemedim. Niçin böyle tedirgin bir haldesiniz?” Genç yabancı:

“Tedirginliğimin nedeni şudur efendim. Ben beşikten kurtulduğumdan bu yana hiçbir zaman bana ait olmayan bir şeye el uzatmadım. Ama bugün çok aç olduğum bir zamanda, biraz aşağıda bu derenin suyunda yüzen bir elmayı dalgınlıkla alıp yedim. Sonra da çok pişman oldum. Helal etmesini istemek üzere elmanın sahibini ararken sizi buldum. Sanırım o elmanın sahibi sizsiniz. Beni bağışlamanızı ve yediğim elmayı helal etmenizi rica ediyorum. Buna karşılık ne isterseniz veririm” demiş.

Yaşlı adam genç yabancının bu sözlerine şaşırmış ama belli etmeden:

“Bana bütün dünya malını versen dahi hakkımı helal etmem. Ancak bir şartım var, onu kabul edersen hakkımı helal ederim” demiş.

Yabancı genç yolcu merak ve telaşla:

“Peki nedir bu şartın” diye sormuş.

Yaşlı adam:

“Benim gözü kör, ayağı topal, eli çolak, aynı zamanda sağır, dilsiz ve aptal bir kızım var. Onunla evlenirsen sana hakkımı helal ederim” demiş.

Hak yemez genç bir ara düşünceye dalmış, ama elmayı önceden yediğine göre başka türlü kurtuluş yoksa ne yapsın, kabul etmek zorunda kalmış. İsteksizliğini belli etmeden:

“Peki” demiş, “kabul ediyorum. Şartınız buysa yapacak başka bir şey yok”.

Bahçe sahibi:

“Haydi öyleyse, buyur gidelim. Hem dinlenir, hem de sözünü ettiğim kızım görürsünüz” demiş ve yabancıyı yanına alarak evin misafir odasına gelmişler. Biraz oturduktan sonra ev sahibi yaşlı adam odadan çıkmış, bir süre sonra kızını yanına alarak dönmüş. Genç misafir yaşlı adamın yanındaki kıza bakmış ki; güzel mi güzel, boylu poslu, endamı yerinde, neredeyse dünya güzeli denilecek bir kız.

Yaşlı adam:

“İşte sözünü ettiğim kızım budur” demiş. Genç misafir:

“Sizin bahsettiğiniz özürlerin hiçbiri yok bu kızda. Bir yanlışlık olmalı. Niçin bu güzel kızı bana gösteriyorsunuz? Ya da niçin bu kızı onca özürle itham ettiniz” demiş.

“Anlatayım” demiş ihtiyar, “Dinleyin lütfen! Size sözünü ettiğim kızım budur. Kendisi gibi birini bulmadıkça evlenmemeye yemin etti kızım. Dürüst, inançlı, samimi ve sözüne sadık bir genç olduğunuzu gördüm. Birçok olumsuz nitelik söylememe rağmen, kabul ettiniz. Biricik evladım olan bu kızım için size ‘iki gözü kör’ dememin nedeni, kendi kendini bildi bileli bakılmaması gereken şeylere bakmaz oluşundan, ‘sağır’ dememin nedeni kendini ilgilendirmeyen ve duyulmaması gereken şeyleri dinlememesinden, ‘çolak’ dememin nedeni kendisine ait olmayan şeye el sürmemesinden, ‘topal’ dememin nedeni, gidilmemesi gereken yere gitmek istememesinden, ‘dilsiz’ dememin nedeni, kendisini ilgilendirmeyen şey hakkında konuşmamasından, ‘aptal’ dememin nedeni de kendisi ile konuştuğun sürece seni hep sabırla dinlemesindendir. Ben sizin birbirinize denk ve layık olduğunuzu gördüm. Siz de birbirinizi beğenirseniz gerisi size aittir” demiş ve kızını yanına oturtarak:

“Bak güzel kızım, annen öleli yıllar oldu. Ben sana hem analık hem babalık yaptım. Sen hep kendin gibi dürüst bir insan buluncaya kadar evlenmek istemediğini etraftaki arkadaşlarına söylüyordun. Bunları ben duyuyordum. İşte tam sana uygun biri çıktı karşına. Kabul edersen seni ona gönül rahatlığıyla vereceğim. Bu bahçe ve bütün malım mülküm artık sizindir” demiş.

Kasırga
26.05.08, 10:26:39
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Hacca gitmek isteyen bir CHP’liye ‘Araplara para kaptırma, bakarsın Muhammed seni bırakmaz’’ derken kameralara yakalanmıştı. Haddini aşan esprisi nedeniyle büyük tepki topladı.

metaks


çetelerin başı
Halkın inançlarına karşı çıkan,onları yargıya götüren bu zihniyet halkın karşısına nasıl çıkacak....
26 Mayıs 2008 Pazartesi 09:59
inernet haberde yapılan bi yorum ben de sadece . koyuyorum

slim
27.05.08, 12:55:14
arabaların arkasında "baby on board" weya "arabada bebek war" yazılarının nasıl çıktığını ilk kimin aklına geldiğğini merak ediyorum we neden böyle bişey yaparlar ki...

yani arabanın arkasına arabada hangi canlı warsa yazılması mı gerekiyo...

"dikkat arabada 3 tane sarışın hatun war"
"arabada 1 ölü, 2 yaralı war"
"arabada kimse yok ama olur bir gün"

niye yazılır bu yazılar anlamadım... trafikte giderken arabada bebk warsa bi ayrıcalık mı tanınıyor..."aa sollama necati bak arabada bebek warmış, yazıık..." "aa ewet haklısın walla öle yazıyo"...

saçma sapan bişeyler işte manası wardır elbet ama gerenksiz bir yazı... "baby on board" hem bence yanlış "board" tren weya gemi gibi araçlara binişi ifade eder arabayı değil... kim ulan bunu çıkaran... ayar oldum:D:D

badluck
29.05.08, 09:38:21
Inanc , guven , umit

Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardır. Bütün köy ahalisi toplanır. İçlerinden birinde şemsiye vardır.
Bu, inançtır .

Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu, güvendir.

Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu, ümittir.




İnancınızı,güveninizi,ümidinizi hiç kaybetmemeniz dileğiyle...

çakmak
30.05.08, 22:33:23
Arkadaşım ; insan gülelim güldürelim topiçini kapatırmı komikliğimizi neye yazıcaz yahu ! ! !

Fatih hep senin işlerin bunlar dimi kamil ;

Ura ersev yedin güzelim topicin başını seni manyaq seni :D

Fatih bu arada namaz topiçinide kapatmışsın ilahi sesler mi geliyor sana yoksa namazdan sonra

kapat bu tpiçleri Fatih diye :D

NOT : arkadaşlar diye çok sert giriş yaptım ama gerisini getiremedim yine yelkenleri suya cüllöp :D

slim
03.06.08, 00:50:25
geçenlerde gazetede bi haber okudum biraz mizahi biraz da düşündürücü...

hakan şükürün bi siyasi partiden milletwekili adayı olup olmaması ile ilgili... hakan şüküre teklif götüreceklermiş ama sonradan demişler kendi kendilerine "şimdi bize bjk we fb liler oy wermez, en iyisi biz onlardan da bi kişiye teklif götürelim" ama sonra caymışlar, niye biliyor musunuz... fenerbahçede teklif götürecekleri türk futbolcu bulamamışlar... yani mewcut olan türk futbolcular da teklif werilecek kapasitede değilmiş...

okudum we güldüm... türk futbolcu yok yazmışlar resmen:D

slim
03.06.08, 14:52:45
"Hülya Avşar Stüdyosu" adlı programa konuk olan Şahan Gökbakar, Hülya Avşar'a zor anlar yaşattı...

Recep İvedik filmini izlediğini çok beğendiğini dile getiren Avşar, sadece bir sahnenin gereksiz olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şahan'ın sorusu üzerine bu sahnenin denizden çıkış sahnesi olduğunu anlatan Avşar'ı aldığı cevap şaşırttı.

Şahan o sahnede Şahin K.'ya gönderme yaptıklarını ve aslında çok komik olduğunu söyledi.

Avşar ise "Şahin K. kim, ünlü biri mi?" sorusunu yöneltti.

Bıyık altından gülen Şahan ise Şahin K.'nın ünlü olduğunu söyledi.

Ünlü biri olmasına rağmen tanımamasına şaşıran Avşar, stüdyodaki asistanlarına dönerek kim diye sordu. Bu sırada kamera sadece Gökbakar'ı gösteriyordu.

Şahan, "İnternetten girin bakın, binlerce başlık gelecek, açtığınız zaman zaten 'Amanın, amanın bu ne?' diye bir feryat koparırsınız. Onun için aslında bakmasanız daha iyi. En iyisi siz bakmayın" diye konuştuğu sırada, Avşar, yardımcılarından Şahin K.'nın porno yıldızı olduğunu öğrenince kendini tutamadı "Aman Tanrım bir tek ben bilmiyor muşum herkes biliyormuş, rezil oldum" feryadında bulundu.

coto28
07.06.08, 09:28:21
Mahalle Maçları Ve Diyalogları


Atan Alır Spor:
Mahalle maçları genellikle caddelerde yahut bahçelerde yapıldığı için topun kaçma olasılığı olan
çok
yer vardır. Top bir yere kaçtığında topu kaçıran takımın karşısındaki takım hemen,
"Atan alır spor." der.
Top onların sahasında auta çıkmış olduğu halde karşı takım topu almak zorunda kalır.

Elin Avantajı Olmaz:
Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat pozisyon devam eder ve gol olur.
Golü yiyen takım el var diye mızırdar. Karşı takım,
"Avantaj olm." der.
Hemen akabinde kaleci
"Ulan elin avantajı olmaz." diye haykırır.
Bir yere varılamaz. Kısır döngüdür.

Adamın Gol Diyor:
Gol atılır fakat yiyen takım saymaz. Hep bir ağızdan "Direk ulan." diye anırmaktadırlar. Fakat
içlerinden biri, "Gol abi." der. Karşı takımdan bunu duyan biri direk atlar ve,
"Ulan adamın gol diyor." diye serzenişte bulunur.
Gol sayılır, adam dövülür.

Abanma Yok:
Genelde küçük çocuklar arasında yaygındır. Kaleciler abanma yok derler. Aralarından yaşça büyük
olanı "Lan karı mısınız." dese de abanma olmaz.

Gönül Alma:
Büyüklerle küçüklerin ortak oynadığı maçta büyüklerden biri gaza gelip küçük bir çocuğa sert
girince
direk penaltı olur. Nerede olursa olsun. Küçük çocuk sevilen bi simadır ve faulü yapan abidir.
Penaltı kullanılır, genelde gol olmaz çünkü kalede bir ayı vardır ve penaltıyı atan küçük çocuktur.

Kaleci Değiştin 2 Penaltı:
Herhangi bir penaltı pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili silahlarından biri gecmek ister
çünkü
o her mevkide iyidir.Buna karşılık karşı takıma teselli olarak ekstra bir penaltı verilir. 1+1=2.

3 Kere Sektirme:
Kaleci degaj kullanırken eğer yanında bir rakip forvet varsa topu 3 kere sektirir ve,
"Açılsana ulan üç kere sektirdim iste." der,
rakip açılır. Ne keyiflerdi bunlar be. Bak gözlerim dolu dolu oldu.

1'e 1 Atış:
Çift penaltı sisteminde eğer birinci penaltı kaçarsa ikinci şans vardır ama gol olursa ikinci şans
kullanılamaz. Bunun mantığını hala çözebilmiş değilim.

Sağlık Önlemleri :
Bazen top insanin pek münasip olmayan bi tarafına gelir, herkesin reaksiyonu aynidir:
"işe işe!."
Uygun araziye çiş edildikten sonra maça devam edilir.
Mahalle maçlarında her zaman saçı ince telli ve uzun olan kişiler vardır. Bunlar geriden topu alip
butun gucleriyle ileri kosarken kafalarini ileri dogru atarlar. Amac gol atmak ya da rakibi
çalimlamak degil, saclarin ruzgarda ahenkle dans etmesini saglamaktir. Bu kisiler buyuyunce Ümit
Davala gibi olurlar.

Top Kurtarma Operasyoınu:
Top zirt pirt araba altina kacar. Boyle durumlarda, sahadaki en celimsiz ve en hop-zip kisi, en iri
iri kisi tarafindan topu almaya gonderilir. Arabanin altina kacan toplar tam ortasinda durur bazen,
kimse yetisemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme fasli baslar. Arabanin egzosuna
vurulan
birkac darbeden sonra top yuvarlana yuvarlana cikar bir taraftan; artik kosarak maca geri donme
zamanidir.

At Bakim Abinin Kıllı Göğsüne...
Ya ne iirenc bisiiydi bu. Sen takimini kurmussun, pasa pasa macini yapiyosun. Muhtemelen yasca ve
boyutca senden buyuk olan eleman damlar, bu gereksiz cumleyi sarfederek maca dahil olur, tadimizi
tuzumuzu kacirir.

Gol Değil Olum Bel Üstü :
Minyatur kale maclarda elle tutulmasina engel olunmak icin getirilmis bir cozumdur ancak bel ustu
gibi kisiden kisiye degisen ve ispati zor bir kriter getirdigi icin nice kavgalarin cikmasina, nice
baslarin yarilmasina sebep olmustur.

Iyi guzel de butun bu kavramlar kitabi olmadan, televizyon olmadan nasil herkes tarafindan
bilinebiliyo? Ben diyorum ki gizli bi orgut var, her mahalleye bi adam gonderiyo bilmem kimin
amcaoglu olarak bilmem kim de orgutten. Sonra mesela hem gol hem penalti olunca agizlara kolayca
yerlesecek "giren gole penalti olmaz" cumlesini soyluyo, pozisyon geciyo, cocuk evine donuyo ama
ifade baki.

Oynayacak kisi sayisinin tek olmasi ve kimsenin oyundan cikarilarak kalbinin kirilmak istenmemesi
durumu sozkonusu olur sikca. bu durumda futbol kariyeri en berbat durumda olan fasulyeden tabiri
ile
adlandirilarak birinci devre bi takimdan ikinci devre bi takimdan oynatilarak ufacik yureklere ve
beyinlere adaleti yerine getirmis olma duygusu zerk edilir. Aksam herkes eve gidip yattiginda da
hep
o gunku maci, varsa attigi golleri, kacirdiklarini, bir sonraki maclarda yapmayi planladigi
hareketleri hayallenerek uykuya dalar. Bu planlanan ama becerilemeyen hareketlere girmiyorum. ben
mahalle maci kurallarinin nasil bilindigi sorusuna ise kalitsal diyorum.

Bazen kucukler kendi aralarinda oynarken eli torbali bi is donusu adami maca dalip topu kucuklerin
ayagindan alir ve aptal aptal seyler yapmaya baslar. Eger adam yetenekliyse bi iki numara yapip
cocuklarin aklini alir. En konunda topa hizlica vurur. Cocuklar topu yakalayamaz ve top uzaga
gider.
Eli torbali is donusu adami yaptigi ufak hareketten mutlu bir halde evinin yolunu tutarken
cocuklarin "hay ........., top ta .............. gitti, kim alcek lan topu?" dedikleri duyulur.

Elden Gol Olmaz :
Pasa pasa oynuyoruzdur, adamin tekinin eline carpar top, biz dikeriz topu, hemen bi mahalle maci
oyun kurallari uzmani portler oradan bi yerden ve der ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasin
hasta
misin sen? El karari verilmisse, bunun sonucu frikiktir. Herkes de kabullenmistir elden gol
olmayacagini, hatta baraj bile kurulmazdi bazen. Ben de buyuyunce ogrendim elden direk kaleye
cekilip gol atilabilecegini. Ogrendim de ne oldu, o caanim frikikler geri mi geldi?

Üç Adım Açılmak :
"uc adim acilmak" denen olayi atlamak senelerini betonda top oynayarak, dizinde o cok derin olmayan
ama surekli yanan yaralarla dekore eden bicok mahalle topcusunu uzecektir. Top frikik noktasina
dikilir ve rakip barajin ustune dogru adeta 'onnar orda diilmiscesine yurunur'. Kocaman uc adim
atilir ve baraj gogusle itmek suretiyle uzaklastirilir. Adimlarin buyuklugunden sikayet edenler iki
kere "o-ha" der.

Teknik Vurmak :
Penalti vuruslarinda en bickin forvet oyuncusu sahne alacagindan kalecinin gozu korkar. Hemen ici
rahatlatilir: "korkma olm, teknik vurcam".

Kaleci Düzeni :
Mahalle maclarinda rastlanan pekcok tatsiz durumdan sadece biridir kalecisizlik. Herkes kendisini
ispatlamak ve golleri yagmur edip yagdirmak İstediginden kimse kaleye gecmeyecektir. Adil duzen ilk
"kalede son" diye bagirani kayirmaktadir. Hemen arkasindan gelen "son bir", "son iki".. gibi
cigliklarin sonunda artik son kac oldugunun bir onemi kalmayan agir kanli arkadas kaleye gecer.
Kaleci gerek iki golde bir, gerekse dakka ayriyla eldivenleri bir sonraki arkadasina teslim
edebilir. Nizam boyle emreder.

Arkadasin biri iyi orta gol getirir diye bagirir o da iyi bi orta yapmaya calisir ve ortasini
yaptiktan sonra duser. Arkadasin dizi kaniyodur ama farkinda değildir birisi ordan "olm dizin
kaniyo" der ve olan olmustur dizi kaniyan cocuk aglamaya baslar.

Ee bir de her zaman bağırılarak söylenen sözler vardır;
- Avut be oglum avut
- Kasti faul yapma lann
- direk abi direk
- valla gol diil
- Abi siz cok guclu oldunuz ya
- Mithat'i bize verin, Mete'yi siz alin
- Ahh bacagim
- annem anneeem
- Top benim oolum istedigimi oynatirim
- Beste devre onda biter
- Santra yapin lan santraaa
- Sahsi oynama oglum pas ver
- Abanma beee
- Yuhhh o da kacar mi
- Hakeme gozluuuk
- Ortani goriyim

Alıntıdır...................

slim
13.06.08, 00:05:14
Geçtiğimiz günlerde dünyanın dört bir yanında 'sözde ermeni soykırımı' ile
> > ilgili onlarca panel-konferans düzenlenmiş. *Bunların ana sponsorları kim
> > biliyor musunuz? HSBC ve British Airways.. * Bizim ülkemizde bizden elde
> > ettikleri para ile bize karsı sözde ermeni soykırımını destekleyen bu
> > kuruluşlarla olan ilişkilerinizi gözden geçirmeye davet ediyorum. Saygılar.
> > *VARSA HSBC HESAPLARINIZI KAPATIN VE ADVANTAGE KARTLARINIZI IPTAL EDIN..


hotmail'ime gelen bi mesaj... bilmiyom doğru mu yanlış mı ama warsa "eyç-es-bi-si" niz iptal ettirin...

slim
13.06.08, 05:42:49
awrupa şampiyonası ile ilgili topice yazmadım bilerek oranın kunusu dağılmasın istedim...
bakın ne yazıyor :

turkuaz we beyaz renkli forma türkiyeyi ne kadar temsil edebilir...

" bir zamanlar yeşil sahalarda bize ay-yıldızlılar denirdi. tıpkı italyanlara gökmavililer, brezilya'lılara sambacılar ve almanlara panzerler dendiği gibi. çünkü formalarımızın üzerinde uzun bir bant ve içinde ay-yıldız vardı. şekli tamamen bize özgüydü ve dünyada benzeri yoktu. bu forma futbolumuzun başarısız sonuçlar aldığı yılların sorumlusu seçilerek adeta canlı canlı tarihe gömüldü. bugün giydiğimiz standart formayı kırmızı-beyaz renk kullanan herhangi bir ülke de giyebilir. biz göğsünde ayyıldız bantı olan klasik formamızın milli takımımızın alamet i farikası olduğuna inanıyoruz. 250.000 kişilik katılımla milli takımımızın, 2008 avrupa şampiyonasından başlıyarak, tüm karşılaşmalarda yeni klasik ay-yıldızlı forma ile mücadele etmesini istiyoruz. formamızı geri istiyoruz. "

Milli takımımızın formasını geri istiyoruz.

http://img68.imageshack.us/img68/2779/millitakimformalq0.jpg (http://imageshack.us)

adadan
13.06.08, 11:20:04
Dünya değişiyor, orta dünyanın kadim halkı elfler gri limanlardan orta dünyayı terk etmeye başladı, mordorda uyuyan kötülük uyandı, herşeye hükmedecek tek yüzüğü arıyor, dünya değişiyor, dünya değişiyor, biz hala kan edebiyatı yapıyoruz, hala Türk bayrağının kandan geldiğine inanıyoruz, hala kan gölünün üstüne düşen ay yıldız bayrak oldu diyoruz, hala askerlere su veren kadına askerler "ana doldur ana doldur" deyince anadolu oldu diyoruz, diyoruz ,diyoruz...

Tez şu kaleye giresun, kaleye giresun, olsun bu şehrün adı namı Giresun :D

slim
14.06.08, 04:09:02
kafama takılan bişey war... şimdi biz istanbulun awrupa yakasında oturuyoruz asya kıtası için 216 çewiriyoz... karşıdakiler de awrupayı aramak için 212 çewiriyor...

peki ben şimdi boğaz köprüsünün tam ortasında awrupa yakasını aramak için 212yi mi çewiricem... yani köprünün tam ortası nereye bağlı oluyor, asya'ya mı awrupaya'mı...

nasıl arıcaz?

alucra'lı gönül
17.06.08, 14:37:56
Adam eşi ile kiliseye vaaz dinlemeye gitmişti, bir ara öyle uykusu geldi ki eşinin omzuna başını koyup derin bir uykuya daldı.Rüyasında kendini Fransız ihtilalinde gördü,ihtilalciler tarafından giyotinle ölüme mahkum edilmişti.Adam rüyasında tam giyotinin boynuna indiğini görürken bir rastlantı sonucu , eşi elindeki yelpazeyi adamın boynuna düşürdü(hava çok sıcaktı ve adamın eşi devamlı yelpazeleniyordu.)Adam boynuna gerçekten giyotin indi sanıp korkudan ölüverdi.

Bu öyküde mantığa aykırı bir durum var, acaba ne?
(gerçek gibi düşünelim)

:

slim
22.06.08, 01:37:56
2012'de internet çökecek


14 elektrik santrali internet için çalışıyor Peş peşe kurulan video paylaşım siteleri ve her gün milyonlarca kullanıcı tarafından büyük miktarda bilginin girildiği sosyal içerikli siteler interneti çökme noktasına getirdi.


Nemertes Araştırma şirketinin raporuna göre internet üzerinde bulunan video içeriği bu yıl sonunda toplam internet içeriğinin yüzde 30'unu oluşturacak. 2012 yılına gelindiğinde ise bu oran yüzde 50'nin üzerine çıkacak. Araştırmaya göre internet üzerinden her ay gönderilen video miktarı 8 milyar gigabyte'a ulaştı. Bu rakam yaklaşık 2 milyar DVD'nin kapasitesine eşdeğer. Ancak uzmanlar internet üzerinden paylaşılan videoların 2012'de aylık 44 milyar gigabyte sınırını aşacağını ve interneti durma noktasına getirebileceğini söylüyor.

bizim şampiyonlar liginde real madrit'i yeneceğimiz sene değil mi bu:D (2012)
çökse de kurtulsak:D

Kasırga
26.06.08, 13:41:11
Bir Yahudi gencin kehaneti
26 Haziran 2008 Perşembe 08:42
Bir acı tespit, kabullenilmeyecek bir yarışma sonucu! Eyvahlar olsun ki kendi öz değerlerimizi yitirdik, kaybettik, kaptırdık...
"Bugünkü Türkiye'nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası" konulu Sakıp Sabancı Ödülleri'nde tüm ödüller yabancılara gitti. Yirmibir Türk araştırmacıdan hiçbiri dereceye layık görülmedi. Acı ama durum böyle...

Sakıp Sabanca Ödülleri, Türkiye için kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığı oldu. "Bugünkü Türkiye'nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası" konulu yarışmaya yerli ve yabancı çok sayıda araştırmacı ve akademisyen katıldı. Yarışmaya Türkiye'den yirmibir araştırmacı katılırken, bu araştırmacılardan hiçbiri ödüle layık görülmedi.

Yarışma, Türkiye'nin kendi öz kültürüne ne kadar yabancılaştığınında en önemli göstergesi niteliğinde. Bu gerçeği, ironiyle dile getiren Bekir Ayvazoğlu, yıllar önce bir Yahudi gencinin sözlerini okuyucularına aktardı.

İşte o önemli tespit;

"Rahmetli A. Süheyl Ünver, Amerika'da bulunduğu yıllarda (1958-1959) ziyaret ettiği Colombia Üniversitesi'nde harıl harıl Osmanlıca öğrenmeye çalışan bir Yahudi genciyle karşılaşmış ve ona bu ilgisinin sebebini sormuş. Gencin verdiği cevap mealen şöyle:

"Sizde bu dili ve kültürü bilen nesil artık gidiyor. Yakında kendi kültürünüzü öğrenmek, arşivlerinizdeki belgeleri okutmak için yabancı uzmanlar çağırmak zorunda kalacaksanız. Ben kendimi o günler için hazırlıyorum!"

Osmanlıca çalışan Yahudi gencinin, 1958 yılındaki bu kehaneti; bugün gerçek oldu. Yarışmanın birincilik ödülüne ise Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Amy Singer'ın "Hayırseverliğin Devamlılığı" başlıklı incelemesi layık görüldü.

Sanırız bu ödül "bizden" bir şeyi hatırlatıyor...

Güleriz ağlanacak halimize...

Kasırga
30.06.08, 20:39:02
Microsoft, radikal bir kararla Windows XP'yi tarihe gömüyor. Bu durum XP kullanıcılarını nasıl etkiyecek? İşte yanıtı;
Microsoft,milyonlarca Windows XP işletim sistemi kullanıcısını yakından ilgilendiren önemli bir karar aldı.

Şirket, stokların tükenmesinin ardından perakende olarak Windows XP satmayacak ancak üretici firmalarla yapılan anlaşma doğrultusunda 2010 yılına kadar henüz Windows Vista işletim sistemi ile çalışmayan bazı dizüstü bilgisayarlar XP işletim sistemi yüklü olarak kullanıcıya gelecek.

Microsoft Türkiye Windows Ürün Müdürü Alper Mestçi, yaptığı açıklamada, mevcut lisanslı Windows XP kullanıcılarının teknik destek hizmeti almaya devam edeceğini söyledi. Mestçi, şunları kaydetti:

''Yakın zamanda Windows XP için çıkardığımız Service Pack 3 sürümü, bu desteğin süreceğinin göstergesi olmakla birlikte, yine Windows XP için Nisan 2014 tarihine kadar güvenlik ve diğer önemli güncellemeleri sunmaya devam edeceğiz. Windows XP için kesintisiz destek sağlamamızın en büyük nedeni, kullanıcıların uzun seneler boyunca Windows tabanlı bilgisayarlarını koruduklarını bilmemizdir. Bu desteğimiz, bütün kullanıcılarımıza mümkün olan en üst seviyede destek vereceğimizin taahhüdü olarak değerlendirilebilir.''

Windows XP'ye teknik destek ya da güncelleme hizmetlerinin sunulması, mevcut XP kullanıcılarını 2014 yılına kadar potansiyel siber saldırılardan koruyacak.

Öte yandan teknik desteği durdurulan önceki sürümlerden Windows 98 ve Windows ME halen bazı bilgisayarda kurulu bulunuyor. Bu işletim sisteminin kullanıcıları, yazılımlarının güvenlik yamaları çıkarılmadığı için çeşitli tehlikelerle karşı karşıya bulunuyor. Microsoft, söz konusu kullanıcıların zarar görmemeleri için Microsoft'un en son işletim sistemi Windows Vista'ya geçilmesini öneriyor.

slim
01.07.08, 10:07:41
Kemikleri sızlatan karar!


Trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Barış Akarsu'nun yakınlarının Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı dava sonuçlandı. Sevilen şarkıcının kaza geçirdiği Torba Kavşağı suçsuz bulundu...

kıssadan hisse : dewlet yanlış yapmaz, kusur etmez... her zaman haklıdır...

Kasırga
02.07.08, 13:18:34
UEFA'ya müthiş Türkiye teklifi
02 Temmuz 2008 Çarşamba 11:50
İtalyan bir yazar, UEFA'ya ilginç bir teklifte bulundu. Yazara göre Türkiye, son 48 yılın en güzel karşılaşmasını oynadı. İşte o teklif;
İtalya’nın’nın önde gelen gazetelerinden Tuttosport’un yazarı Massimo Franchi’den UEFA’ya müthiş teklif.

Franchi, Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçının oynandığı Stat de Geneve’nin giriş kapısına, "Son 48 yılın en güzel, en kaliteli maçı Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasında bu statta oynanmıştır. Fatih Terim ve talebelerine bize bu heyecanı yaşattıkları için teşekkür ederiz" yazan bir plaketin asılması için UEFA’ya resmen başvuracaklarını açıkladı.

Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre "Fatih Terim takımını Muhteşem Süleyman gibi yönetti ve Avrupa’nın devlerine meydan okudu, şampiyonayı karizması ile kurtardı. O maç 48 yıldaki en büyük maçtır. Bunun ölümsüzleşmesi için gazete olarak bu öneriyi UEFA’ya yapacağız" dedi.

Kasırga
02.07.08, 13:24:27
Şok operasyonda yıldızlı generallerin gözaltına alınması çok konuşuldu. Tolon paşanın polislere direndiği ortaya çıktı.
İlgili Haberler
Sadece o kelepçeliydi Başbuğ komploculara çıkıştı
Cumhuriyet tarihinde ilk kez iki emekli orgeneral polisçe gözaltına alındı. Hem de orduevinden alınarak. Şener Eruygur direnmezken, Hurşit Paşa, gözaltı için gelen polislere kapıyı açmadı...

İki Orgeneralin gözaltına alınması sırasında askeri korumalar, paşaları polise vermek istemedi! Polis geri adım atmadı. Tolon, 'Ben generalim bana dokunamazsınız' diye karşı çıktığı bildirildi.

Org. Tolon'un ise polisin ısrarlarına rağmen kapıyı açmadığı, polisin "delillerin yokedilmesi" ihtimaline karşı yetkisini kullanarak kapıyı kırdığı, Org. Tolon'un çok sinirlendiği ifade ediliyor. Tolon bu durumun tutanağa geçirilmesini istedi.

Askeri korumalarla yaşanan gerginliğe ise polisin elindeki yetki belgeleriyle müdahale ettiği ve askeri korumaların geri adım attığı öğrenildi.
ülke böyle böyle temizlenecek yanlışı yapan kim olursa olsun üzrine gidenlerin bu MİLLET arkasında,yürekli ve kelle koparan yönetim olmadan bu ülke düzelmez!!!

çakmak
02.07.08, 15:51:47
Zavallı hükümet ve başbakan yıllarını bu ülkeye vermiş orgenareller,yazarlar,avukatlar,iş adamları her şekilden insanlara bulaşmaya devam ediyor ve bunu Ak partinin kapatma davasıyla ilgili çok önemli bir güne getiriyor...
A.B.D ziyaretinden sonra Siirt ilinde seçimlerin iptaliyle şaibeli bir şekilde ülkenin yönetimini alan başbakan ; A.B.D sömürüsüne ve planlarına karşı duran bu oluşuma karşı tehdit oluşturan vatan severleri bir bir göz altına alıyor ve hapsediyor...
Bu temiz kalpli milletten % 50 oy alarak seçim kazananlar temiz kalpli milletimizin gerçekleri görmesiyle darmadağın olacaktır...

çakmak
02.07.08, 16:52:26
Bakış açın gösterilmek istendiği gibi baktığımızda çok doğru adadan ama gördüklerin gösterilmek istenenler sadece ...

Yüce atamız Atatürk Gençliğe Hitabesinde diyor ki ;

memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!

__________________________________________________ _______________________________

Bu ülkede Yeni Türkiye Partisi diye bir parti kuruldu D.S.P den kopanlar tarafından daha doğrusu Kemal Dervişin kopardığı kişilerden oluşanlar...Amaçları ülkeyi ekonomik dar boğazdan kurtacak bir yeni oluşumdu fakat bu oluşuma giren Kemal Derviş İsmail Cemleri yarı yolda bırakıp daha doğmadan bu partiyi bitirmiştir aynı zamanda D.S.P'de bölünmüştür.Görevini çok iyi yapan Derviş artık A.B.D'ye dönmüştür ve ülkeyi yönetecek A.B.D programlarına uymayacak kişilerin sandığa gömüleceği garintidir artık ve A.B.D düzenine ayak uyduracak birileri lazımdır ve bunun adıda AK PARTİ'dir . . .
Ve devamında ekonomik sıkıntıyla boğuşan T.C nin başına Ak parti adı altında bir parti getirildi siyasi yasaklı biri bu ülkenin başbakanı oldu T.C Anayasasıyla siyasi yasaklı olan biri A.B.D baskısıyla kuralları değişdirtti....
Ekonomiye çare arayan millet bu hükümetin sayesinde artık milliyetçilik ruhunu aramaktadır,bende T.C vatandaşı olarak beğensemde beğenmesemde Türk milletinin seçtiği başbakana saygı duymak zorundayım ve saygıda duyuyorum...
Fakat vatanı öncelikle milletin bütünlüğü ve bağımsızlığı için yönetilmesini isteyen vatan severlerin düşünceleri nedeniyle ve muhalifliklerinden sebep yakalanması tutuklanmasıda ciğerimi yaralıyor.Bu ülkede vatan için ölürüm demek eşkiyalık sayılmaya başladı,bu ülkede önce vatan diyenler geride bırakılmaya başlandı bunun en büyük sebebi ; A.B.D emperyalizminin gelecekteki Büyük Orta Doğu projesi içinde bulunan Anadolu topraklarındaki milliyeçi ruhu yok etme çalışmasıdır.Öyleki bugünkü tutuklamalar Büyük Orta Doğu projesine hizmettir ve bu projenin Türkiye temsilciside Sayın Tayip Erdoğan'dır...

Bu fikrilerime kimse katılmaya bilir amacım polimik değil vatan sevdası ! ! !

alucra'lı gönül
03.07.08, 16:18:48
Türkiye Guinnes Rekorları

*Kişi başına ekmek tüketiminde dünya birinciliği (Kişi başına 199.6kilogram)

*Hakan Şükür'ün,t Dünya Kupası'nda 11'nci saniyede attığı en hızlı gol (29 Haziran 2002)

*81 sessiz harften oluşan bir Kafkas dilini dünyada tek konuşan kişi,Tevfik Esenç(1992 yılında öldü.)

*Selçuk- Efes'te 20 bin kişinin deve güreşi izlemesi.

*150 mm boyutunda dünyanın en büyük mikrop fosilinin (foraminiferida)yaşlı bir kayada Türkiye'de bulunması.

*En değersiz paranın Türk Lirası olması (Şubat 2003, 1 USD = 1.672.449TL)

*8.8 cm ile Artvin'li Mehmet Özyürek'in en uzun burun rekoru.

*Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu'nun halterde kırdığı 2'şer rekor.

*Bilkent Üniversitesi'nce dünyanın en küçük mikrofonunun yapılması (Ortalama saç kalınlığı 50 mikron iken bu mikrofunun çapı 40 mikron idi.)

*Adana Rotary Kulübü'ne ait en uzun çamaşır ipi (33081 metre) ve üzerine asılı 42.300 parça çamaşır .

*Kırkpınar Güreşleri, 1460'dan beri aralıksız devam eden en eski güreş organizasyonu.

*Hakan Zengin, 433 metrekarelik dünyanın en büyük bayrağı ile paraşütle Eskişehir'de atladı. (17 Haziran 2004)

*İlker Yılmaz, burnundan aldığı sütü 2 metre 795 mm ileriye gözünden fışkırtması. (1 Eylül 2004)

*Akdeniz Üniversitesi'nde 1983 öğrenci aynı anda balon patlatarak rekor kırdı. (12 Mayıs 2004)

çakmak
03.07.08, 19:50:06
Kardeşim burası her telden topiçi olduğuna göre ben aşkımı burada haykırmak istiyorum ;

ULAN SOFYA SENİ ÇOK SEVİYORUM KİTAPSIZ ALLAH'SIZ ! ! !

çakmak
04.07.08, 04:10:45
_____ İNSANI BİTİREN AŞKIN KURALLARI ____


Madde 1- Herkes aşık olabilir.
Madde 2- Hiç kimsenin aşkına mani olunamaz.
Madde 3- İyiyi kötüyü ayıramayan kimse aşık olamaz.
Madde 4- Aşık sevgilisini kendini sevmeye zorlayamaz.
Madde 5- Aşık olduğunu iddia eden kimse bunu ispata mecburdur.
Madde 6- Aşkın karşılıklı olması şart değildir.


II- İlan-ı Aşk
Madde 7- İlan-ı aşk, tek taraflı yönetilmesi gerekli bir irade beyanıdır. Bu ilan bir şekli mahsusa tabi değildir.
Madde 8- İlan-ı aşk, yazılı şekilde olursa buna 'Aşk Mektubu' denir.
Madde 9- İmzasız aşk mektupları hiçbir hüküm ifade etmez. Meğer ki muhtevası yazarının hüviyetini sevgiliye haber vere.
Madde 10- Aşk ilan-ı sarih (belirgin) olabileceği gibi zimni de olabilir.
Madde 11- Aşk mektubunun yırtılarak mursile(gönderene) iadesi sarih bir red veye yeni bir icaba davet mahiyetindedir.
Madde 12- Sarih veya zimmen reddedilmemiş bir icaba mahiyetindedir.


III- Aşk Birliği
Madde 13- Tarafların karşılıklı olarak ilan-ı aşk etmeleriyle 'aşk akdi' doğar.
Madde 14- Birliğin devamı ve sariyeti için sevgililer hüsnüniyetle her çareye başvurabilir.
Madde 15- Bu maddelerin uygulanmasında A.K'nın 2.madesi kıyasen tatbik edilir.


IV- Birliğin Sona Ermesi
Madde 16- Taraflardan biri, diğerinin aşkını istismar ederse kusursuz taraf, birliği her zaman ve tek taraflı bir irade beyanı ile feshedebilir.
Madde 17- Aşıklardan birinin ölümü, ihaneti, yeni bir aşk birliği kurması gibi hallerin her birinin vukuunda birlik kendiliğinden fesih olur.
Madde 18- Taraflar karşılıklı olarak anlaşaraktan birliği feshedebilirler.
Madde 19- Bir maşuk aynı zamanda bir kaç aşığı idare ediyorsa 'hüsnüniyet' iddiasında bulunamaz.


V- Sona Ermenin Neticeleri
Madde 20- Birlik taraflardan birinin ölümü ile sona erirse, diğer taraf sevmekte devam edebilir.
Madde 21- Bir tarafın ihaneti halinde, kusursuz taraf, örf ve adete göre dilediği müeyyideyi tatbik etmekte serbesttir.
Madde 22- Bu kanunda, hakkında hüküm bulunmayan meselelerde örf ve adet, o dahi yoksa, Aşkın Kanunu'nun umumi hükümleri tatbik olunur

NOT : Aşk hayalin gerçeğe dönüşü zanedilsede hiç bir aşk hiç bir zaman kurulan hayalleri tam olarak gerçeğe dönüştürememiştir ve hatta o haylleri darmadağın etmiştir...
Bu sebepten gelecekte gerçeğe dönmeyecek hayallerinizden aşk sorumlu değildir...

SEVENE CAN FEDA SEVMEYENE EL VEDA ! ! !

B@lıkçı
10.07.08, 00:10:40
http://www.timsah.com/Boyle-bir-gol-yok/drdQVPbp939

B@lıkçı
13.07.08, 17:13:28
Bizi Satanı biz Beleşe Veririz
Delikanlı adam scooter tipi motorlara binmez.
Delikanlı adam light cola içmez.
Delikanlı adam More ve benzeri sigaralar içmez. En delikanlı olanı Camel içer.
Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz iş yapmaz.
Delikanlı adam laga luga yapmaz.
Delikanlı adam dedikodu yapmaz.
Delikanlı adam ayağını yorganına göre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar.
Delikanlı adam rejim yapmaz. Diyet yoğurt, peynir vs. yemez.
Delikanlı adam fino ve benzeri köpekler gezdirmez.
Delikanlı adam kısa pantalon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer.
Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez.
Delikanlı adam az konuşur, öz konuşur.
Delikanlı adam kodu mu oturtur.
Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez.
Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk efes içer. Labunya birası içmez.
Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve göstermez.
Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. Örnek : Mirkelam. En delikanlı olanı kirli sakal ile dolaşır.
Delikanlı adam borcunu öder. Sadece diğer delikanlılardanborç alabilir. Labunyalardan borç almaz.
Delikanlı adam mezesiz de içer.
Delikanlı adam sallama çay içmez.
Delikanlı adam Malibu, Archies gibi Labunya isimli içkileri içmez. Öncelikle rakı, viski, votka, cin, rom, tekila gibi içkileri içer.

çakmak
14.07.08, 02:43:57
14 Temmuz 2008


Saygı ÖZTÜRK / ANKARA



Günlüklerinde ’Sarıkız’ ve ’Ayışığı’ isimleri altında darbe planları bulunduğu iddia edilen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in eşi Sevil Örnek, eşinin ’iftiralarla öldürülmek istendiğini’ ileri sürdü. İddiaların gündeme gelmesinin ardından Özden Paşa’nın ’hayata küstüğünü’ söyleyen Sevil Örnek, "Deniz Kuvvetleri’nde altın asker, elektronik beyin olan eşime çamur atıyorlar; ama bu kadarı da olmaz" dedi.

DARBE günlüğü tuttuğu ileri sürülen Deniz Kuvvetleri eski Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in eşi Sevil Örnek, "16 aydır dünyaya küsen eşimi, iftiralarla öldürmek istiyorlar. Emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’un tutuklanmasına da ailece içimiz kan ağlıyor" dedi. Eşinin "darbe günlükleri"yle ilgili açıklama yaptığını, iddiayı ortaya atanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Sevil Örnek, bu olayların gündeme getirilmesinden sonra kendisinin de şeker hastası olduğunu, doktorları tarafından üzülmemesi gerektiğinin sık sık hatırlatıldığını kaydetti. Bayan Örnek, belediyeyle arasındaki bir arsa davasının sonuçlandırılmasıyla ilgili iddialar da dahil, Hürriyet’e şunları anlattı:

Başbakan kendisi sordu "O işi oldu sayın" dedi

"İnsanların mahkeme kararı olsa bile hakkını alamadığı bir ülkede yaşıyoruz. Belediye tarafından 13 yıl önce istimlak edilen arsam için o dönem dava açtım. Paranın yarısını alabildim. 75 milyar lirayı alabilmek için açtığım davayı da kazandım. Mahkeme kararının yerine getirilmesi ve ödemenin yapılmasını istiyordum. Ancak belediye, parasının olmadığını öne sürüyordu. Ödemenin yapılması için önüme gelen herkese, bir vatandaş olarak uğradığım mağduriyeti anlatıyordum. Deniz Kuvvetleri’ndeki tören sırasında Başbakan Erdoğan, belediye ile bir sorunum olduğunu öğrendiğini söyledi. ’Mahkeme kararıyla hakkım olan parayı ödemiyorlar’ diye yakınınca, ’O işi, oldu bilin’ dedi. Mahkeme kararının uygulanması için çaba göstermiş, yardım istemişim. Bunun arkasında başka hesaplar arayanların Allah korkusu yok.

Çocuklarımı ülkemizden kaçırtmak istiyorlar

Yalnız eşim ve ben değil, çocuklarımız da hedef alındı. Büyük oğlumu ülkemizden kaçırtmak istiyorlar. Ben ve eşim, gitmelerine asla izin vermiyoruz. Çocuklarım yaptığı işlerde başarılı oldu. Tolga, yaptığı filmlerden dolayı madalyalar aldı, yeni film projeleri var. Çocukların sürekli gündeme getirilmesinin amacı onları da ülkeden uzaklaştırmaya yönelik. Çocuklarımın bu ülkede çalışmaya hakları yok mu? Oğlumun çektiği filmler için sponsorların şimdi gündeme getirilmesi ve başka şeyler aranmasını da anlayamıyoruz.

Eşim perişan halde bütün dünyaya küstü

Eşim, okulunu ve katıldığı kursları hep birinciliklerle bitirmiş, Deniz Kuvvetleri’nin altın çocuğu, elektronik beyni diye nitelendirilen Özden Örnek, yazılanlar, söylenenler karşısında bugün perişan durumda. Atılan iftiralarla bizi delirtmek, eşimi üzüntüden öldürtmek istiyorlar. Bunları hak etmiyoruz. Özden, üzüntüden dışarı çıkmıyor, insanlarla konuşmuyor, 16 aydır dünyaya küsmüş bir durumda. Denizi çok sevmesine, yaşamı denizlerde geçmesine rağmen mütevazı yazlığımızda denize bile girmiyor. Onun nasıl bir asker ve insan olduğunu bilen binlerce kişi bizleri teselli etmeye çalışıyor. Çamur atılır da bu kadar çamur atılır mı? Bizim üzerimizden ne yapmak istiyorlar anlamıyoruz. Her gün televizyonlarda, gazetelerde bizden bahsediliyor. Ne yapmamız isteniyor. Eşim açıklamasını yapıyor, günlüklerin olmadığına ilişkin suç duyurusunda bulunuyor. Daha ne yapsın?

Artık kim bu ülke için kolunu oynatır

Jandarma eski Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur paşa ile 1. Ordu eski Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon Paşa gibi 14 yaşından beri ülkeye hizmet etmiş komutanların başına bunlar gelirse, cezaevine konulursa bu memleket için kim kolunu oynatır? Kendi durumumuzu unutup, Tolon Paşa, Şener Paşa’nın başına gelenler için üzülüyoruz. Onların başına gelen olaya nasıl üzülmeyiz? Eşimin de, benim de içimiz kan ağlıyor. Tolon Paşa ,Şener Paşa üzerinden bu ülkeye hizmet edenleri sindirmek isteyen var ....

çakmak
14.07.08, 02:49:12
Tangalı hırsızlar 14 Temmuz 2008


Ali AKSOYER/İSTANBUL



Komşu polisin ihbarı üzerine basılan evde üç genç aynı yatakta çıplak uyurken bulundu. Evde çok sayıda çalıntı eşya, hırsızlıkta kullanılan malzemeler ile üçlünün tangalı fotoğrafları ele geçti.

FATİH’te oturan bir polis memuru, evinin önüne sürekle farklı marka otomobiller park edilmesinden şüphelendi. Deniz Abdal Mahallesi’ndeki bir apartmanın giriş katındaki dairenin penceresinden çok sayıda elektronik eşyayı gören polis memuru, durumu Hırsızlık Büro Amirliği’ne bildirdi. Bir hafta boyunca yapılan takip sonucunda, şüphelenilen eve özellikle geç saatlerde çok sayıda kişinin elektronik eşyalarla girip çıktığı belirlendi.

Kapıyı kırıp girdiler

Savcılıktan izin alan polisler, önceki gün operasyon için düğmeye bastı. Kapıyı kırarak eve giren polisler, Nurettin K. (28), Nurullah B. (30) ile İbrahim Veysel Y.’yi (25) aynı yatakta çıplak uyurken gözaltına aldı. Evde yapılan aramada çalıntı olduğu belirlenen çok sayıda elektronik eşya, onlarca saat ve parfüm, dizüstü bilgisayarlar, mücevherler ile kapıların kilitlerini kırmak için hazırlanmış tornavida ve murçlar ele geçirildi. Aramalarda, hırsızlık çetesi üyelerinin plajda çekildikleri tangalı fotoğrafları da ortaya çıktı.

Üçü de tutuklandı

Aynı yatakta uyurken yakalanan Nurettin K., Nurullah B. ile İbrahim Veysel Y. sorgularının ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandılar.

HEY GİDİ MEMLEKETİM !!!

muhammetevli
17.08.08, 11:21:03
O BİR EFSANE

Dolu dolu yaşadığı 18 yıllık futbol hayatında 4 defa gol krallığı, 4 kez de şampiyonluk yaşayan namı değer Tilki Vehbi, Trabzonspor’dan, Türk futboluna, hiç gol atamadığı tutuğu takım olan Galatasaray’dan, rüşvet teklif edilmesine rağmen kabul etmediği Fenerbahçe’ye rövanşta ile attığı golle Trabzonspor’u şampiyonluğa taşıyan anılarını sadece günebakış gazetesine anlattı

EN GÜZEL VE EN
UNUTULMAZ GOLLERİN ADAMI
Bir oyuncu düşünün, tam 27 yıl önce ayrıldığı kulüpte ve camiada halen konuşuluyor. O kadar derin izler bırakmış ki, anıları yıllardan yıllara aktarılıyor.Kendisini izleme şerefine nail olanlar, onu anlatırken sanki yıllar önce değil de halen oynuyormuş şeklinde bir ses tonuyla anlatıyorlar. Sahada; müthiş futbolculuğu, rakip defansları perişan eden çabukluğu, rakip kalecilere kaleyi zindan eden gollerin adamı olduğu dilden dile söylene gelmektedir. Allah onu sanki gol için yaratmış.Kafayla, röveşatayla, sağ ve sol ayakla, uzak mesafeden, plaseyle, ayak içiyle, ayak dışıyla yani her şekilde gol atığı halen futbol sohbetlerinin konusu.Ancak, bazen çok kötü oynadığı, herkesi çileden çıkarırdı ama maçın en kritik anında öylesine attığı goller, maçın kaderini değiştirdiği, Kalecilerin korkulu rüyası olduğunu düşünebiliyor musunuz ? İdmanda bile basketbol potasına kafayla gol atmasının yanında saha dışında ise;düzensiz hayatı, çılgınlığı, kaçamakları.Bir futbolcuda bulunması gereken özelliklerini tamamını taşıyan, aynı zamanda bir futbolcuda , yöneticiler için sıkıntı yaratabilecek tüm olumsuzluklara da sahip olan bir Vehbi Günay, namı değer Tilki Vehbi.Golü adeta koklayan yapısı ve bu yöndeki ince zekası nedeniyle "Tilki " lakabı takılan Vehbi, Diyarbakırspor tarihi içinde de özel bir öneme sahip :En güzel ve en unutulmaz gollerin adamı olarak bilinir. "Tilki Vehbi" ile ilgili çok şey anlatılır, onunla ilgili anılar dilden dile dolaşır.

İKİNCİ MEMLEKETİM DİYARBAKIR’DIR
Şimdilerde doğup büyüdüğü topraklarda hayatını futbolculuk yıllarında anlatıldığı gibi düzensiz ve deli dolu yaşamaya devam eden Tilki Vehbi önce üne kavuştuğu Diyarbakırspor’un kendisi için ayrı bir önem taşıdığını anlattı. “İlk Futbola Görelespor’da başladım.O yıllarda Görelespor futbol okulu gibiydi. Bir çok futbolcu yetiştirmişti. Görelespor’dan sonra Kırklareli’ne, transfer olarak ilk profesyonellik hayatım başlamış oldu.1974 yılında transfer olduğum Diyarbakırspor’da tam 9 sezon forma giydim. Yeşil-Kırmızılı formayı 3.Lig, 2.Lig ve 1.Lig de giyen ender futbolcular arasında dırım. Diyarbakırspor’un ilk şampiyonluklarında ve 1.Lig de 7 hafta lider kalıp sezonu ilk 5 arasında bitirdiği 1978-79 sezonunda attığım gollerle büyük katkı sunduğumu düşünüyorum. Diyarbakırspor’un dışında Gençlerbirliği, Mersin İdmanyurdu ve Zonguldakspor’da da oynadım. Gençlerbirliği’nin 2.Lig’deki son şampiyonluğunu kazandığı takımında yer aldım. Zonguldakspor’u 1.Lig’e taşıyan takımda da ben vardım ancak Diyarbakırspor’un bendeki yeri çok farklıdır.Diyarbakır benim doğup büyüdüğüm Görele’den sonra ikinci memleketimdir. “

"ÇOK GOL ATTIM,
HANGİSİNİ SİZE ANLATAYIM "
Diyarbakırspor forması altında her sezon ortalama 15-20 gol attığını dile getiren "Tilki Vehbi", "golün güzeli çirkini olmaz" dedi. Futbolu bıraktıktan sonra bir süre Giresun amatör takımlarında antrenörlük yaptığını hatırlatan Vehbi, "Bana soracağınız en zor soru, unutamadığım golü sormanız olur. Diyarbakırspor’da 100 e yakın gol attım, şimdi size hangisini anlatayım?. Hepsi de önemli gollerdi. Çünkü birinde 3.Lig de şampiyon olduk, birinde 2.Lig den 1.Lig e şampiyonlukla yükseldik. Ancak, unutamadıklarımdan birisi de yanılmıyorsam 1978-79 sezonuydu. Fenerbahçe’yi yıksak Trabzonspor şampiyon olacaktı.Bu kritik karşılaşmada ismini vermek itemediğim birileri devreye girdi.Günün itibar gösterecek miktarlarındaki paraları teklif ettiler.Kabul etmedim. O maçta öyle bir rövanşta gol attım ki Fenerbahçe’ye unutamam.Yalnızca Diyarbakırspor değil, Trabzonspor camiasının da gönlünde ayrı bir yer aldığımı düşünüyorum.

“TEK GOL GALATASARAY’A ATAMADIM,
ÇÜNKÜ GALATASARAYLIYDIM”
Bu attığımdan büyük zevk aldığım gollerdendi.Ancak atamadığım gollerde oldu. Hiç gol atamadığım takım da.Mesela Galatasaray hiç gol atamadığım bir takımdır.Galatasaray’ı tutuyorum.Ancak bu takıma gol atamamamla ilgisi yok.Sadece bir şans işte.Galatasaray’a gol atmak kaderimizde yokmuş.”

“TRABZONSPOR ÖZÜNE DÖNMELİDİR”
Trabzonspor’un gidişiyle de ilgili birkaç cümle kuran Tilki Vehbi, umutsuz konuştu.” Trabzonspor, bu sistemini değiştirmediği sürece bir yirmi yıl daha şampiyonluk göremez.Ancak her zaman ilk beşin içerisinde yer alır.Trabzonspor’un şampiyonluk görememesinin nedenini, gördüğü yıllarda aramak gerekir.Avrupa’nın en iyi futbolcularını Trabzon’a getirseler, doğasıyla uyum sağlayamaz.Türkiye’de ilk futbol kitabı Trabzon’da yazılmıştır.Avrupa’dan gelen futbolcular Trabzon’un öz çocuklarından daha mı iyi futbol oynuyorlar? Trabzon birkaç yılını kendi özüne dönerek yapılanmaya ayırmalıdır.Yoksa gerisi yalan. Trabzonspor’un ilk beşte yer alabilmesinin nedeni ise TS’nin formasının hakkıdır.Futbolcularının değil.Trabzonspor mutlaka kendi yöresine dönmelidir.Trabzonspor için Rize, Giresun, Ordu, Samsun, Zonguldak kısacası bütün Karadeniz takımları altyapı konumundadır.Buraları iyi değerlendirmelidir.Karadeniz çocukları Trabzonspor doğasına uyabilir fakat Trabzonspor bunu görmezden geliyor. Futbol menajerlerinin peşinde hayal peşinde koşuyor.”

“FUTBOLU BİLMEYENLER, FUTBOLA BİRŞEY
KAZANDIRMAYACAK YORUMLAR YAPIYORLAR”
Türkiye’de isminden hala söz edilen ender futbolculardan birisi olmasına rağmen niçin, bugün ekranlarda boy gösteren yorumcular arasında yer almayışını ve futbolun aktif olarak içerisinde bulunmayışını da açıklayan Vehbi Günay,” Benim en büyük şanssızlığım, yaşamayı küçük bir Karadeniz ilçesinde seçmiş olmamdır.Eğer bugün Ankara, İstanbul gibi medyanın merkezinde olsaydım, bende popüler bir yorumcu olabilirdim.Ve iddia ediyorum, bugün futbolu bilmeden reyting uğruna konuşulması yerine futbola bir şeyler kazandıracak çok şeyler yapabilirdim.Bugün ülke futbolumuz kötü yerde sayılmaz, ancak iyi futbolcularda çabuk harcanıyor.Bunun önüne geçmeliyiz.Bunun yanında bölgemizde bir çok takımlardan Antrenörlük teklifleri geldi fakat hepsi amatörce düşünce içerisindeler.Ben prensipleri olan biriyimdir.Bu prensiplerimi bölgemizdeki 3. 2. lig kulüpleri kaldıracak durumda değiller.”dedi.

Kasırga
06.09.08, 12:08:24
Kur'an'da Yüce Allah'ın Lut kavmi üzerine göklerden ateş yağdırdığını, o şehirleri ve orada yaşayanların hepsini yok ettiğini yazar. (Araf Suresi)O şehirler Sodom ve Gomorra şehirleridir. Peki bu şehirler Allah'ın gazabına neden uğramışlardır?

Lut, kavmine dedi ki:
" Alemlerde, sizden önce hiç kimsenin yapmadığı 'fahşayı' (hayasızlığı) mı yapıyorsunuz? Gerçekten siz, kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, 'müsrif'(haddi aşan) bir kavimsiniz."

Lut Kavmi'nin cevabı:
"Bunları, yurdunuzdan sürüp çıkarın, muhakkak bunlar, çokça temizlenen insanlardır." demekten başkası olmadı.

Bunun üzerine Biz, karısı dışında, (Lut'u) ve ailesini kurtardık; (karısı) ise, helake uğrayanlardan oldu. Ve onların üzerine, bir (azap) sağanağı yağdırdık. Bak! Mücrimlerin(suçluların) akıbeti nasılmış?

[ARAF(7)/80-84]

mispool28
19.09.08, 13:26:33
İnsan VÜcudunun Gizemleri !!!



Vücudumuzda bulunan yağla 7 iri sabun kalıbı yapabiliriz.


*O kadar çok karbon taşırız ki bunları bîr araya toplayıp kullanmak mümkün olsa; 9000 adet kurşun kalem yapabiliriz.2200 kibrite yetecek kadar fosforumuz, 250 gramdan fazla sürfürümüz, bir kaşık dolusu muz mağnezyummuş, 5 cm boyunda bir çivi yapacak kadar demirimiz vardır.


*Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar.


*Bebekken 270'den fazla kemiğimiz varken, büyüdükçe bunların bazısı birbiriyle kaynaşarak sonunda sadece 206 kemikle kalırız.


*Kalbimiz normal olarak dakikada 70-72 kere atar. Bu atışa göre, 70 yaşındaki insanın kalbi 2500 milyon kere atmış ve bu süre içindede 167561600000 kilo kan, damarlarımıza pompalamıştır


*Normal bir vücut ısısı ile, insanın dayanabileceği en sıcak suyun ısısı 110°C 'dir.


*Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik, 25 Wattlık bir lambayı dakikalarca yakabilir.


*Esmerlerde 120 bin, sarışınlarda ise 140 bin adet saç teli vardır. Her geçen gün başımızdan 25.000 arasında saç teli kopar ve yerine yine aynı sayıda yenileri çıkar.


*Tek bir dakika içerisinde 1025 cm küplük havayı içimize çeker, 4 kilograma yakın kanı vücudumuz içinde devrederiz.


*Yapılan araştırmalara göre 6 dakika su altında kalabilir, 20 dakika nefesimizi tutabilir, sıfırın altında 103 derecelik bir soğuğa karşı koyabiliriz. 30 gün aç 110 saat da uykusuzluğa dayanabiliriz.


*Tırnaklarımız bir yılda 3,75 metre kadar uzar.


*İnsan doğduktan bir kaç gün sonraya kadar, hiç birşey duymayacak kadar sağırdır.

mispool28
19.09.08, 13:32:11
Dünyanın En Vahşi 9 İnsanı :(

1-BEHRAM
1790-1840 döneminde Thug mezhebinin lideriydi we 931'den fazla insanı
boğarak kurban ettiği sanılıyor.
------------------------------------
2-KONTES ERZSEBET BATHORY
Macaristan'da 1610 yılına kadar olan dönemde Bathory(1560-1614)genç
kızların kanlarını içmenin onu yaşlanmaktan kurtaracağını sanarak
330-650 kızı öldürdü.Kontes Dracula olarak tanınan bu kadın 1611'de
tutuklandı,mahkemede suçlu bulundu 21 Ağustos 1614'te kendi şatosunda
öldü.
------------------------------------
3-PEDRO ALONSO LOPEZ
Kolombiya canawarı ya da And canawarı olarak da tanınan 1980'de
yakalanıncaya kadar Colombia,Ekvador we Peru'da 300'den fazla genç
kızı öldürdü.Onu Peru'da Atacucho kızılderilileri yakaladılar.Lopez
onların çocuklarını kaçırıp bir kadın misyonerin de yardımıyla
Ekwator'a götürmüştü.Lopez tutuklandıktan sonra polisleri 53
kurbanının mezarına götürdü.Bir nehir taştığı zaman,Lopez'in
kurbanlarının cesetleri ortaya çıkıyor.Bir çocuğun inşaat alanlarında
toprak altında kaldığı sanılıyor.
------------------------------------
4-WILLIAM ESTEL BROWN
Brown, 17 mtemmuz 1961'de yıllar önce 18 mart 1937 tarihinde Teksas'ta
Nw London'daki okulunun zemin katındaki gaz borularını bilerek
gevşettiğini we böylece 282 öğrenci we 24 öğretmenin ölümüyle
sonuçlanan patlamaya neden olduğunu itiraf etti.
-----------------------------------
5-GILLES DE RAIS
Çok tanınmış we zengin bir Fransız soylusu olan de Rais(doğumu
1404)60-200 çocuğu kaçırıp öldürmekle suçlanmıştı.De Rais,25 Ekim
1440'da Nantes'de boğazlanarak öldürüldü we cesedi yakıldı.
-----------------------------------
6-HERMAN WEBSTER MUDGETT
Mudgett (doğumu 1860)Chicago'da 63'üncü caddedeki şatosunda 150'den
fazla kadını kandırıp getirdiğine we burada onları işkenceyle
öldürdüğüne inanılıyor.27 cinayet işlemekle şuçlanan Mudgett 7 mayıs
1896'da idam edildi.
------------------------------------
7-BRUNO LUDKE
Ludke (doğumu 1909) 1928 we 29 ocak 1943 tarihleri arasında 85 kadını
öldürdüğünü itiraf etmişti sawaş sırasında 8 nisan 1944'te Viyana'da
bir hastanede iğneyle öldürüldü.
------------------------------------
8-WOU BOM-KON
Görevinden alınmış bir polisti 26-27 Nisan 1982 tarihlerinde Güney
Kore'de iyice sarhoş olup tüfekler we patlayıcılarla sağa sola
saldırdı 57 kişiyi öldürdükten sonra bir dinamit patlatarak kendini
havaya uçurdu.
------------------------------------
9-TED BUNDY
Dokuz yıl cezaevinde bekledikten sonra Bundy,24 ocak 1989'da Flarida
Eyalet Cezaevi'nde idam edildi.12 yaşındaki Kimberley Leach'i
öldürmekten suçlu bulunmuştu.Cezasının infazından bir kaç saat önce
polise 23 cinayet işlediğini itiraf etti.Polis onun 36 kızın katili
olduğu kanısındaydı.Ted Bundy,100 kişiyi öldürdüğünü iddia etti..

vassago
21.09.08, 01:52:32
En acımasız hayvan : İNSAN
Herkese Merhabalar,
Öncelikle izleyeceğiniz bu videoda daki insanla aynı siteye paylaşıyor olmaktan utanç duyuyorum. Evet Kasırga senden bahsediyorum.
Bir arkadaşım, yöneticisi olduğum web portalına aşağıdaki linki göndermiş. Aşagıdaki linkteki videoyu özellikle kürk düşkünü bayların ve bayanların dikkatlice izlemesini istiyorum. Biz insanlar kainatın en acımasız canlılarıyız. Kendisinden güçsüz bir canlıya zevk için, para için can çektirerek öldüren ikinci bir canlı yok. Bu görüntülerdeki eylemi hiçbir 'insan' hiçbir canlıya yapamaz. Aşağıdaki linkte izleyeceğiniz görüntüler için şimdiden sizi uyarmak istiyorum. Linkte Giresun güce de ALİMEROĞULLARI'nın, tilki gibi kürkünden yararlanılan hayvanların nasıl işkence ve can çektirilerek kürklerinin hayvanlar canlıyken çıkarıldığını gösteriyor. Kürkü yüzülmüş hayvan can çekerek ölüyor. Kürkü yüzenler hayvanların kafasının üstüne çıkıp eziyorlar. Bu videoyu az önce izledim ve bunları yapanlarla biyolojik açıdan aynı cins canlı olmaktan utandım. Vitrinlerde gördüğünüz kürklerin nasıl üretilildiği hakkında bilgi edinmek istiyorsanız aşağıdaki adresi tıklayınız.

http://www.strasbourgcurieux.com/fourrure/

B@lıkçı
25.09.08, 23:47:13
http://img2.blogcu.com/images/m/u/t/mutlumahalle6711/goz_yanilmasi1-full.jpg


Resmin Ortasındaki + ya iyi odaklanın 20 25 saniye sonra yandakı renkler kaybolcak

ersev
26.09.08, 21:39:00
ben gulumseyerek okudum.cunku cocukluk yillarim film seridi gibi gecti gozlerimin onunden.o donemlerde hepimiz ayni seyleri yasamisiz demek.o kadar benden izler tasiyor ki yazinin bazi bolumleri.yazan kisinin kim oldugunu bilmedigim halde.cok uzundu biraz kisalttim.benim hatirladiklarimin altini cizdim.daha bir suru eklemeler yapilabilir tabi. umarim begenirsiniz.


Voltran ,tunder cats demek , depozito
toplamak adına kola şişesi
biriktirmek demek , peynirli tombi demek

sopaya
torba takip yakarak koşmak
demek


Okula siyah önlükle gitmek
demek. İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek,
Ziyaretçiler demek!!!!


Moruk demek,Herild yani demek,
Hey corc versene borc
talebine olmaz maykil bende de yok cevabını vermek,

Adile Naşit`ten masal
dinlemek demek.Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli,
Ersen ve Dadaşlar demek.
Clementine, He-man, She ra, Transformers,susam
sokağı demek.

geriye dönüp baktıkça iç
geçirmek demek...

Yüzyıl içindeki en iyi, en
kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.

Biraz gözü açık bir 80'li,
yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda almış demektir.

Mahalle çeşmelerinden su
içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
denince Turgut Özal'ı
hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul
bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
birileri vardır" diyebilmek
demek

Eti kemik geçiyor demek;
odanın ortasına çarşaflardan
çadır kurup oynamak demek

renkli küçük poşetteki
kolanyaları patlatmak,horoz şeker demek

Evden çıkmayan bilgisayar
bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir
üyesi olmak,

Ne sorusuna zınk cevabı
vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt
yakmak 9 voltluk pile dilinle
dokunup o ekşi anı yaşamak,

sinek ilacı arabalarının
arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

Tipe bak demek, Fon müziği
Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.

Bakkala gitmenin, sokakta
oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
sayıldığı,el değmemiş bir
hayat demek...

Sonrasında biz büyüdük ve
kirlendi dünya demek.

pazar akşamları mecburen
yıkanmak ve erken yatmak demek.parliament sinema kulubu demek(youtube da sarkisini dinledim.aklima batman filmi geldi hemen ve jack nicholson tabiki)

Sesi açip kısmak için
televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
düğmelere basmak zorunda
olmak demek

Resimli futbolcu kartları demek, (biz deniz kabuklariylada oynardik.insaat onlerinde kumlardaki kabuklari toplardik.en cok kabugu kim kirarsa o kazanirdi.kirmak icin kullandigimiz kabugun adida kartaldi bilmem sizlerde yaptiniz mi ama bir donem cok populerdi bizim arkadaslar arasinda )
süper babaanne demek, fantayla kolayı
karıştırmak demek, mahalle
kavramı demek.

Anket ve hatıra defterlerinin
olması bunlara seviyorum ama kimi diye
başlayan maniler yazmak,
mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi,

leblebi tozu çekerken
atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak
bileğine takılarak çevrilen
top, sek sek oynamak,
bayramda mahalleye dağılıp şeker toplamak,
müsaitseniz annemler size gelecek demek.

Annelerin Çernobil yüzünden
çay içirmemesi,

Challenger'ın olduğu günkü
haberleri hatırlamak demek..

Kenan Evreni Atatürk
zannetmek demek.


her nedense- You are in the
army now- şarkısında sarmaş dolaş dans eden
abi ve ablalara bakarak
özenmek demek

"Zeki Müren´e teyze mi diyim
amca mı diyim" diye sormak,

Kenan evren´in
cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü
basamaklarından yavaş yavaş
inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

İlkokulda Halley, Petrol ve
Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
söyleyerek dans eden Tolga
Han özentisi sefil dans grupları kurmak

Aldım çantamı kolumaaa, çıktım
Dallas yoluna, ben Babi´yi beklerken, Ceyar girdi koluma
şarkısını dansıyla birlikte
bilmek demek.

Ali-Ayşegül Atik reklamı ve
bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de çikolata alacağım.

biz biz olalım yemeklerden
önceeee, lavaboya koşalım, hafta da bir kere tırnakları keselim,
fırçalayıp onları tertemiz
olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil olmak

Videocudan
American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri kiralamak
demek

Analogtan dijitale geçiş
devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
ikisinden de farklı zevkler
aldığının farkına varmak demek"""""

Çok güzel bir ülkenin son
yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
çivisinin çıkışını görerek
büyümek demek

Apartmanın çatısına 5
metrelik anten takı p üstüne de tencere kapağı
bağlayan bir abinin sizi TV
önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye
bağırarak anteni ayarlamaya
çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
oldu oldu diye camdan kafayı
çıkarı bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması demek.
Siyah beyaz ve karlı bir
görüntü de olsa..

Üstelik Yunanca tek kelime
anlamasanız da gündüz vakti çizgi film izlemek
çin az debelenmemiş olmak
demek...

Muhtemelen hayatımız boyunca
yaşadığımız en güzel 10 yıl demek... TRT

1´de oluşan sorunlar sonucu
yayına bir süre ara verildiğinde
ekrana getirilen donuk ağaç,
dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz
bakabilmek demek,

Türkiye'de yaşamış son mutlu
kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek...

1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,
Kenan Evren´i, Erdal
İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
Michael Jackson´ın Pepsi
reklamlarını hatırlayacak kadar şanslı olmak demek.

NOT/ALINTI YAPTIGIM YERDE COK KARISIK YAZIMLISTI.BELLI KI ONLARDA BASKA YERDEN ALINTI YAPMISLAR DI HATALAR VARSA AFFOLA

vassago
30.09.08, 01:35:55
Gercek Olaylar

1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir torenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis.
2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar.
3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler.
4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilirki, kocasi orada mutlu bir sekilde wallkman dinliyordur.
5. Irakli bir terorist postaya bombali-mektup verir. Posta ucreti eksik odendigi icin mektup kendisine geri postalanir. Herseyi unutan terorist mektubu acinca parcalanarak olur.

Acemi İnternetçi

Internet
Abi resimler var, yazılar var, aradığın herşeyi buluyor muşsun. Yani ben daha bulamıyorum ama söylüyorum buluyorlar. Manita resimleri desem offff, offff. Tofaş'ın bile sayfası var. Bi de bunun denizde yapılası varmış, sörf, mörf bişi, onu da araştırıyorum. www: Bunlar her gördükleri yere www yazıyorlar. Bir bilgisayar görür görmez hemen bu ecnebi harfe 3 kere basın. Beni utandırmayın.
Nikneym
Alemde bi yamukluk olmasın diye kendilerine takma isim alıyolar. Gazoz Ömer'in gazoz'u, Patinaj Ali'nin patinajı gibi. Bize yakışmazzz, ben "Davut".

Çet Şimdi burada bir sürü aklı evel birbiriyle tanışıp saatlerce geyik yapıyorlar, yengelerle tanışıyorlar, bi nevi muhallebici yani.

Site
Bildiğiniz site işte uzatmayın.

Tıklamak
Abi laf bana çok ters geliyo. Ne o öyle oraya tıkla, buraya tıkla. Erkek adam tıklamaz, BASAR. Ne öyle tık tık. Ravel de tıkla diyip duruyo. Onda da var bişi zaten. Bana da aklınca gidip kahverengi çorap almış. Erkek adam dediğin beyazzz çorap giyer.

Aysikü
Çet'te tanıştığımız yengelerimizle özel durumlarda konuşmak için icad edilmiş. İyi alet de, ne o öyle papatya ayağı?

Davlod (indirmek)
Bakmayın kızıyorum ama habire "şunu indirdim, bunu indirdim" diyip duruyolar. Henüz bi vukuatlarına şahit olmadım ama..

imeyl
Posta kutusu gibi bir yer. Ama pek işe yaramıyo. 10 gün önce bizim memlekete bi mektup attım bununla hala almamışlar.

Hit
Bu kesin ingilizce'dir dedim. Açtım sözlüğü baktım. Bu herifler dövüldükçe seviniyorlar
Bilimsel Güzin Abla

:) Bilimsel Güzin Abla (1)
İzmirden M.T. soruyor:
Hocam, ben 38 yasinda, kimya ogretmeni bir genc bayanim. Uc ay kadar once kismetim acildi ve iyi niyetli bir gencle tanistim. Gecen hafta da nisanlandik. Mutluluktan ucuyordum ki dun laboratuarda korkunc bir sey kesfettim. Nisanlimin bana aldigi yuzugu denemek icin civaya attim, ve maalesef yuzdu. Halbuki saf altinin ozgul agirligi civaninkinden fazla, batmasi gerekirdi. Demek bana aldigi yuzuk saf altin degil, oyleyse sevgisi de saf olamaz. Simdi ben bu civayi nisanlimin yemegine koyup bu isi bitirmeyi dusunuyorum, ne dersiniz?
Prof. Cakanyildizin cevabi:
Arsimet'in hayatina her yonuyle vakif oldugunuz anlasiliyor. Yalniz yuzey gerilimini hesaba katmamissiniz, civanin yuzey gerilimi suyunkinden cok daha fazladir, boylece kendinden agir cisimleri de kaldirabilir, cunku o cisim batarken ortaya cikartacagi yuzey icin harcamasi gereken enerji, kendi potansiyel enerjisinden fazla olabilir. Ayrica civanin saf olmama ihtimali de var, o yuzden ani kararlar vermeyin derim.

--------------------------------------------------------------------------------

:) Bilimsel Güzin Abla (2)
Soru:
Hocam ben 22 yasinda bir ev kiziyim. Iyi de bir kismetim cikti, evlenmeyi dusunuyorum. Yalniz aklima takilan birsey var, belki biraz daha beklersem, karsima daha iyi bir kismet cikacak. Bu konuda beni aydinlatirsaniz sevinirim.
Prof. Cakanyildiz:
Bu oldukca komplike bir problem. Genc kizlik doneminizde toplam kac kismetiniz cikacagi da en onemli degisken.
Diyelim ki cesitli faktorleri gozonune alarak size (eger hepsini reddederseniz) n ayri kisinin talip olacagini farzedelim. Bu durumda, ilk talibinizin en iyisi olma ihtimali 1/n'dir, o yuzden ilk isteyene gitmeyin derim. ilk isteyeni reddeder, ondan sonra da ondan daha iyisini beklerseniz, cok buyuk bir ihtimalle (n-1/n) daha iyi bir secim yapmis olursunuz. Problemin tam cozumu ise Lagrange-Teukolsky denklemlerinin discrete cozumunu gerektiriyor, o da bugun bilinen tekniklerle maalesef imkansiz.
Bilimsel gelismeler inaniyoruz ki yakin bir gelecekte bu toplumsal yaraya da care olacaktir. Simdilik ozel durumlar icin bilgisayarda yaptigim simulasyonlardan elde edilen bir "rule of thumb" soyleyebilirim, ilk ucte biri reddet, sonra gelenler icinde reddedilenlerin hepsinden iyi olani kabul et. Bircok genc kizimizin zaten instinctive olarak buna benzer bir metod kullanmasi insan beyninin processing gucu hakkinda dusundurucu.

B@lıkçı
04.10.08, 16:25:58
mutlaka deneyin arkadaşlarr kesin bu bir tesadüf olamazz

Açık Gökyüzü 11 Eylul olaylarinda ikiz kulelere carpan ucaklardan birinin ucus numarasi

Q33 NY imis.

Simdi bir word belgesi aciyorsunuz tertemiz,
bu rakam ve harften olusan ucus numarasini kopyalıyorsunuz.

Daha sonra bu yaziyi karakter buyuklugunu 72
(en buyuk) yapiyorsunuz.

Yazi karakterini de "Wingdins" olarak
ayarliyorsunuz.



SASIRACAKSINIZ... emin olun


tesadüf mü yoksa gerçek mi... ??

B@lıkçı
08.10.08, 21:25:06
1- ROMANTİKLER
Kesinlikle klasik romantizme inanırlar. Buluşmalara çiçeksiz gitmez, ev ziyaretlerine giderken çikolatalarını almayı ihmal etmezler. Sürekli ellerinde telefon kız arkadaşlarını ararlar, gözlerinin içine bakıp onlara sevgi sözcükleri söylemekten kendilerini alamazlar.

Neden bu kadar çekici: Kadınlar romantizmi severler. Sevilmek ve ilgilenilmek fikri onlara hep cazip gelmiştir. İçindeki romantik tarafı bu tip erkeklere daha rahat gösterdiğinden, bu tip erkekler kadınların birinci tercihidir.

2- KENDİNE GÜVENENLER
Kendinden emin ve koruma içgüdüleri yüksek erkeklerdir. Kendine o kadar güvenir ki iş arkadaşlarınızdan, erkek arkadaşlarınızdan sizi kıskanmaz ve ne yaparsanız yapın arkanızda dururlar.

Neden bu kadar çekici: Kadınlar kendine güvenen erkeklere bayılırlar. Eğer o kendini mükemmel görüyorsa, siz de görürsünüz. İmrenilerek bakılan bir kendine güven abidesi olması, haliyle kadınlara çekici gelir.

3- SANATÇILAR
Anı yaşayan erkek tipidir. Spontane sürprizler ve el yapımı hediyeler onların ilgi alanına girer. Hayatında değilseniz, olmak isteyenlerdensinizdir!

Neden bu kadar çekici: Her kadın kendini biricik ve özel hissetmek ister. Sanatçı olmasından dolayı yaratıcı zekası, karizması, asi karakteri, düşünceli ve saygılı yapısı onu karşı konulmaz kılar.

4- YABANCI UYRUKLULAR
Egzotiktirler. Dünyayı gezmiş ve sonunda sizinle karşılaşmıştır. Bilgiye açtır. Sürekli size bir şeyler anlatma ve sizin anlattıklarınızı beynine kazıma halindedir. Kendi ülkenizden olmadığı için de hep bir cazibesi vardır.

Neden bu kadar çekici: Karizma, karizma, karizma! Yabancı bir ülkeden geliyor olması ve gizemli duruşu daima kadınlarda mıknatıs etkisi yaratır.

5- ÖZGÜR RUHLULAR YA DA KÖTÜ ÇOCUKLAR
Rüzgarın kendilerini sürüklediği yöne giderler. Bir yere ve bir kişiye bağlı kalmak istemezler. Macera adamıdırlar ve genellikle motosiklet sahibidirler. Onlarla yolculuk yapan her kadın (10 dakikalığına bile olsa) kendilerini onların rüzgarına kaptırıverir.

Neden bu kadar çekici: Her kadın bir parça asi olmak ister. Daha da ilginci, asi olanı bulunca asi olduklarına inanırlar! Asla tamamen elde edemeyeceğini bilen, acı çekmeyi seven kadınlar bu tip erkeklerden hoşlanırlar.

6- ZEKİ OLANLAR
Her konuda bilgi sahibi olan, hazır cevap, espri kabiliyetine sahip, karşısındakini dinlerken verdiği tavsiyeler yüzünden bir çeşit ’guru’ olan erkek tipidir. Kadınlar yanlarında asla sıkılmazlar.

Neden bu kadar çekici: Bir süre sonra ilişkinizin monotonlaşma şansı yoktur. Sürekli kendini yeniler, sizi düşünür ve düşünmekten asla vazgeçmez. Entelektüel konuşmaları sayesinde, kendinizi dünyanın en zeki erkeğiyle birlikteymişsiniz gibi hissedersiniz. Bu erkekler kariyer düşkünü kadınların bir numaralı tercihidir.

7- DÜŞÜNCELİ ERKEKLER
Yemeğe gittiğinizde siz sandalyeye oturana kadar başınızda bekleyen, otomobile binerken kapınızı açan, duygusal ve aşırı centilmen erkeklerdir. Eve gitmek istediğinizde ya da filmden sıkıldığınızda, bunu siz daha söylemeden anlayabilecek karakterdedir.

Neden bu kadar çekici: Bu tarz erkeklerin kadınları ellerinde tutamadığını düşünenler yanılıyor. Özgür ruhlu veya zeki olan erkeklerde aradıklarını bulamayan kadınların son durağı düşünceli erkeklerdir. Uzun süreli ilişki düşünen kadınların hayalindeki erkek de bunlardan biridir.

>> Alıntı <<

ersev
15.10.08, 09:48:29
Amaç dünyayı dize getirmek
Amerika'dan dünyaya yayılan kriz, en çok Asya ülkelerini, dolayısıyla Çin, Hindistan ve kısmen Rusya'yı da vurdu. Avrupa ve Asya borsalarında trilyonlarca dolar sıcak parası bulunan ABD krizden zarar değil, kâr etti. Dünya borsalarındaki spekülatif satışları ve Amerikan Dolarının dünya paraları karşısında büyük değer artışı ABD'ye yaradı. Bu işin ekonomik tarafı... Planın diğer yüzünde, dünyanın yeni bir devlet düzene, yani kapitalist düzene geçmesi var. Dün ABD Hazine Bakanı Paulson'un yaptığı açıklama planın bu yüzünü aydınlatıyor: 850 milyar dolarlık kurtarma planının yetersiz kalması üzerine devlet, bankalara hissedar olacak. Bu demektir ki; Amerika'daki bütün bankalar devlet şemsiyesi altında kontrol altına alınacak, yani devletleştirilecek. Merrill Lynch Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi Global Varlık Yönetimi Direktörü Gary Dugan da, bu çerçevede bir açıklama yaptı: "Şimdi biz çok daha fazla düzenleyici bir kapitalizme doğru geçiyoruz.

ersev
15.10.08, 09:55:10
1993 yılında Yahudi Mason Jak Kamhi'nin oğlu Mason Jefi Kamhi ile Kürtçe eğitim(!) yapacak diye bazı derslikler açan Meh*met Nazif Ülgen "Ufuktaki Cumhuriyet" adlı kitabı kaleme alıyor*lardı. 2000'li yıllarda Türkiye'yi yönetecek yenilikçiler derlerken adeta Tayyip ve arkadaşlarını işaret ediyor gibiydiler. Baştan sona hezeyanlarla dolu olan kitabın onuncu sayfasında şöyle deniyordu:

"Cumhuriyet, egemenliği halka vermedi. Osmanlıdan hane*danlığı alıp asker ve sivil bürokrasiye verdi..." On birinci sayfada; "...İkinci Cumhuriyet olarak savunulan sis*tem için zannediyor ki, birileri topla tüfekle gelecek ihtilal yaparak Cumhuriyet'i yeniden kuracak, hiç kimsenin radikal çerçevede ge*lip İkinci Cumhuriyet'i kurmaya niyeti yok. Niyeti olanlar da muvaf*fak olamazlar.

Diyoruz ki, Birinci Cumhuriyet'i askerler kurdu. Osmanlı hane danının devamı olan bu Cumhuriyet'i paşalar kurdu. Buna bağlı olarak, askerin ülke yönetimine hâkim olması, MGK'nın hükümetin üstünde olması, bugünkü Cumhuriyet anlayışıyla bağdaşmaz. Bu Cumhuriyet anlayışı 70 yıl öncesinin anlayışıydı."

"Tasarladığımız bu Cumhuriyet'e 2000'li yılların Cumhuriyet'i de diyebiliriz. Ne dersek diyelim bir farklı addan söz etmek lazım..."

Kitabın on yedinci sayfasında, "Gerçek halk idaresi neden oluş*mamıştır. Çünkü birinci Cumhuriyet'i kuran güçler, gücünü çekip, Cumhuriyet'i halka devretmek istememiştir" deniyordu.

Yirminci sayfada mevcut siyasi partilerin birinci Cumhuriyetin ürünleri, yapısını; devletçi, merkeziyetçi ve asker kökenlilerin oluş*turduğu, bu partilerin Cumhuriyeti yeni ufuklara taşımasının imkân*sız olduğu vurgulanıyor ve şöyle deniyordu:

"Birinci Cumhuriyetin yarattığı liderlerin ve siyasi partilerin ta*mamı bu yapıdadır. Bu kadrolarla Ufuktaki Cumhuriyet'ten söz edi*lemez...

Ufuktaki Cumhuriyet'i kurabilmek için öncelikle siyasi kadrola*rın gençleşmesi lazım. Siyasi kadroların dünya gerçeklerini bilen, eğitilmiş genç beyinlere bırakılması lazım.

Siyasi kadrolarda bu kabuk değişimi olmamışsa korkarım Ufuktaki Cumhuriyet de gündeme gelmez...

...Ufuktaki Cumhuriyet tartışmalarına başlamadan ve fiiliyata geçmeden bu felsefeyi sırtlayacak bir siyasi oluşumun dogması bir zorunluluktur. Ya da mevcut siyasî partilerin yeniden yapılanması bir zorunluluktur.

Devrimler bir anda olmaz. Devrimler uzun yıllar kapalı kapılar aı"dında kahve köşelerinde, aile toplantılarında konuşulur. Birileri Ç&ar bir kibrit çakar, cayır cayır yanmaya başlar..."

Ufuktaki Cumhuriyetlerinin öncelikli olarak paranın arkasında-10 sıfırları silmesinin gerektiğini belirtirlerken, eğitimde özelleştirme nin iyice yaygınlaştırılması, hatta devletin eğitimden elini çekmesi şu sözlerle vurgu yapılanarak isteniyordu:

"70 yıl öncesinin şartlarına göre düzenlenen eğitimin dikilen elbisesi dar geliyorsa, teyeller atmışsa, değiştirmek lazım. Sırf Ata*türk bu elbiseyi dikti diye değiştirmemek Atatürk'ün devrimlerine

ters düşer."

İsrail istihbarat örgütü Mossad'la yakın ilişkide olan Kamhi'le-rin desteklediği ve yazımına ortak olduğu kitabın yetmiş beşinci say*fasında Türklük düşmanlığı şu sözlerle yer alıyordu:

"Diğer taraftan bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin milli hudut- 1 lan içinde o kadar çok ırk yaşamış ki, bugün bu topraklarda yaşa*yan insanların Türklükleri bile tartışılır...."

Türkçe konuşmayan insanların zindanlarda çürütüldüğü gibi yalan ve iftiralarla dolu kitapta "Osmanlıdan kalan Rumlara, Erme*nilere ve Yahudilere T.C hudutları içinde kültürel serbestiyetler ve*rilmesine karşın Kürtlere verilmemesi bugün ortaya çıkan terörün esas kaynağıdır" deniyordu.

"Herkes çalışıp sağlığını kurtaracak" diyerek devletin sağlıktan elini çekmesini isteyen Yahudi ve kardeşleri, Kürtler söz konusu ol*duğunda çark ediyor ve şöyle yazıyorlardı:

"Bölgede Kürtçe konuşmak serbest olmalı. İsteyenler Kürtçe tedrisat yapan okullar açabilmeli. Ermeni ve Yahudilere tanınan haklar Kürtlere de tanınmalı, her köşeye yetişecek ve hizmet vere*cek eğitim kurumları açılmalı, halkın sağlık ve eğitim sorunları hal*ledilmeli..."

-DIYORLARDI-

ersev
17.10.08, 09:31:50
"Insanlar istedikleri dili ögrensinler, ama egitim bir ülkenin kendi diliyle yapilir. Az bilenlerin hiç bilmeyenlere ögrettigi bilim, bilim degildir." diyor.
Örnekler veriyor, milletlerin yabanci dille egitim yaparak kimliklerini, bagimsizliklarini nasil kaybettiklerini, ama buna karsilik sömürgecilerin nasil kazandigini anlatiyor. Ve bunlari anlatan deha, yillarini Amerika'nin en büyük üniversitelerinde hocalik yaparak, dünyada konferanslar vererek geçirmis bir kisi.

Yabanci dil ögrenmenin bu kadar revaçta oldugu, dil bilmeyenin ikinci sinif vatandas muamelesi gördügü bir ülkede bu tür konusma önce ters gibi geldi, sonra Alman, Fransiz, Italyan, Ispanyol, hatta Isveç üniversitelerini düsündüm. Hiçbirinde kendi dillerinden baskasi kullanilmiyordu. Bilim dilini(!) seçen bir biz kalmisiz, anlasilan.Baska dilden okutulan bir bilim dali ülkenizde kullanilamadigi gibi yabanci ülkelerde de ise yaramayacak, çünkü o dili daha iyi konusanlar sizi geçecekler. O zaman ülkede bilim adami yetismeyecek, ülkeyi baska ufuklara tasiyan kimseler de... Çünkü dil kullandirmak ülkenin sömürgelestirilmesidir. Yabanci dili iyi konusanlar isletmeci, borsaci olur. Bilim ve digerleri o dili kendi öz dili olarak konusanlara kalir. Bunlar Sinanoglu'nun ileri sürdükleri.

Sinanoglu'nun en ilginç yaklasimlarindan biri de kendi ülkesinin yabanci dille egitim yapan bir üniversitesiyle ilgili anisiydi. Orta Dogu Teknik Üniversite'sinde kuramlari ile ilgili olarak verdigi konferansta ünlü bir profesörün yanina yaklasip kulagina "Burasi ODTÜ, lütfen Türkçe degil, Ingilizce konusun." dedigini anlatiyor.Oktay Sinanoglu sabaha kadar konustu. Ülkesinin gelecegi için, Türk insaninin gelecegi için. Çünkü dili kullanmamanin bir buçuk nesil sonra o milleti yok ettigini gözleriyle görmüstü ve bunun Türkiye'ye uygulanmasini istemiyordu. Sabah kiminle konussam bana Sinanoglu'ndan söz ediyordu. Amerika'da ve dünyada bilim dalinda büyük hizmetler veren, Nobel'e aday olan Meydan Larousse'da söz edilen bir adam kendisini bilimden sonra ülkesinin gelecegine adamisti.Bugün herkes onun söylediklerini ve bundan sonra yapacagini söyledigi savasi tartisiyor. Artik hiçbir sey eskisi gibi olmayacak.Ülkenin durumu karanlik ama en azindan onun gibiler, düsünenler, savasçilar var

muhammetevli
21.10.08, 21:25:20
Türksat A.Ş.'nin sunduğu hizmetlerden biri olan Türksat uydularından yayın yapan televizyon ve radyoların frekans listesi 27 Ekim 2008 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.


http://www.turksat.com.tr/ listeyi buradan indirebilirsiniz...

ersev
23.10.08, 13:33:51
DOGRU ERKEK

Kadinin biri kumsalda yururken ayagi eski bir lambaya takilmis,
kadin lambayi kumlarin icinden cikarmis,ovalamis.

Lambadan cin cikmis ve;
-'Sadece bir dilek hakkin var, iyi dusun oyle dile' demis.

Kadin hic tereddut etmeden, cebinden bir harita cikararak:
-'Butun dunyada zulmun, savasin, aligin bitmesini istiyorum.

Cin haritaya bakmis ve dehsetle;
- 'Tanri askina Kadin! Bu ulkeler binlerce yildir savasiyorlar.
Tamam isimde iyiyim ama o kadar da degil!

Bunu yapilabilecegimi sanmiyorum.
Baska bir dilekte bulun' diye bagirmis.
Kadin birka dakika dusunmus ve ;

- 'Hayatim boyunca dogru bir erkek bulamadim.
Bilirsin; hem ince dusunceli, hem durust, hem karizmatik , hem
eglenceli biri, sevecen, ilgili ve omur boyu sadik olacak erkek
diliyorum' demis.

Cin derin derin bir ic ekmis:
-Uzat su kahrolasi haritayi..!!!

ersev
23.10.08, 13:34:29
Türk Usulü Başarının Formülü...
İşe Başlamadan Önce .........................İNŞALLAH
İşe Başlarken ....................................BİSMİLLAH
Şaşırırsak ........................................ ALLAH ALLAH
Kendimize Güvenirsek ...................... EVELALLAH
Azmedersek ..................................... ALIMALLAH
İşten Vazgeçersek ............................EYVALLAH
Sonuna Kadar Gitmek İstersek ...........YA ALLAH
Taahhüt Edersek ............................... VALLAH BİLLAH
Canımızı Sıkarlarsa ........................... FESUPHANALLAH
Daha da sıkarlarsa ............................. HASBİNALLAH
Pes Edersek ...................................... İLLALLAH
İşe Coşku ve Heyecanla Sarılınca.. .......ALLAH,ALLAH, ALLAH
İşi BaşarıylaBitirince .......................... MAŞALLAH
Eğer İşi Başaramazsak ....................... HAY ALLAH

slim
24.10.08, 18:27:47
geçen günlerde askerdeki kuzeni aradım şafak sordum adam bana ne desin :" abi şafak comolokko"... lan bizim zamanımızda şafak az kalınca "cart-curt" derdik... herşeyin yeni wersiyonu çıkıyo yücelim... artık anten manten şifre de hikaye... netten herşeyi izlersin, altını çiziyorum "herşeyi" :D:D

slim
28.10.08, 21:18:52
yağmurun bardaktan boşalırcasına yağdığı gün, dükkanın önünde sigara molası werirken yanımda belediye çöpçüsü bir amca wardı (40'lı yaşlarda) o da yağmurun durmasını bekliyordu, yanyanaydık...

dedim "su su diyorlardı, işte size su, barajlar doluyor işte"
dedi "yok be, bu su direk kanalizasyona gidiyor"
gülümseyerek "niye, barajların üzerine yağmur inmiyor mu"

al sana dumur...
adam "suyun barajlara gitmesini" caddeden doğru yol katederek gerçekleştirdiğini sanıyor...
su gökten yağıyor gökten kamil, baraja da yağıyor, senin çatına da... sokaklardan dolaşarak baraja gidecek hali yok, sokaktan baraja gidene kadar zaten kanalizasyona gider tabi...

şimdi söylüyorum, aramızda barajların bu şekilde dolduğunu sanan biri warsa, benimle muhabbeti derhal kessin...:D

muhammetevli
30.10.08, 10:20:41
En az cami hangi ilde?

En fazla cami İstanbul'da, en az Tunceli'de bulunurken, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait de 22 caminin olduğu ortaya çıktı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye genelindeki ve yurt dışındaki camileri mercek altına aldı. Türkiye genelinde bulunan 79 bin 96 camiden 11 bin 878'i kadrosuz olarak faaliyet gösteriyor.

Diyanet, camilerle ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı.

Türkiye'deki ve yurt dışındaki camilere ilişkin istatistiki bilgilere yer verilen rapor, başkanlığın internet sitesinde yayınlandı. Rapora göre Türkiye'de il ve ilçe merkezlerinde 23bin 239, beldelerde 8 bin 304, köylerde ise 47 bin 553 olmak üzere toplam 79 bin 96 cami bulunuyor.

Raporda camilerin mülkiyetlerine göre dağılımına da yer verildi. Buna göre en fazla köy tüzel kişilikleri tarafından cami yaptırıldığı tespit edildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de 2'si köy, 20'si il ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 22 cami yaptırdığı ortaya çıktı.

Diyanet raporunda mülkiyetine göre cami dağılımı şöyle açıklandı:

"Vakıflar Genel Müdürlüğü 5 bin 553, Türkiye Diyanet Vakfı 2 bin 943, diğer vakıflar 751, Hazine 3 bin 129, dernekler 7 bin 269, kamu iktisadi teşekkülleri 863, şahıslar 3 bin 652, belediyeler 5 bin 705, köy tüzel kişilikleri 49 bin 183, Türk Silahlı Kuvvetleri 22 (2'si köy, 20'si il ve içe merkezi), hastaneler 46."

9 yılda yeni 6 bin cami

Rapora göre 1998'de 73 bin 772 olan cami sayısı, 2007 yılında 79 bin 96'ya ulaştı.

Camileri kadro durumuna göre de mercek altına alan Diyanet raporunda, kadrolu cami sayısı 67 bin 218, kadrosuz cami sayısı 11 bin 878 olarak açıklandı. Raporda illere göre de cami sayısı açıklandı. Cami sıralamasında 2 bin 944 camiyle İstanbul birinci sırada yer aldı.

Sıralamanın en son sırasında ise 96 camiyle Tunceli yer aldı. Türkiye'de illere göre cami dağılımı şöyle:

"İstanbul 2 bin 944, Konya 2 bin 893, Ankara 2 bin 694, Samsun 2 bin 577, Kastamonu 2 bin 489, Antalya bin 981, Ordu bin 907, Trabzon bin 835, İzmir bin 702, Manisa bin 612, Diyarbakır bin 601, Balıkesir bin 595, Bursa bin 567, Zonguldak bin 404, Erzurum bin 481, Şanlıurfa bin 396, Giresun bin 318, Sivas bin 273, Çorum bin 267, Kahramanmaraş bin 212, Kayseri bin 204, Van bin 190, Bolu bin 186, Sakarya bin 168, Kütahya bin 161, Denizli bin 165, Afyon bin 63, Aydın bin 99, Kocaeli bin 56, Tokat bin 113, Sinop bin 40, Rize bin 28, Muğla bin 20, Kırklareli 277, Ardahan 262, Iğdır 200, Kilis 181, Yalova 133, Tunceli 96." Rapora göre yurt dışında da bin 805 cami bulunuyor.

Görevlisi olan cami sayısı bin 377, görevlisi olmayan cami sayısı ise 428 olarak açıklandı

şebinkarahisarlı
31.10.08, 17:17:52
ARKADAŞLAR BU SAYFA MAİL YOLU İLE GELDİ VE SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM

Lütfen bu Sayfayı aile ve arkadaşlarınıza iletin.


Mesajı gayrimenkul sigortası alanında çalışan bir arkadaşımdan aldım. Okumaya değer bir yazı.

Bu, göndermediğiniz takdirde listenizde bulunan birinin bu tür olaylardan haberdar olmadığı için aynı şeyleri yaşamasına neden olabilecek türden bir e-mail. Bu kötü olay geçtiğimiz hafta, orijinal mesajı yazan bayanın erkek kardeşi ve eşinin başından geçmiş.

Çıkan bir yangında çiftin evi tamamen yanmış ve geriye külden başka bir şey kalmamış. İyi bir sigortaları olduğundan, ev ve birçok eşya sigorta tarafından karşılanacak. Bu iyi haber.

Ancak, yangının sebebini öğrendiklerinde dehşete düşmüşler. Sigorta enspektörü birkaç saat boyunca küller arasında yangını çıkış sebebini araştırmış. Enspektör yangının başladığı yerin evin banyosu olduğunu tespit etmiş ve evin hanımına banyodaki prize ne gibi aletlerin takılı olduğunu sormuş. Kadın saç maşası, saç kurutma makinesi gibi bilindik şeyleri sıralamış. Enspektör kadının saydığı her aletten sonra 'Hayır, bu yüksek sıcaklıklarda parçalanabilecek bir şey' deyip durmuş. Ardından kadın birden banyodaki prizlerden birinde Glade oda parfümünün takılı olduğunu hatırlamış.

Sigorta enspektörü hemen atlayıp yangının sebebinin bu cihaz olduğunu söylemiş.

Enspektör bu prize takılan oda parfümlerinin yangınlara diğer ev aletlerinden çok daha fazla sebep olduğunu söylemiş. Bu cihazlarda kullanılan plastiğin çok İNCE olduğunu ve hatta bir yangın sonrasında geriye böyle bir şeyin varlığını kanıtlayacak hiçbir şeyin kalmadığını anlatmış. Enspektör duvardaki prize baktığında, oda parfümünden geriye kalan iki metal parçasının hala orada olduğunu görmüş.

Çiftin banyoda kullandıkları oda parfümünün üzerinde küçük bir gece lambası bulunuyormuş. Gece zaman zaman ışığın sönükleştiğini ve ardından tamamen söndüğünü fark etmişler. Birkaç saat sonra ışık kendi kendine tekrar yanmaya başlıyormuş. Enspektör cihazın çok ısındığında lambayı patlatmak yerine sönükleştiğini ve soğuduktan sonra tekrar yanmaya başladığını, bunun da bir uyarı işareti olduğunu söylemiş.

Enspektör ayrıca birçok evin bu sebepten yandığını gördüğünden, kendi evinin hiçbir yerinde asla prize takılan tip oda parfümü kullanmadığını söylemiş.

LÜTFEN BU Sayfayı ADRES DEFTERİNİZDEKİ HERKESE GÖNDERİN.

YALNIZCA BİRİLERİNİN EVİNİ DEĞİL, O KİŞİLERİN HAYATINI DA KURTARABİLİRSİNİZ!

slim
03.11.08, 23:33:57
yücel senin facebook'ta bi resim war... bozatlıların ordaki toplantı mı maç mı ne artık bilmiyorum... işte milletin ismini yazmışsın felan... o resimde arda yok ki, arda diye yazdığın kişi arda ise ben ardayı henüz tanıyamamışım:D
aha link de burda... bir de siz bakın ey ahali ben mi yanılıyorum acaba??


http://www.facebook.com/photo.php?pid=1338087&op=1&view=album&subj=555340908&aid=57741&auser=532423689&id=532423689&ref=mf

ersev
08.11.08, 12:43:40
M. Emin Koç, Tayyip Erdoğan'ın, her ABD gezisinde (!) ödül aldığı Yahudi ADLİ adlı örgüt hakkında ilginç bir yazı yazmış;

"Zaman en büyük tefsirdir" der eskiler. "Gerçekler zamanla an*laşılır'' kelam-ı kibarını nazar boncuğu olarak kullanırlar zamane I çocuklar. Dolayısıyla şu malum "diyalog masalı"nm orijinine, gefM çek sahiplerine ve yerli taşeronlarına Zaman'dan bir ayna tutalım! da suret-i Hak'tan görünenlerin maskeleri düşsün, foyaları ve bo-J yunlardaki haçlar ortaya çıksın...

Yorumsuz sunacağım iki belge de Zaman gazetesinden... Ba*kın bakalım kimin eli kimin cebinde, kim kimlerin adamı, kim kim-1 ier adına diyalog işine taşeronluk yapıyor?

Son bir hatırlatma; bu yazıyı "Papalık misyonunun Müslüman kılıklı yerli parçalan için bir foyametre" olarak kesip arşivinize alma»

nızda fayda var.

Önce, 20 Kasım 1992 günkü Zaman'ın 2. sayfasındaki "ABD'de Yahudi mafyası: ADL" başlıklı ve Yunus Altmöz imzala araştırmadan bazı bölümleri aktaralım:

"İngiliz Farmasonluğu'nun Yahudi kolu olan B'nai Brith'in eti kişi altındaki ADL (Anti-Defamation League) 1913 yılında kurul

muştur.

ADL adeta, Amerikan mafyasının halkla ilişkiler bürosu gibidir!

Kurdukları "Denizaşırı Yatırımcılar Servisi" adlı şirketle milletlerarası silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, kirli parayı aklama gibi işlem yürütmektedir
--

İşgal altındaki Filistin topraklarında ve Kudüs'ün Hıristiyan ve Müslüman bölgesinde geniş arazilerin kanunsuz alım-satımınm or-tava çıkarıldığı emlak skandali da yine işin içinde ADL'nin varlığını ortaya koyuyor

ADL, Amerika içinde FBI kanallı muhtelif operasyonlarla ilişki*sini sürdürdü. FBI ise Kongre tarafından suçlandığı zaman suçu da*ima ADL'nin üzerine attı. ADL'nin bilinen cinayetleri şunlardır: 15 Ağustos 1985'te Kafkasyalı Müslüman Lider Tscherim Sobzo-cov, evinin önünde bombalı saldırı sonucu öldürüldü... Musevi iken Hak din olan İslam'a dönüş yapan Prof. İsmail Raci Faruki ve eşi 1985'in Ramazan'ında sabaha karşı evlerinde bıçaklanarak öldü*rüldüler... Gandhi ve Palme suikastlarının arkasında da ADL'yi gör*mekteyiz.

ADL, tam mesai ile çalışan gizli istihbarat memurlarının bir kıs*mını Amerikan Hükümeti Adalet Bakanlığı'na bağlı Özel Soruştur*malar Ofisi'nde (OSI), bir kısmını da İsrail otoriteleriyle Tel Aviv'de çalıştırmaktadır.

İsrail Devleti kurulduğundan beri ADL, İsrail Gizli Servisi MOSSAD ile hususi ilişkilerini daima sürdürmüş, İsrail mafyasıula da yakın bağlantılar kurmuştur... ADL-Sharon grubu ihtilaflı bö! :-lerde satın aldıkları evlerde militan Yahudiler'i yetiştirdiler..."

Kim yazıyor bütün bunları ve danasını; 20 Kasım 1992 günkü Zaman gazetesi... Dilerseniz ADL'ye ilişkin bilgileri tekrar okuyun.



10 Mart 1998 günkü aynı Zaman gazetesinin "Diya-°S çabaları devam ediyor" başlıklı ve Selçuk Gültaşlı imzalı haberi-





3 gündür Türkiye'de bulunan Yahudi Liderler Heyeti, Başbakan Yılmaz, Orgeneral Çevik Bir, TBMM Başkanı Çetin ve Dışişleri

Bakanı Cem'den sonra Fethullah Gülen ile görüştü... 55 Yahudi örgütünü temsilen Türkiye'de bulunan 59 kişilik (AYÖBK) Amerikan




Yahudi Örgütleri Başkanları Konferansı Heyeti, Fethullah Gülen'in Türkiye'deki ve yurtdışındaki çabalarını önümüzdeki yüzyılın 'Barış' asrı olması açısından önemsediklerini ve söz konusu projeye büyük ilgi duyduklarını belirttiler...

Görüşmede; Gülen'in, ABD'nin en etkili Yahudi Lobisi olan "ADL'nin (Anti-Defamation League) teklifiyle hazırladığı "hoşgö*rü ve diyalogla ilgili kitap" da gündeme geldi. Gülen, İngilizce ola*rak hazırlanan kitap üzerindeki çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu, bittiğinde insanlann hizmetine sunacağını söyledi. Kitap, ADL tarafından basılarak dünyanın dört bir yanında dağıtılacak..."

Tek harf dahi ilave etmeden aktardım; 10 Mart 1998 günkü Zaman gazetesi aynen böyle yazıyor a dostlar.

Şimdi anladınız mı ADL kim, Fetullah Gülen ne iş yapar, "hoş*görü masalı ve diyalog kitabı" ne? Hala fark edemediyseniz her iki "Zaman haberi" ni tekrar okuyun lütfen; gerçekler zamanla anlaşılır çünkü.

Kasırga
11.11.08, 13:43:58
öğlen carfurdaydım ilk gişeye acelesi olan biri yaklaştı hemfendi servise yetişçem acil çıkabilirmiyim burdan dedi,kasiyer burdan çıkış yok dedi,bende burası kadıköymü dedim en son kasiyere kolonya tutuyolardı ben çıkarken,kız bayılmıştı:D

ersev
11.11.08, 14:15:23
MSG NEDİR?…
MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.
MONO SODYUM GLUTAMAT
Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
olarak algılanmasını sağlıyor.
Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
MSG ZARARLI MI ?
Buna okuduktan sonra siz karar verin.

Bu madde Nörotoksin.
Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA
(Epilepsi)
Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı)
Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite.
Büyüme hormonu baskılanması.
Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.
Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.
Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki
bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor.
Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği
CİPS'lerde çok kullanılmakta.
Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar,
renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.
Şimdi diyeceksiniz ki,
Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri
insaf, merhamet gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek,
çok daha büyümektir.
Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda
sunulur. Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça
rastlarsınız. Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de
beyinlerimize kazınır adeta. Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu
ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz. Mesela Cips.
Semt pazarlarında 3 kg. patatesi 1 ytl.ye alabilirsiniz. Oysa ki 50
gram CİPS 1 liradır. Yani 1 kg. Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında
bile değiliz. Olumsuz etkileri de cabası. Ya bu
mamulleri üretenler !….
Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik
ve doğaldır.
Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı?
Ben henüz rastlamadım.
Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan
çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler,
çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine
çıkması ve benzerleri.
Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.
Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da
madalyonun diğer karlı yüzüdür.

coto28
15.11.08, 17:07:41
http://img125.imageshack.us/my.php?image=y1pakiqbhctdg4zejueuguawo7.jpg

Özkanın resminin görünür hali,güzel bir paylaşım...
http://img125.imageshack.us/img125/4189/y1pakiqbhctdg4zejueuguawo7.jpg

badluck
15.11.08, 20:01:38
http://patrz.pl/filmy/id/336046

herkes izlemeli

B@lıkçı
17.11.08, 01:28:30
PKK lılara şehit diyen Yılmaz Erdoğan ve ailesini protesto ediyoruz
http://www.turksolu.org/113/foto/yilmaz_erdogan.jpg


"Mektup" adı altında yazdığı uzun yazıda, resmen çocuk katili bölücü teröristlerle Mehmetçiği bir kefeye koydu. Hürriyet tam sayfa ve CNN Kürt her saat başı bu bölücü yazıyı tekrar tekrar verdiler.

Erdoğan yazısında Güneydoğu´da kimsenin kimseye ateş etmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam ediyor: "Kimse ateş etmesin, kimseye. Hiçbir gerekçeyle. Hatta kendini savunmak için bile...Çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun ve masum güzel bir kelime, masum kal..."

Yani, hain terörist çoluk çocuk öldürecek, köy basacak, vatan evladı Mehmetçik NE dürüst vatandaşı ne de kendisini savunmayacak. Pes doğrusu!..

Devam ediyor. "Yazgı birini kışlaya birini dağlara götürmüş."Mırın" denir Kürtçe´de "Ölüm"dür Türkçe´de. Vah vah vah!.. Neredeyse kardeş katili teröristler için ağlamamızı istiyor! ..Erdoğan

Pislik terörist ile vatan borcu için gönüllü olarak askere giden Ana kuzusu askerimizin aynı kaderi paylaştığını hangi cesaretle söyleyebiliyor?

Bakın Erdoğan, kendi aşiretindeki köleliği daha kaldıramadan, yazısında neler yumurtluyor: "Ve Türkçe, güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir. Kürtçe´yi bu cendereden çıkarabilir. Alır bu Mezopotamyalı kardeşini, önce yaralarını iyileştirir. Onu özgürleştirir.."

Devletine isyan et. Dağlara çık, 30 yıl önüne geleni öldürürken "gerilla" de. Hesabı sorulup çocuk katillerinin dağlara leşleri bir bir serilince utanmadan "Yazgı, kader mahkumu" deyiver.

Aynı ermeniler gibi. Fransız üniforması giyip yüzyıllarca birlikte yaşadıkları insanlara arkadan ateş açtılar. Hesapları tutmayıp boylarının ölçüsünü alınca "biz masum insanlarız. Türkler bizi katletti vs..." demeleri gibi...

Her hain layık olduğu cezayı ER geç alır. Yılmaz Erdoğan tiyatrosunda her fırsatta kendi çocukluğundan söz ederken, "Hakkari´de askerler kurşun atar, biz de onları ellerimizle yakalamaya çalışarak oyun oynardık." şeklinde anılar anlatır ve açık açık TSK ile kafa bulur. Onursuzlarda bunu yılışık yılışık alkışlar. Yılmaz Erdoğan NE "kalleş dost" NE de "mert düşman" olabilmeyi becerebilmiştir.

Ciwan HACO konseri için toplanan kalabalığa "Kürtçülük" nutku atarken, "güvercin" kanadına yazdığı mektuplarda "Timsah gözyaşı" döküyor. Ama "İç ülkeden iç ülkeye" diye şiirinde kastettiği Kürdistan´dan hiç söz etmiyor bu mektubunda.

Yazdığı mektup, bizim mütareke medyası tarafından bin bir türlü duygu sömürüsü ile servis edilmeye çalışılsa DA artık mızrak çuvala sığmıyor. Tamda TSK´nın sınır ötesi operasyon hazırlığı yaptığı şu sırada mı depreşti Yılmaz Erdoğan´ ın yüreğindeki "barış" sevgisi.

Yılmaz Erdoğan´a Doğu, Güneydoğu ve Irak´ı ondan çok daha iyi bilen biri olarak soruyorum:

Türk Kürt kardeşliğine ve ateşkese bu kadar önem veriyorsan, yıllarca PKK´nın yayın organı, terör yanlısı ve aşırı Kürt milliyetçisi, Özgür Gündem´de ve PKK saflarında faaliyet gösteren kardeşin Mustafa Erdoğan´a neden bugüne kadar engel olamadın? Yoksa sendemi aynı saflardaydın da haberimiz yoktu?

Çok değil, 1997´de kardeşin meşhur değilken, PKK´nın "kalemiz" dediği, Kuzey Irak´taki Zap kampında 5 Türk askeri rehin tutulurken kardeşin de orada yatıp kalkardı.

Büyük gazete ve televizyonların Diyarbakır muhabirleri ile bölücü Özgür Gündem´in Ankara temsilcisi ve muhabiri olarak kamplara gider gelirdi. O zaman kan akmıyor muydu? O zaman kardeş değil miydik.

Kardeşin yerel kıyafetlerle, "gazeteci" adı altında gözlerimizin önünde terörist kamplarında fink atarken, özellikle kamp komutanı azılı terörist Rıza Altun´un dizinin dibinden ayrılmıyordu.

Rehin Mehmetçikler adına, onun da senin de ne yaptığını ben göz tanığı olarak gördüm…

Delikanlıysan çık "bunları bilmiyorum" de!..

Kardeşin internetteki özgeçmişine bu çalıştığı terörist gazetesini ve O yılları koymamış. Sorsana acaba neden?

Belki hatırlarsın, sen de vardın. Kürt milliyetçisi kardeşin, şarkıcı Gülben´le tüm medyanın önünde göstere göstere meydan okurcasına Kürtçe şarkı eşliğinde dünya evine girmişti. Kimsenin gözünden kaçmıyor?

Şimdi kalkmış sanki Türkiye bir ülkeyle savaşıyormuş gibi laf ebeliği yapıp, teröristle tertemiz Mehmetçiği bir görüp milleti "Barış"a mı davet ediyorsun?

Abi kardeş dünyanın terrorist dediği PKK´ya halkın huzurunda siz de "terörist" deyip, çoluk çocuk masum insanları öldürmemeleri, okul, sağlık ocağı ile yol makinelerini yakmamaları için önce onlara mektup yazmanız gerekmez mi?

Sevgili okurlar keşke türlü kelime oyunlarına hiç başvurmadan, delikanlıca çıkıp ben "Kürtçüyüm" diyebilseydi daha dürüst davranmış olurdu. Tabi böyle bir kaygısı varsa.

Siyasal Kürtçülerin başvurdukları en büyük yöntem budur. Ağızlarını açtıklarında bol bol kardeşlik, eşitlik, barış ve sevgiden söz ederler. Ancak hava kararınca gündüz birlikte çay içtikleri komşularına kurşun yağdırmaktan geri kalmazlar.

Mertlik, delikanlılık, barış, çocukların geçtiği yollara mayın döşeyerek olmaz!

Akrabalarına ve kardeşine önce bunu hatırlat .....



Kaynak/T.Lobby/E. Caner

ersev
20.11.08, 13:25:39
Sevgili Dostlar;

Dünya bir avuç yahudiye teslim demiştim. Düşünün adamlar o kadar çok kollarını genişletiyorki, Amerika bile onların avucunda...

Arap Dünyası hem parasını oraya yatırıyor, hemde diğer ülkeler gibi esir oluyor.

Yahudileri ne kadar tanıyoruz acaba? Her yerde adamlarını kullanıyorlar.

Sana iyi görünüyorlar. Yardımsever görünüyorlar.

Başka ne olabilir?

Camiye bile girerler. Yanında saf tutarlar. Amaç sendenmiş gibi görünüp seni çözmeye çalışmak.

Sonrada sana uygun kılıf uydurmak.

Ve senin içinden birilerini seçip doldurup üzerine salmak.

Bunu anlayamazsın, heryerde olabilir.

Bana göre Hıristiyan alemini bile kullanıyorlar. Onların Allah'ı yok.

Onların Allah'ı para ve kendi yönetimlerini kurmak.
Kısacası Dünya'ya hükmetmek.
Bunu yapmak içinde özel eğitilmiş insanları kademe kademe kullanmaktır.
Bu bir yazarda olabilir, İşadamıda, politikacıda.Amaç para karşılığı sunni kaos yaratmak.
Mesela; Pkk, alevi, başörtüsü, gibi olayları musallat edip senin huzurunu bozmak.
Mikropları besleyip üstüne salmak.Kürtleri kışkırtmak.Ülkemizi bölmeye çalışmak.
Kürdistan sözü altında Kürtleri kandırmak.Onlara gizliden silah sağlamak.Senin çiftçiliğini bitirmek.
Tarihini çarptırmak.Gelenek göreneklerini bozmak.Öz Türkçeni unutturmak.
Kendi ürünlerini ve yaşantılarını sana yaymak.
Bunlar sadece Türkiye için planlanan oyunlar.
Ya diğer Ülkeler ne durumda?
Bir kafanızı kaldırın göreceksiniz.Huzurlu bir tane Ülke yok.
Tabiki ilk hedef İslam Dünyası.Sonra Hıristiyan alemi.Parayla seni esir almak.
Sana rakipler bulmak, beslemek ve sürekli seni rahatsız edip yükselmeni, kalkınmanı engellemek.
Ülkemizi ABD'ye esir etmek.Zaten ABD yahudilerin himayesinde.
Bir avuç İsrailin amaçları daha bitmedi.Zamanla göreceksiniz.Daha çok saldırılar olacak.
Tüm Dünya'nın ekonomisi ABD Borsalarına bağlı gerisini siz düşünün.Sadece Türkiye değil Dünya ABD esiri .
Çok dikkatli davranmalıyız.Kışkırtmalara karşı uyanık olmalıyız.
Ülkemizi; her kim olursa olsun zarara uğratmaya çalışanlardan arındırmalıyız.
Bir gün onlarında sonu yakın olacak.O zamana kadar bizler daha sıkı sarılmalıyız birbirimize...

Not:Ahmet idiz kardeşimizin yazısı

badluck
25.11.08, 21:38:39
orucbey alıntıdır..tanıdıgı degıl sadece mail yolu ile gelmiştir..ricada bulundu bende buraya yapıştırdım..

Cerrahpasa tip Fakültesi Onkoloji Çocuk bölümünde yatan 7 yasinda Lösemi hastasi Damla Ahsan için AB-Negatif taze kana ihtiyaç duyulmaktaymış

DOKTORLARA GÖRE EN AZ 6 AY DEVAMLI KAN GEREKİYOR

Yardim etmek isteyenler olursa asagida yazili cep telefonundan damlanın annesine ulasabilirler.

Zor durumda olan bu çocuga yardim edelim.
onunda bizler gibi yaşamaya hakkı var..
imkanı olan arkadaşların bu konuya duyarlı olacağını biliyorum..

Damla'nin Annesinin tel.no. : 0532 411 32 53

badluck
27.11.08, 17:09:24
AŞAĞIDAKİ YAZIYI BİR ORTAOKUL ÖĞRENCİSİ, OKULUNUN DUVAR GAZETESİNE
YAZMIŞ.
İNANILMAZ GUZEL VE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI
İYİ DE YAPMIŞ.



Bu ülkede yasayan her insanin bağımsızlığını ve demokrasisini
borçlu olduğu
insan:




ATATÜRK...


Gençliğinde kot pantolon giyememiş.

Sevgilisinin elinden tutup
hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş...
Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak
şirketinin,
first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...

Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej
esliğinde
Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...
Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan
ayağında
spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...
Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren
mini etekli
ponpon kızlar da yokmuş...
Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize
döktükten sonra
timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not
alacağı bir
cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde
bulunacakları
da cep telefonundan öğrenememiş!
Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks
çekemeden,
İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden
gitti ..

Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra
arabaya atlayıp
sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur
atamadı.

Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.
Atatürk'e acıyorum...


Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir
dönemde dünyaya gel,

sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini
getir. Aaaah ah...
Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak,
babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunları yapmadı Atatürk...

Keyif çatmadı...
Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...

ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE
SADECE
BU MILLETIN BAGIMSIZLIGINI ISTEDI.

BÜTÜN SUÇU

2 KADEH RAKI IÇMEKTI
O KADAR.....

muhammetevli
06.12.08, 16:36:06
Kurtlar Vadisi yayından kalktı!

Polat daha İskender'i yakalamadı. Muro'nun akıbeti belli olmadı. Memati, Abdulhey hesaplaşmadı. Vadi hayranları şokta Show TV aldığı ani bir kararla diziyi yayınına ara verdi... Peki şimdi ne olacak? Show Tv'nin içinde bulunduğu ekonomik sebeplerden ötürü Pana Film'in yapımcılıklarını yaptığı Kurtlar Vadisi ve Eşref Saati dizileri yayını askıya alındı... Ocak ayında Pana Film ile Show Tv tekrar masaya oturacak...

Dizilerin kaldırılmasının ekonomik nedenlerden olduğu söylenirken, Show TV'nin Pana filme uzun zamandır ödeme yapmadığı da ortaya çıktı. Taraflar konu ile ilgili net bir açıklama yapmaktan kaçınırken, kararın alınmasında Pana Film'in geciken ödemelerinin yattığı gelen bilgiler arasında. Benzer olaylar ekonomik krizin yeni başladığı dönemde de yaşanmış, Show TV bölüm başına 750 bin YTL'yi bulan ödemeden indirim yapılmasını istemişti.

slim
16.12.08, 22:47:13
"Okuduğum ve mizahi de bulduğum bir yazar, 'bu filmle Ferrari alır' diyor. Ben Ferrari'yi satalı on yıl oldu, kitabı bile çıktı."

cem yılmaz, kendisini eleştiren biri için yaptığı yorum...
kitap da "ferrarisini satan bilge"ydi sanırım... okumuştum çok geyik bir kitap...
ne kadar popüler ise o kadar geyik oluyor kitaplar...
herkes bişey warmış gibi alıyodu dedim ben de bakayım neyi okuyo millet, aa bi baktım "hiç" :D

ama cem yılmaz yine gömmüş lafı...

ersev
20.12.08, 12:57:28
01 – Akşemseddin: Pasteur ’dan 400 sene önce mikrobu bulmuştur
02 – Ali Kuşçu: Büyük astronomi bilgini. İlk defa ayın şekillerini anlatan kitabı yazmıştır.
03 – Ebul-Vefa: Trigonometri’de tanjant,cotanjant,sekant,kosek ant ’ı bulan büyük alimdir
04 – Biruni: İlk defa dünyanın döndüğünü ispat etmiştir.
05 – Ebu Kamil Şü’ca: Avrupaya matematiği öğretmiştir.
06 – Ebu Ma’şer: Med-Cezir (Gel-Git) olayını ilk o bulmuştur.
07 – Battani: Dünyanın en büyük kaşifidir. Trigonometrinin kaşifidir
08 – Cabir Bin Hayyan: Atom bombası fikrinin babası ve kimya biliminin atası büyük alim
09 – Cezeri: 8 asır önce otomatik sistemin kurucusu ve bilgisayarın babasıdır
10 – Demiri: Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini yazmıştır.
11 – Farabi: Ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamıştır.Sesin fiziki izahını ilk defa o yapmıştır
12 – Gıyasüddin Cemşid: Matematikte ondalık kesir sistemini ilk o bulmuştur.
13 – İbn Cessar: Cüzzamın sebebini ve tedavisini 900 sene önce açıklamıştır
14 – İbn Hatip: Vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklamıştır
15 – İbn Firnas: Wright kardeşlerden bin sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştirdi.
16 – İbn Karaka: 900 sene önce harika bir torna tezgahı yapmıştır
17 – İbni türk: Cebirin temelini atan bilginlerdendir
18 – İdrisi: Yedi asır önce bugünkü ne çok benzeyen dünya haritası çizmiştir
19 – İbni Sina: Eserleri Avrupa üniversitesinde 600 sene ders kitabı olarak okutmuştur. Tıbbın babasıdır. AVRUPA ya göre adı AVICENNA’dır.
20 – Kadızade Rumi: yaşadığı asrın en büyük matematik ve astronomi bilginidir. Fizik kurallarını astronomiye uyarlamıştır
21 – Kambur Vesim: verem mikrobunu R.Koch’tan 150 sene önce keşfetmiştir
22 – İbnünnefis: avrupalılardan üç asır önce küçük kan dolaşımını keşfetmiştir
23 – Piri Reis: 400 sene önce bugünküne en yakın dünya haritasını çizmiştir.
24 – Ömer hayyam: Cebiri oluşturandır. İlk defa o bulmuştur
25 – İlk kağıt fabrikasını kuran alim İbni Fazıl
26 – İlk kağıt fabrikasını kuran alim İbni Fazıl
27 – Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden; alim Razi
28 – Mikrobu ilk tanımlayan alim Akşemseddin
29 – Cüzzamı bulan alim ... İbni Cessar
30 – Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan alim İbni Hatip
31 – Verem mikrobunu bulan alim Kambur Vesîm
32 – Retina tabakasını bulan alim İbni • Rüşd
33 – İ lk göz ameliyatını yapan alim Ammar
34 – İ lk kanser ameliyatını yapan alim Ali bin Abbas
35 – Küçük kan dolaşımını bulan alim İbnünnefis
36 – İ lk Tabipler odası başkanı Ali bin Rıdvan
37 – Sıfırı ilk kullanan alim Harizmi
38 – Trigonometriyi ilk bulan alim Battani
39 – Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan alim Ebul Vefa
40 – Trigonometri kitabını yazan alim Nasiruddin Tusi
41 – İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan alim İbni Yunus
42 – Binom formülünü ilk bulan alim Ömer Hayyam
43 – İlk difransiyel kitabını yazan alim. Sabit bin Kurra
44 –Ondalık kesiri ilk bulan alim Gıyaseddin Cemşid
45 –İlk usturlabı yapan alim Zerkali
46 –Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim Biruni
47 –Dünyanın çevresini ilk ölçen alim Musa kardeşler
48 –Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim Fergani
49 –Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen ve ilk cetveli geliştiren alim Cabir bin Eflah
50 –İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan alim Ahmet bin Musa
51 –Sibernetiği ilk kuran alim. İsmail-El Gezeri
52 –İlk optik temellerini koyan alim İbni Heysem
53 –Sesin fiziki açıklamasını ilk yapan alim Farabi
54 –İlk torna tezgahını yapan alim İbni Karara
55 –Kanatlarla uçan ilk alim Hazerfen Ahmed Çelebi
56 –İlk uçağı yapan alim Ebu Firnas
57 –Yer çekimini ilk bulan alim Razi
58 –Sarkaçlı saati ilk yapan alim İbni Yunus
59 –Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan alim Hazini
60 –Atomun parçalanabileceğim ilk bulan alim Cabir bin Hayyan
61 –Gök kuşağını ilk açıklayan alim Kutbettin Şirazi
62 –İlk kimya laboratuarını kuran alim. Cabir
63 –Saf alkolü ilk elde eden alim Razi
64 –Fosforu ilk bulan alim Beşir
65 –Havan topunu ilk bulan alim Fatih Sultan Mehmed
66 –İlk kıta seyahatnamesini yazan alim İbni Battuta
67 –İlk dünya haritasını çizen alim Mürsiyeli İbrahim
68 –İlk ecza kitabını yazan alim İbni Baytar

B@lıkçı
21.12.08, 16:09:37
Birgün bizde yardıma ihtiyaç duyabiliriz. Konuy aşağıda belirtiyorum.
2 yaşında lösemi hastası yiğenim var doktorun söylediği ilacı kayseride bulamıyoruz tüm Türkiye'den yardım istiyoruz yiğenime lazım olan ilacın adı dekort 50 mg veya 75 mgtablet dir ilaç pahalı değil 50mg lık tablet 70 kuruş 75 mg lık ise 1lira 73 kuruş sizden istediğim yakınlarınızdaki eczanelerden sorup soruşturmanız bulduğunuz takdirde bana aşağıdaki numaralardan ulaşmanız

0506 653 63 82
0506 820 28 23
bir kutu hap birgünlük tür
bu yüzden şu kadar bulursak yeter diyemeyeceğim bulabildiğimiz kadar bulmalıyız bu ilacı ve sizden bir isteğimdaha var bu konuyu mail olarak kişi listenizdekilere yollarsanız çok sevinirim Allah hepinizden razı olsun yardımlarınızı bekliyorum

not: ilaç paraları size ödenecektir...

Kaynak:Ayyildizteam.org

ersev
27.12.08, 17:25:05
Bir ürünün hangi ülkeye ait olduğunu üzerindeki barkodun ilk üç numarasından anlayabilirsiniz. Peki hangi ülke hangi barkodu kullanıyor?

ülkemizin ürünlerini tüketmeye özen gösterelim her tüketilen ürün ülkemizin ekonomisine ve çalışanlarına fayda sağlayacakdır.

İşte ülkelerin barkodları:

00 to 13 UCC (USA & Canada) us/ca
20 to 29 In-store numbers
30 to 37 GENCOD-EAN France fr
380 BCCI (Bulgaria) bg
383 EAN Slovenija si
385 EAN Croatia hr
387 EAN-BIH (Bosnia-Herzegovina) ba
400 to 440 CCG (Germany) de
45 + 49 Distribution Code Center DCC (Japan) jp
460 to 469 UNISCAN - EAN Russia (Russian Federation) ru
471 EAN Taiwan tw
474 EAN Estonia ee
475 EAN Latvia lv
476 EAN Azerbaijan az
477 EAN Lithuania lt
478 EAN Uzbekistan uz
479 EAN Sri Lanka lk
480 PANC (Philippines) ph
481 EAN Belarus by
482 EAN Ukraine ua
484 EAN Moldova md
485 EAN Armenia am
486 EAN Georgia ge
487 EAN Kazakhstan kz
489 HKANA (Hong-Kong) hk
50 e.centre gb
520 EAN HELLAS (Greece) gr
528 EAN Lebanon lb
529 EAN Cyprus cy
531 EAN-MAC (FYR Macedonia) mk
535 EAN Malta mt
539 EAN Ireland ie
54 EAN Belgium.Luxembourg be/lu
560 CODIPOR (Portugal) pt
569 EAN Iceland is
57 EAN Danmark dk
590 EAN Poland pl
594 EAN Romania ro
599 EAN Hungary hu
600 - 601 EAN South Africa za
608 EAN Bahrain bh 048
609 EAN Mauritius mu
611 EAN Maroc (Morocco) ma
613 EAN Algerie (Algeria) dz
616 EAN Kenya ke
619 Tunicode (Tunisia) tn
621 EAN Syria sy
622 EAN Egypt eg
624 EAN Libya ly
625 EAN Jordan jo
626 EAN Iran ir
627 EAN Kuwait kw
628 EAN Saudi Arabia sa
629 EAN Emirates ae
64 EAN Finland fi
690 - 695 Article Numbering Centre of China - ANCC cn
70 EAN Norge (Norway) no
729 Israeli Bar Code Association - EAN Israel il
73 EAN Sweden se
740 EAN Guatemala gt
741 EAN El Salvador sv
742 EAN Honduras hn
743 EAN Nicaragua ni
744 EAN Costa Rica cr
745 EAN Panama pa
746 EAN Republica Dominicana do
750 AMECE (Mexico) mx
759 EAN Venezuela ve
76 EAN Switzerland ch
770 IAC (Colombia) co
773 EAN Uruguay uy
775 EAN Peru pe
777 EAN Bolivia bo
779 CODIGO - EAN Argentina ar
780 EAN Chile cl
784 EAN Paraguay py
786 ECOP (Ecuador) ec
789 - 790 EAN Brasil br
80 to 83 INDICOD (Italy) it
84 AECOC (Spain) es
850 Camera de Comercio de la Republica de Cuba cu
858 EAN Slovakia sk
859 EAN Czech cz
860 EAN YU (Yugoslavia) yu
867 EAN DPR Korea (North Korea) kp
869 UCCET (Turkey) tr
87 EAN Nederland nl
880 EAN Korea (South Korea) kr
885 EAN Thailand th
888 SANC (Singapore) sg
890 EAN India in
893 EAN Vietnam vn
899 EAN Indonesia id
90 - 91 EAN Austria at
93 EAN Australia au
94 EAN New Zealand nz
955 EAN Malaysia my
958 EAN Macau mo
977 Periodicals (ISSN)
978 - 979 Books (ISBN)
980 Refund receipts
981 - 982 Common currency coupons
99 Coupons

haylaz28
28.12.08, 13:42:57
Kolbastı kavgası!

Trabzonspor´un maç sonu gösterisi haline gelen kolbastı oyununa Giresunlular´ın da sahip çıkması iki kent arasında ufak çaplı bir krize yol açtı.

Trabzonspor’un maç sonu gösterisi haline gelen kolbastı oyununa Giresunlular’ın da sahip çıkması iki kent arasında ufak çaplı bir krize yol açtı. Giresunlular, oyun sırasında kendi şehirlerinin müziğinin kullanıldığını ileri sürerken, Trabzonlular ise, “Figürler de müzik de Trabzonspor orijinlidir” ifadesini kullanmaktalar. İki kent arasındaki gelişmeler merakla bekleniyor.
KAYNAK: Fanatik

muhammetevli
03.01.09, 16:09:14
Kurtlar Vadisi Pusu

Milyonları ekran başına kilitleyen Kurtlar Vadisi Pusu'nun yeni kanalı belli oldu.
Show TV ile anlaşmazlığa düşerek yeni bölümlerin yayınlanmasını durduran Kurtlar Vadisi Pusu, yeni bir kanalla anlaştı.

VE ANLAŞTILAR

Yeni bölümleri için diğer kanallarla uzun zamandır temasta olan dizinin yapımcıları Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener, sonunda atv ile anlaştı.

Böylece dizinin yeni bölümleri Şubat ayından itibaren atv ekranlarında olacak.

muhammetevli
16.01.09, 13:07:44
Lazlar da TV İstiyor

TRT'nin Kürtçe yayına başlamasının ardından, Lazlar TRT'ye iletilmek üzere internet üzerinden bir imza kampanyası başlattı. Kampanyada anadilde yayının anayasal bir hak olduğu belirtildi.

TRT’nin yeni kanalı TRT 6’nın uydu üzerinden 24 saat Kürtçe yayına başlamasının ardından, anadillerinde yayın yapılmasını talep eden bir diğer etnik grup da Lazlar oldu. TRT Genel Müdürlüğü’ne iletilmek üzere başlatılan imza kampanyasında, anadilde yayının anayasal bir hak olduğu vurgulandı.
İnternet üzerinden, faksla, telefonla ya da mektupla TRT Genel Müdürlüğü’ne “anadilde yayın” taleplerinin iletilmesini sağlamak amacıyla www.lazcayayinistiyorum.azlaguyi.com adresinde başlatılan kampanyada, Lazcanın Anadolu’da binlerce yıldır konuşulduğuna dikkat çekildi.
“Eğer ortada her yurttaşın eşit olarak faydalanabileceği bir hak varsa, anadili Lazca olan yurttaşlar da bu haktan faydalanmalıdırlar” denilen kampanyada, “Anadiline sahip çıkan herkes, yasalardan doğan bu hakkını kullanmak üzere devlet kurumu olan TRT’ye talepte bulunmalıdır” ifadesi kullanıldı.

TRT’ye eleştiri
Kampanya çerçevesinde hazırlanan internet sitesinde, Lazların yalnızca Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Pazar, Ardeşen, Arhavi ve Hopa’da yaşamadıkları, Marmara Bölgesi’nde ve büyük kentlerde de çok sayıda Laz’ın yaşadığı vurgulanarak, bu vatandaşların anadillerinde yayın yapılmasını talep ettikleri kaydedildi. TRT’nin, Lazcayı haftada yarım saat yayın yaptığı diller arasına da almadığı anımsatılan sitede, buna Lazca ile Rumcanın aynı dil ailesinden geldiğini gerekçe göstermesi iddiaları da eleştirildi.
Geçen hafta Çankaya Köşkü’ne çıkarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşen Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu da, TRT’nin Çerkezce yayın yapması yönündeki taleplerini Gül’e iletmişti.

Kaynak:milliyet

açıkcası ben de bu olayı kesinlikle destekliyorum , kürtçe tv var ise kesinlikle lazca da olmalı , ya da kürtçe tv olmayacaktı , yani ya hep ya hiç...

pendikliçotanak28
16.01.09, 21:51:51
belki göz ve kulak zevki açısından ve kültürümüzün yaygınlaşması adına güzel olur ama başından beri karşı olduğum bu uygulamanın çok farklı boyutlara geldiğinin farkında olmalıyız.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi dili anayasamızca değişmemek üzere belirllenmiş olan Türkçe dir.Türkçeden başka dil kullanılması ve kullananların amacı ve gelinen noktanın boyutu çok iyi kestirilmelidir.Kaldı ki dünyanın hiçbir ülkesinde olmamasına karşı devletin yayın organında resmi dilden başka bir dil(!) ile yayın yapılmasıı, ülkemiz üzerinde harita çizmek bayrak çıkartmak gibi alçakça planları olan eli kanlı terör örgütü pkk nın hedeflerinden biri olan kürtçe yayın hakkının verilmesi ne kadar doğrudur.Unutulmasın ki Osmanlıyı yıkan içten bölünmelerdi şimdi böyle bir ayrıcalığı yıllardır dağlarda uğruna şehitler verdiğimiz vatan toprağına göz diken harita çizen teröristlere vererek en büyük ve öncelikli hedeflerini başarmaları saağlandı peki ya sonrası Osmanlı ya gitmesin...
ama şu bir gerçektir ki biz lazlar Karaadenizliler olarak bu tv yi isteme amacımız da kise bi şüphe duyamaz çünkü hedefimiz filan yokl biz herşeyden önce TÜRK üz ve resmi dilimiz TÜRKÇE ile gurur duyuyoruz biz bu vatanın gerçek evlatlarıyız Topal Osman ların Ulubatlı Hasan ların torunlarıyız biz bu ülkenin her karışına kanını canını veren yiğitlerden aldığımız örf adet ve gelenekllerimizle yetişen gençleriz amacıımız da kültürümüzü örf adetlerimizi kısaca bizi biz yapan değerleri geçmişten aldığımız ilhamı gelecek kuşaklara aktarmak,yeni nesile geçmişini unutturmamak örf adetelerini değerlerini ilerletmeyi öğretebilmektir.
onun için Lazca tv yaada Karadeniz tv istiyoruz.hee yok kabul etmiyorlarsa derhal şu anki uygulamada son bulmalı o zaman..

TEK DİL,TEK DEVLET diyoruz...
çok yazdım biliyorum varsa yanlışım affola... Eren BAYRAK

çakmak
18.01.09, 23:39:48
Evet Laz Tv istiyoruz,Çepni Tv istiyoruz ve hatta Giresun'un BAĞIMSIZ ÇEPNİ CUMHURİYETİ diye ayrılmasını istiyoruz...
Versin lan hakkımızı bu ülkeyi bölmek isteyenler,versinler Türk'ün hakkını yiyenler bu ülkeyi adım adım satanlar versinler ulan hakkımızı...
Kürte tanınan hakları istiyoruz . . .

Bunun partiyle purtiyle alakası yok ben hakkkımızı istiyorum . . .

YAŞASIN ÇEPNİ HALKIN AYAKLANMASI . . .

BAĞIMSIZ ÇEPNİ CUMHURİYETİNİ KURANA KADAR SAVAŞALIM ZİGANAYA ÇIKALIM KÜMBETİ BASALIM KAZIKBELLİ OBALARINI YAKALIM HALKI KATLEDELİM HALKIMIZ İÇİN HAKKIMIZ İÇİN HAKKIMIZI ALALIM ...

Nasıl Olsa satılık cumhuriyette hak sahibi ediliriz :D :D

slim
29.01.09, 21:48:09
dawos'ta fırtınalar esiyor, kasımpaşalı reis postayı koyup, toplantıyı terk etti...
"yumuşak başlıyım ama uysal koyun değilim" basın toplantısındaki son sözü...
yürü bee tayyip baba...

izmitliçotanak
01.02.09, 20:19:31
Yahudi asıllı kulüp patronları

Chelsea / Roman Abramovich
Rus Yahudisi olan Abramovich ,zenginler listesinde İngiltere'nin en zengin adamı olduğu kabul görüyor. Petrol Yaklaşık 23,5 milyar dolar servetin sahibi olduğu bilinmekte. Forbes tarafından 2007 Dünya'nın en zengin 16. ve Rusya'nın 1. zengini konumunda. Aynı zamanda Chelsea ve CSKA Moskova kulüplerinin sahibi olmasıyla beraber açtığı futbol akademileri sayesinde Rus milli takımının kalkınmasına büyük emek ve para harcadı. Diğer yandan Hollanda'nın en büyük kulüplerinden ve önemli altyapılarından birine sahip olan PSV Eindhoven'ı, sağladığı maddi destek sayesinde Chelsea'nin pilot takımı konumuna soktu.
Daha önce de İsrail kulübü Hapoel Tel Aviv'i tıpkı Chelsea gibi satın almak istemişti fakat kulübün ilkeleri ve duruşu bu satış gerçekleşmedi. Fakat yine de Abramovich yakın dostu Lev Avnerovich'i devreye sokarak bu kulübün %75 hissesini satın aldı. Hapeol şimdi Chelsea için genç yeteneklerini hazırlıyor. Son hediyesi 18 yaşındaki İsrailli golcü Ben Sahar oldu. Bir Yahudi şirketi olan Amerika devi olan AEG şirketi ile sportif anlaşma yaptı. Bu şirket Amerika'da LA Galaxy, Chicago Fire, DC United ve Houston 1836 kulüplerinin aynı zamanda sahibi, dolayısıyla yapılan anlaşma gereği her yıl Chelsea Amerika'ya kampa gidiyor ve bu kulüplerle dostluk maçı yapıyor. Bu maçlardan maddi anlamda büyük bir pasta elde ediliyor. Bununla beraber kulüpler arasında, sağlık ve personel yani futbolcu alışverişleri işbirliği sağlanıyor.


Livepool / Tom Hicks - George Gillett Ortaklar
18 şampiyonlukla rekoru elinde bulunduran Liverpool, Ada'nın en popüler takımı. Liverpool, Tayland'ın eski Başbakanı Shinawata dahil olmak üzere toplam 5 kez satın alınmak için kapısı çalındı. Özelikle 2005'te yaşadığı Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, taliplerinin artmasında en önemli etken. Amerika'nın zengin işadamlarından Thomas Hicks ve George Gillett'in 479 milyon Pound'a aldıkları İngiliz ekibinde yeni patronların amaçları eski başarıları tekrarlamak.
Paranın 215 milyon Pound'u yeni yapılacak olan 61 bin kişilik Stanley Park Stadyumu'na, 44.8'i milyon Pound'u borçlara harcanacak. 220 milyon Pound ise hissedarlara verilecek.

George Gillett Liverpool'a ortak olmasıyla beraber Amerikan buz hokeyi takımı Montreal Canadiens'ın da sahibi olmasıyla biliniyor. NASCAR otomobil yarışları ve Gillett Motor Sportları yarışlarını düzenleyen de kendisi... Diğer ortak Hicks ise Bush ailesine yakınlığı ile tanınıyor. Daha çok spor medyasına hakimler ve Hicks Holdings LLC, Hicks Sports Group, beysbol kulübü Texas Rangers, hokey kulübü Dallas Stars'ın sahibi olmasıyla beraber geleneksel Mesquite Rodeo turnuvasını düzenliyorlar.


Manchester United / Baba Malcolm Glazer ve Oğulları
Manchester United'ın yüzde 28.1'lik hissesinin sahibi olan ABD'li ünlü işadamı Malcolm Glazer, hisselerin yüzde 75'inden fazlasını da satın alarak kulübü tamamen ele geçirmişti. Bu operasyon için 1.5 milyar dolar harcayan Glazer böylelikle İngiltere'nin en görkemli kulüp alışverişini gerçekleştirdi. Yönetimde başkan olarak görev yapan Roy Gardner ve üyelerden Ian Much ile Jim O'Neill'in istifalarıyla boşalan koltuğa oğulları Joel, Bryan ve Avram Glazer'i oturttu. Amerikan futbolu takımlarından Tampa Bay Buccaneers'in de sahibi olan Glazer'ın 2 oğlu Joel ve Bryan Glazer, bu kulüpte başkan yardımcılığı yaparken, diğer oğlu Avram Glazer, aile şirketlerinin yönetimini yürütüyordu. Manchester'ı alma aşamasında birçok tepkiyle de karşılaştı. Anti-Glazer'cı gruplar oluştu ve bazı taraftarlar FC United adında alternatif bir takım kurmalarının yanı sıra, bir maça 'Manchester'ı para için sevmiyoruz' yazılı pankartla çıktılar. Litvanyalı ve 7 çocuklu Yahudi bir ailenin Amerika'ya göç etmesinden sonra dünyaya gelen 79 yaşındaki işadamı baba Malcolm Glazer'in 5 oğlu ve 1 kızı bulunuyor. 2,3 milyar dolarlık servetiyle Glazer Ailesi Amerikan'ın en zengin 200 ailesinin arasında yer alıyor. Kulübün eski sahibi ve medya imparatoru olan Rupert Murdoch'ta tıpkı yeni sahibi Glazer gibi Yahudi asıllıydı.


Aston Villa / Randy Lerner
İngiltere'nin köklü kulüplerinden Aston Villa'nın Doug Ellis'ın başkanlığında ligi 16. bitirmesi taraftarları çileden çıkarttı. Bu kötü sonuçtan ötürü 45 yaşındaki Randy Lerner kendi kararlarını uygulamak için 62.6 milyon Pound'a Aston Villa'nın yüzde 90'nın sahibi oldu. Taraftarların bir çoğu başarısızlık yüzünden bu olaya fazla tepki göstermezken, sevinenler bile oldu. Lerner hedeflerini açıklarken en çok 10 yıl içerisinde başarılı bir takım yaratıp kupalar kazanmak istediğinin altını çizerken , en sevmediği şeyin maçı yönetici localarında izlemek olduğunu açıkladı.Onun bu yaklaşımını kendilerine yakın gören taraftarlar tıpkı kendileri gibi kazanmayı isteyen ve taraftar gibi düşünen Lerner'ı oldukça sevdi. Aston Villa ile beraber Amerikan futbol takımı Cleveland Browns'ın da sahibi olan Larner'ın kişisel serveti 1,5 milyar dolar civarında yer alıyor.




Portsmouth / Baba – oğul Gaydamak'lar
Tıpkı Abramovich gibi Rus Yahudisi olan milyarder Arcadi Gaydamak'ın oğlu Alexandre Gaydamak, Portsmouth kulübünü 2006 yılında kulübün tüm hisseleri için 62 milyon sterlin ödeyerek satın aldı ve İngiliz futbolunda kulüp sahibi olan ikinci Rus oldu. Baba Arcadi'de tıpkı oğlu gibi bir futbol tutkunu olmasına rağmen büyük oynamıyor ve İsrail'de sahip olduğu Beitar Jerusalem takımıyla yetiniyor. İsrail ve Rusya'da medya sektöründe çok ciddi bir konumda yer alan Gaydamak'lar, politikanın yanı sıra İsrail ve Yahudilik adına büyük yaptıkları ciddi çalışmalarla büyük saygı görüyorlar.


Tottenham / Daniel Levy
Tottenham'ın İngiliz Yahudisi patronu Levy zor günler geçiriyor. Amerika'da küresel kriz nedeniyle arka arkaya batan yatırım bankalarının mağdurlarından biri olmasıyla beraber, sezonun ilk yarısı tamamlanan Premier Lig'de Tottenham'a transfer için 105 milyon euro harcadı. Sonuç olarak şampiyonluk beklenen takım bugün 16. sırada yer alıyor. ABD'nin en büyük bankalarından biri olan Bear Stearns'in batmasıyla beraber tam 400 milyon sterlini uçan Levy, şimdi kendini kurtarmak için Tottenham'ı satmak zorunda…

şebinkarahisarlı
04.02.09, 22:47:31
Biliyormuydunuz ?

Firma karının % 50 sini İsrail Ordusuna aktarıldığını...

Dünyada en çok coca cola sevenlerin müslümanlar olduğunu

Belçika da Sağlık Bakanı Luc Van Den Bossche'nin Coca-cola 'nın
şişe veya kutulardaki tüm ürünlerinin piyasadan çekilmesini emrettiğini...

Ve Bakanlığın, Coca-Cola ürünlerini içen kişilerde ciddi zehirlenmeler
görüldüğünü belirterek, Coca-Cola' nın içinde kandaki alyuvarların
erimesine neden ve kansızlığa yol açan 'hemolyse' maddesinin
bulunduğunu açıkladığını...
VE AYRICA CENABIALLAH BİR AYETİNDE BUYURUYORKİ

'Ey iman edenler! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Şüphesiz ki Allah zâlimler gürûhunu hidayete erdirmez.' (Mâide: 51

şebinkarahisarlı
04.02.09, 22:52:01
Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in karikatürlerini çizen
Danimarkalı karikatürcü yaratık, evinde çıkan bir yangın sonucu
yanarak can vermiş !!!
Danimarkalılar bu haberi kimseye duyurmuyormuş NE BÜYÜKSÜN YARABBİ

apache.1921
10.02.09, 23:44:42
Sesimizi Duyacak İnsanlar İstiyoruz
Bu semte emek vermiş insan ve esnaf, artık tek ses olmuş destek olacak yönetim istiyor. Muhalefet istiyor. Bu muhalefeti yapacak olan yok mu?


Kasımpaşa’mızın yıllardır yükselen değeri futbol şu an ki konumuyla bizi mutlu edebiliyor olabilir ama yönetimin saçmalarcasına taraftara karşı uyguladığı tutumlar artık anlayış gösterilemez bir durum aldı. Yılladır bu tribünde omuz omuza bağıran ve alkış tutan insanların kafasında ki tek düşünce artık taraftarı anlayan bir yönetim olmuştur.

Bize İstanbul Belediyesinden düşerek gelmiş, sağdan gelmiş, soldan gelmiş bilinçsiz hareket edercesine sadece çıkar amaçlı yöneticilik yapacak kişiler lazım değildir. Bize taraftarına her türlü desteği verecek, semtte dolaşabilecek, esnafla ve insanlarla konuşabilecek ve her alanda taraftarını hiçe saymayan yönetim biçimi lazımdır.

Bu nasıl bir standart uygulamasıdır ki Rize taraftarına yapılan inceliği kendi taraftarına yapmayacak kadar aciz bir yönetim sistemidir. Ondan sonra saçmalarcasına sanki taraftar için bazı şeyleri yapıyormuş gibi garipçe destek isteyen bildiriler yayınlamak hangi mantığa sığar.

Bu nasıl bir anlayıştır, nasıl bir zihniyettir. Statta üstünde lacivert beyaz renkler bulunduran semtinin takımını izlemek için orada bulunan taraftarı neye göre polise şikayet ederek, gözaltına aldırabiliyorsun. Bu nasıl emek vermektir.

Siz bu semtin takımını nasıl bizden uzak edebiliyorsunuz?

Kendinize hiç sordunuz mu? Biz neden bu işi yapıyoruz? Sizin yapmanız gereken güzel bir takım oluşturup bunu taraftar için oynatmak değil mi? Endüstriyel bakmak ne kadar doğru futbola?

Bizi geçtik altyapıya destek veriyor musunuz? Oyuncuların ayakkabılarını, yol paralarını karşılıyor musunuz? Altyapı için gerekli gözlem ve önizleme ekibini hiç oluşturdunuz mu?

Tesisleşme adına neler yaptınız? Stadımızdan başka projeleriniz oldu mu?. Beyoğlu belediyesinin desteği sayesinde Sütlüce Tesisleri de olmasa ne yapacaksınız?

Biraz vicdanınızla yüzleşin. Bu semt Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanının semti. Bu semtte kime sorsak taraftarı anlayan bir yönetim gelsin, neden diyor? Nasıl yakıştırabiliyorsunuz düşünce sisteminize bu kadar insanları bezdirmiş olmayı?

Sizi önce Allah’a havale ediyor, sonra Karşıyaka, Bursaspor, Eskişehir, Karabük yönetimlerini örnek almaya davet ediyoruz.

Gelelim asıl olaya, Bu semte, Başbakanın semtine, İstanbul’un Fethedildiği semte sahip çıkacak bir Allah’ın kulu yok mu? Bu insanların birtakım çıkarlar yüzünden takımlarından soğutulmasına ne hakkı var. Sesimizi duyacak birilerini istiyoruz. Biz muhalefet istiyoruz. Kişilerin kendilerini tatmin edecek Endüstriyel dönen futbol sistemi uygulayan bir acizlik istemiyoruz.

Bu semtin gerçek sahibi taraftardır. Bu semtte bulunan herşey olduğu gibi bu semtin takımı da taraftarındır. Bu taraftarları istemeyerek emniyet güçlerine şikayet eden yönetimi, bizde şikayet edebilecek kişiler istiyoruz. Yöresel yönetim değil, alternatifleri bulunan yönetim istiyoruz.

kAYNAK : http://www.ksk1921.com/detay.asp?haber_id=405

YanLış Yere Açtıysam GörevLi ArkadaşLar DüzeltsinLer .

ersev
18.02.09, 15:31:16
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/3296684.jpg

Gazanfer Özcan1.5 ay önce rahatsızlanarak Amerikan Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesine alınmıştı. Ünlü oyuncunun durumu bugün kötüleşmiş ve bilincini yitirmişti.

"TAHSİN BEY" TİYATROYU ÖKSÜZ BIRAKTI

Gazanfer Özcan, İlkokulu Cihangir Firuzağa İlkokulu'nda, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulunda, liseyi ise Vefa Lisesi'nde tamamladı.

Lisedeyken oynadığı "Hisse-i Şayia" adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanıştı. Şehir Tiyatroları'nın Çocuk Bölümü'ne katıldı.

1955 yılında Komedi Tiyatrosu'nda oynanan Mahallenin Romanı oyunu tiyatro yaşamının dönüm noktası oldu. Bu oyunda rahatsızlanan Reşit Gürzap'ın yerine sahneye çıkıp başarılı olunca kadroya girdi. 1962 yılına kadar hem çocuk tiyatrosunda, hem yetişkin oyunlarında görev aldı.

1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi ve "Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu"nu kurdu. 1950'li 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde de rol alan Gazanfer Özcan, uzun bir süre sinemaya ara verdikten sonra 2000 yılında çevrilen Komiser Şekspir filmi ile sinema ya döndü. Pek çok dizide de rol aldı. Kuruntu Ailesi adlı dizideki Hüsnü Kuruntu rolü ile tanındı, pek çok yapımda ailenin babası rolünü üstlendi. Avrupa Yakası adlı dizideki Tahsin Bey rolü ile de "baba" rolünü sürdürdü.

Gazanfer Özcan, 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

eso_28
18.02.09, 15:54:47
allah rahmet eylesin..türk tiyatrosu bi büyüğü daha kaybetti..:cry:

no_Antijen
18.02.09, 15:57:37
bir usta daha aramızdan ayrıldı :(

slim
18.02.09, 20:29:34
allah rahmet eylesin, gazanfer özcan çok değerli bir sanatçıydı...

harşit28
18.02.09, 21:06:23
başımız sağolsun. türk tiyatrosunun en önemli insanıydı.

Ayhn_28
19.02.09, 00:36:14
Allah rahmet Eylesin , Mekanı Cennet olur İnş.

dogangulenc
19.02.09, 15:45:58
Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!
-------------------------------------------------------

Napoleon Bonapart İspanya'yı savaşta yendiğinde İspanya Kral'ı Napoleon'a;
Siz sadece para toprak ganimet elde etmek için savaşırsınız oysa biz şeref için savaşırız der...
Napoleon'da İspanya Kral'ına; Evet doğru herkes neye ihtiyacı varsa onun için savaşır.............
-----------------------------------------------------------------------------------

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü
filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka
hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe
geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben
bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek
gayet sakin şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!!
-----------------------------

Meşhur bir filozofa:
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
fakirsiniz?
diye sorulduğunda:
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.
-------------------------------------

Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:
- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse
budalalağı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve
seve öder.
Kral, alaylı alaylı gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza
karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.
----------------------------------------------

Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarınından biri:
- Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
Galile:
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama,
seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?
-----------------------------------------------

Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide
kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini
zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.
--------------------------------------------------

Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
- Afedersiniz, siz veterinermisiniz demiş?
. M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
-------------------------------------------------
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı
yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri
ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- Sen sır saklamayı bilir misin diye sormuş. Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
- Bende bilirim.
------------------------------------------------

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken,
keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz.
-------------------

Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle
açıklardım
------------------

Adamın biri Nazım Hikmet'e sakal bıraktığı için Maymuna Dönmüşsün demiş.O da cevaben:
--İyi o zaman başka tarafa döneyim
demiş ve başka tarafa dönmüş
----------------------------------

Köylü, yeni dogan bir sipayi kucagina almis evine dönerken, iki ortaokul ögrencisi kendisine takilir ve: Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun böyle adam
?
, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis görünerek cevap verir:
-- Gittiginiz okula kaydini yaptiracagim.

------------------------------------
İngilizin biri bir türk lokantasında türk garsona "türkleri pek sevmem çünkü Çanakkale'de bizim kardeşlerimizi katlettiler demiş. Bizimki de:
--Ne işiniz vardı orda
demiş ve döşemiş ingiliz gavuruna
-------------------------------------------

Profesör öğrenciye "ulan eşeği bağlasan buraya o bile okulu bitirirdi demiş. Öğrenci de cevaben:
--Bitirirdi tabi, hatta bikaç sene daha okurdu Profesör olurdu
demiş
-----------------------------------------------------
Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.
-----------------------------------------------

Komedyen Eddie Cortar'a,
-Hastalanınca ne yapmak gerekirdiye sorulduğunda:
-Mutlaka doktora gidin demiş. Zira doktorun yaşaması gerek.Verdiği ilacıda alın, çünkü eczanecinin de yaşaması gerek. Fakat ilaçları sakın içmeye kalkmayın, zira sizinde yaşamanız gerek..

Bir Fransız yazar,Mehmet Akif'e:
-Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mudiye sorduğunda Akif:
-Daha önceleri öyleydi,karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz
------------------------
Lokman Hekim'e:
-Hastalarımıza ne yedirelimdiye sorduklarında,şu cevabı vermiş:
-Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.
---------------------------------
Yahya Kemal'a "Ankara'nın en çok hangi tarafını seviyorsunuz" diye sorduklarında şu cevabı vermiş:
-İstanbul'a dönüşünü.
-------------------------------
ATATÜRK ün yanına ziyarete gelen iran kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk e
laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürkün üzerine döker .. İran kralı :Sayın atatürk türk milletini iyi eyitememişsiniz.ATATÜRK: Ben türk milletine her şeyi öğrettim
bir uşaklığı öğretemedim ......

muhammetevli
19.02.09, 17:13:48
TRT'yi Mail Yağmuruna Tutalım....
Türkiyenin en zevkli liglerinden birisi olan ve bir çok taraftar tarafından yakından takip edilen Bank Asya Birinci Liginin maalesef özet görüntülerini yayınlayan bir medya kuruluşu bulunmamaktadır...Bu konuda özellikle TRT'nin satdyum programına ve NTv spor gibi spor kanallarına özellikle canlı yayın esnasında aşağıdaki metni aynı şekilde mail olarak gönderirsek bir sonuç elde edebiliriz diye düşünüyorum biliyorum çok zor ama yinede şansımızı denemekten bir şey çıkmaz...


Alıntı:
TRT'nin Sn. Yetkilileri

Malumunuz siz TRT olarak sıradan bir TV Kanalı değilsiniz. Özel kanallarla benzeşen yönleriniz olduğu gibi sosyal sorumluluk anlamında üstlendiğiniz bir takım görevler de var.

Türkiye'de futbol sadece üç İstanbul takımı demek değildir, yine Türkiye'de futbol sadece Süper Lig demek de değildir. ( Kimilerince öyle olsa dahi, özel kanallar için izlenebilirlik oranı adına olsa dahi TRT için böyle olmamalı!)

Bizler, hangi takım olursa olsun evvela lig liderinin maçının özetinin verildiği TRT'yi hatırlıyoruz; perşembe akşamları yayınlanan bol röveşata görüntülü bir fragmanı olan Avrupa'dan Futbolu hatırlıyoruz ve tabii ki "efsane program" 2.Lig Dosyasını da hatırlıyoruz.

Şu an Bank Asya Birinci Ligde bulunan ve pek çok Süper Lig takımından daha köklü camialar olup, çok daha fazla taraftarı da bulunan takımlara gönül vermiş insanlarız. Sizden ricamız tıpkı Süper Lig örneğinde olduğu gibi yayıncı kuruluştan bir bedel karşılığıyla da olsa alacağınız maç görüntülerinden oluşan bir Bank Asya Birinci Lig programı hazırlamanızdır.

TRT, Türkiye'nin kanalıysa bunu yapmalıdır!

Teşekkürler...


Haber-Spor : TRT'nin Haber ve Spor yayınlarına ilişkin eleştiri ve önerileriniz için,

aktifhat@trt.net.tr

trthaber@trt.net.tr

muhammetevli
19.02.09, 17:18:04
Windows Mobile 6,5 yazılımı kayboldu

Microsoft firmasının cep telefonları için hazırladığı ve henüz piyasaya sürmediği yeni yazılımı Windows Mobile 6.5, tanıtım ve test için getirildiği Barcelona Mobil Dünya Kongresi sırasında kayboldu.

Microsoft, yazılımın kullanıldığı ilk örnek cep telefonunu Avustralyalı Telstra firmasının başkanı Sol Trujillo'ya deneme amaçlı olarak ödünç verdi, ancak daha sonra bu cep telefonu kayboldu.

Telstra yetkilileri, olayın hırsızlık mı yoksa kaybolma mı olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. İspanyol ve Avustralya basını, olayın bir teknoloji casusluğu olabileceğini öne sürdü.

Microsoft yetkilileri ise, "Telstra'ya ödünç verilen ilk örneğin kaybolmasından üzüntü duysak da, bu kazanın hiçbir şekilde Microsoft'u etkileyeceğini sanmıyoruz" açıklamasını yaptı.

harşit28
19.02.09, 18:23:49
muhammet trt için güzel düşünmüşsün. microsofta gelince kaybolsa nolurki bi daha yaparlar.

muhammetevli
19.02.09, 23:09:49
muhammet trt için güzel düşünmüşsün. microsofta gelince kaybolsa nolurki bi daha yaparlar.


bu TRT olayına ilgi gösterirseniz çok iyi olur , TD'de de bunun için bir topic açıldı yani ne kadar çok gönderebilirsek o kadar iyi...

vassago
20.02.09, 21:03:51
muhammet trt için güzel düşünmüşsün. microsofta gelince kaybolsa nolurki bi daha yaparlar.

önemli olan yeniden yapılması değil başka yazılım firmalarının ürünü dahada geliiştirerek kendi ürünüymüş gibi piyasada reklamını ve paralarına para katmaları endişelendiriyor bill gates amcayı :)

muhammetevli
24.02.09, 22:36:56
8 Türk 'en etkili 100 isim' arasında
Hello dergisinin 13 ülkede yaptığı araştırmaya göre, dünyanın en etkili 100 ismi arasında 8 Türk var. Nuri Bilge Ceylan listede 22. sırada yer aldı.


Foto Galeri: 8 Türk
8 Türk "en etkili 100 isim" arasında

İSTANBUL - 100 ülkede 12 milyon okuyucusu bulunan Hello dergisinin aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 13 ülkede yaptığı araştırmaya göre en etkili isim Barack Obama oldu.

Araştırmayı derginin İngiltere, İspanya, Meksika, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan, Tayland, Kanada, Malezya, Hindistan, Sırbistan, Ukrayna ve Türkiye’de bulunan editörleri yaptı.

Aralarında siyasetçiler, yazarlar, oyuncu , sporcular ve mankenlerin de bulunduğu listede Obama’nın ardından ikinci ve üçüncü sırada Angeline Jolie ve Brad Pitt çifti geliyor.

şebinkarahisarlı
25.02.09, 09:33:18
Hafta 7 gun,
Gokkusagi 7 renk,
Dunyanin 7 Harikasi kabul gormus,
Soyumuz 7 gobek,
Dunyada varsayilir 7 kapi,
Dunyanin etrafinda 7 gezegen,
Buyuk Ayi 7 yildiz'li,
Nota sayisi 7,
Islam dininine gore Kainat 7 safhada yaratildi,
Kabe'nin etrafi 7 kere tavaf edilir (dolasilir),
Manevi bilgeligin rakami yine 7,
Katoliklerde 7 sakrament esas,
Yahudilerde Kutsal Samdan 7 Mumlu ,
Eski Yunan Uygarliginda 7 Akilli Adam varsayilmis,
Mitolojide ise 7 esas Tanri varsaymislar,
Misir'da Gunes Tanrisi RA 7 ruhlu,
Tibet'te 7 Buda,
Cin'de kutsal 7 element varmis,
Feng Shui'de iletisim sayisi 7,
Tamamlanmis olmak esittir 7,
Afrikalilarin Kwanza Bayrami 7 sembollu,
Zulu susleri 7 renkli,
Eskimolarda Kar 7 isimli,
Hurmuz bile 7 kocali,
Dinlenmek haftanin 7. gununde,
Ciceklerden 7 veren gul ,
7 Tepe ustunde Rio,
7 Tepe ustunde Roma,
7 Tepe ustunde Istanbul,
James Bond bile 007,
Yuzde 7 nokta (acik) var. (agiz, kulak 2, burun 2, goz 2),
Dunyada var olmus 7 kita,
Denizlerin figurativ sayisi 7,
Kizilderililere gore mevsimler 7 tane,
Avustralya yerlileri Aborjin ve Kulin'lere gore de mevsim 7 tane
Tum Japonlarda rakamlarin en ugurlusu 7,
Tarot falinda 7 zafer,
Pamuk Prenses ve 7 cuceler,
Ilkokulun baslangici 7 yas
Gokyuzu 7 kat!

şebinkarahisarlı
25.02.09, 12:42:58
İŞTE COCACOLA
http://img408.imageshack.us/img408/310/82071071.jpg (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/82071071.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img408/82071071.jpg/1/)
Arkadaşlar bildiğimiz gibi cocacola'da açıklanmayan cocacola özütü diye bişey var ve geçenlerde cocacola company mahkemede bu özütün içeriğini itiraf etmek zorunda kalmış ... coca colada bulunan Cochineal adı verilen bi çeşit kaktüs böceği kolaya rengini veriyormuş ve küflenmesni önlüyormuş... bakalım bu böcek nasıl kolaya katılıyor ??

İŞTE BU BÖCEK !!
http://img100.imageshack.us/img100/1593/69346599.jpg (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/69346599.jpg/1/w231.png (http://g.imageshack.us/img100/69346599.jpg/1/)
http://img7.imageshack.us/img7/5526/59273108.png (http://imageshack.us)
ÖNCELİKLE SIRF BU BÖCEKLERİ YETİŞTİRMEK İÇİN KAKTÜS TARLARI VAR
http://img7.imageshack.us/img7/3330/72645719.jpg (http://imageshack.us)
http://img7.imageshack.us/img7/72645719.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img7/72645719.jpg/1/)
BU BÖCEKLER KAKTÜSLERDE AŞAGIDAKİGİBİ KOZALAR YAPIYOR
http://img7.imageshack.us/img7/9144/47894415.jpg (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/962/25408904.jpg (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/25408904.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img408/25408904.jpg/1/)

şebinkarahisarlı
25.02.09, 12:47:11
ARDINDAN BU BÖCEKLER KOZALARINDAN ÇIKARILIP TOPLANIYOR
http://img7.imageshack.us/img7/8005/51282607.jpg (http://imageshack.us)
http://img7.imageshack.us/img7/51282607.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img7/51282607.jpg/1/)
VE SONRA BİR ÇEŞİT KURUTMA İŞLEMİNDEN GEÇİYOR
http://img408.imageshack.us/img408/8007/49410061.jpg (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/49410061.jpg/1/w302.png (http://g.imageshack.us/img408/49410061.jpg/1/)
http://img100.imageshack.us/img100/7733/39639935.jpg (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/39639935.jpg/1/w239.png (http://g.imageshack.us/img100/39639935.jpg/1/)
SONRA BU BÖCEKLER EZİLMEK İÇİN (KAN VE POSASINDAN AYRILMASI İÇİN ) BİRKAÇ İŞLEME GİRİYOR
http://img100.imageshack.us/img100/4118/29041166.png (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/29041166.png/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img100/29041166.png/1/)

şebinkarahisarlı
25.02.09, 12:50:42
http://img408.imageshack.us/img408/8163/87535195.jpg (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/87535195.jpg/1/w240.png (http://g.imageshack.us/img408/87535195.jpg/1/)
http://img100.imageshack.us/img100/4263/93310909.jpg (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/93310909.jpg/1/w301.png (http://g.imageshack.us/img100/93310909.jpg/1/)
BÖCEKTEN ÇIKAN SAF KURU KAN İŞTE BU !!
http://img7.imageshack.us/img7/5508/91174850.jpg (http://imageshack.us)
http://img7.imageshack.us/img7/91174850.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img7/91174850.jpg/1/)
VE BU KANI ARITIP SULANDIRIYOLAR HAFhttp://img100.imageshack.us/img100/8962/59388661.jpg (http://imageshack.us)
İFDEN

şebinkarahisarlı
25.02.09, 12:54:45
AYRICA BU KAN ÇOK HAFİF SULANDIRILDIKTAN SONRA AFRİKALILAR İÇİN SOĞUK BİR İÇECEK BİLE OLABİLİYOR !!
http://img7.imageshack.us/img7/7573/27816458.png (http://imageshack.us)
http://img7.imageshack.us/img7/27816458.png/1/w304.png (http://g.imageshack.us/img7/27816458.png/1/)
VE BU BÖCEĞİN KANI ÇIKTIKTAN SONRA POSASI KAYNATILARAK GİYSİ HAMMADDESİ OLARAK KULLANILIYOR
http://img100.imageshack.us/img100/8064/96458059.jpg (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/96458059.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img100/96458059.jpg/1/)
http://img7.imageshack.us/img7/2042/40398698.jpg (http://imageshack.us)
http://img7.imageshack.us/img7/40398698.jpg/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img7/40398698.jpg/1/)
VE SON OLARAK %0,7 ORANINDA KOLAYA KATILIYOR VE HİÇBİRŞEY OLAMAMIŞCASINA COCACOLA ÇEKİCİ DEĞİL Mİ ??
http://img408.imageshack.us/img408/3415/29188337.png (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/29188337.png/1/w320.png (http://g.imageshack.us/img408/29188337.png/1/)
Gerisi Size kalmış

Kasırga
25.02.09, 13:19:02
paylaşım için teşekkürler kardeş ayrıca cola özellikle çocuklar için bağışıklık sistemine ve bronşlara çok zararlı biz ailecek kola içmiyoruz.

Kasırga
25.02.09, 13:51:52
Krizde en iyi yer cezaevi
25 Şubat 2009 Çarşamba 10:25
Krizle sarsılan Tayvan'da eski bir mahkum, yemek yiyebilmek için yeniden cezaevine girmeye çalışıyor.
China Post gazetesinin haberine göre, kundakçılıktan 10 yıl hapis yatan ve 2 yıl önce cezaevinden çıkan 45 yaşındaki Tayvanlı, Taipei'nin popüler bir alışveriş bölgesinde polis tarafından sokakta bulundu. Eski mahkum, polisten yemek bulabilmek için yeniden cezaevinde girmek istediğini söyledi, ancak bu talebi polislerce kabul görmedi.

Polis sözcüsü, işsiz adamın cezaevine girebilmek için polisle ayrıca bağlantı kurduğunu da söyledi. Eski mahkuma iş bulmasını önerdiklerini belirten sözcü, işverenlerce uygun bulunmadığı ya da yaşlı bulunduğu gerekçesiyle iş bulamıyor olabileceğine dikkati çekti.

Ekonomistler, resesyona giren Tayvan'ın elektronik ürünlerine denizaşırı pazarlarda talebin düşmesi nedeniyle ekonomisinin daha da zayıflayacağı tahmininde bulunuyor.

şebinkarahisarlı
25.02.09, 14:10:18
türkiyede de bu olaylar çok yakındır. Malum kriz ülkeyi sardı. adam işsiz güçsüz en önemlisi aç ne yapacak. GAsp hırsızlık adam öldürme .Açıkçası karnını doyurabilmek için herşey. Allah yardımcımız olsun

muhammetevli
26.02.09, 23:34:36
Düşen uçakta ölenlerin uyrukları açıklandı

Hollandalı yetkililer, Amsterdam'da düşen Türk Hava Yolları'na (THY) ait uçakta ölen 9 kişiden 5'inin Türk, 4'ünün Amerikalı olduğunu ifade etti. Yetkililer, ölenlerin kimliklerini ise açıklamadı.

harşit28
27.02.09, 22:04:13
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Türkiye'nin en büyük petrol rezervini Diyarbakır'da buldu. TPAO yaptığı sondaj çalışmalarında, 26 gravite kalitesinde 16 milyon varille Türkiye'nin en büyük rezerv sahasına Diyarbakır'da ulaştı.

Diyarbakır'ın Taştan Köyü'nün 10 haneli Güzel mezrasında 1800 metrede bulunan 26 gravitelik ve tahmini 16 milyon varil ham petrolün Türkiye'nin en büyük rezervi olduğu belirlendi. Petrolün bulunduğu sahada incelemelerde bulunan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Güney Kırtepe sahasında yaklaşık 16 milyon varillik rezerv bulduklarını ifade etti.

muhammetevli
05.03.09, 21:15:12
Kolbastı Araştırması Yapıldı ve Kolbastı Giresun'undur.

İlimiz ile Trabzon arasında uzun zamandır tartışılan Kolbastı müziği üzerinde araştırma yapan Araştırmacı Hayrettin Günay, kolbastı müziğinin Giresun'un Dereboyu Kavaklar ve Sokakbaşı Meyhane türküleri ile oluştuğunu söyledi.

Bilimsel çalışmalarda ve güvenilir kaynaklarda “Trabzon Kolbastısı” geçmediğini belirten Araştırmacı Hayrettin Günay, kolbastının Erkan Ocaklı’nın başlattığı ve yaygınlaştırdığı bir müzik türü olmadığını vurguladı.

Araştırmacı Hayrettin Günay, “Sizin mi, bizim mi?” tartışmalarına neden olan kolbastı müziği ile ilgili yaptığı araştırmanın sonucunda, şu görüşlerini ortaya koydu:

“Giresun’un Dereboyu Kavaklar, Sokakbaşı Meyhane türkülerinin müziğiyle son yıllarda Trabzon’da oluşturulan, Trabzon Kolbastısı adıyla yaygınlaştırılan oyunun müziği Giresun’un; Trabzon’da söylenen, çalınan, oynanan biçimiyle de Erkan Ocaklı’nın başlattığı, yaygınlaştırdığı özgün beste değil Giresun Müziğinin söz değişikliğiyle yazıldığı biçimidir.

Bilimsel çalışmalarda ve güvenilir kaynaklarda “Trabzon Kolbastısı” terimleri geçmemektedir. Müzik, Halkbilim konusunda ülkemizin önde gelen araştırmacılarından Mahmut Ragıp Gazimihal’in “Türk Halk Oyunları Kataloğu’nda Kolbastı Havalarına yer verilir. Karşılamaları da açıklar ve örnekler verirken Giresun, Bulancak, Görele anılır.

Tiyatro tarihçisi, bilim adamı Metin And’ın Türklerde oyun kavramının tarihsel, toplumsal, psikolojik, yerel etkinliklerle anlatıldığı anıt yapıtında bölgelerin tüm oyunları sıralanırken Giresun için “Kol Oyunu” örneği verilir başka örneklerin yanında. Trabzon için verilenlerse horon çeşitleridir. Aynı zamanda TRT Yayını Türk Halk Müziği Repertuarında da Trabzon Kolbastısı bulunmamakta, ama müziği “Sokakbaşı Meyhane “ kaynak kişisi Giresun Yöresinden Cemil Uzel, derleyen Ümit Tokcan ve noktalayan Yücel Yaşmakçı olarak yer almaktadır.

Türkiye’de bilimsel çalışmaların çoğu Cumhuriyet döneminde başlamıştır. İlk derleme çalışmasının 1926 da yapıldığı derlemelerde bulunmayan Kolbastı Havaları 1929, 1937, 1943 yıllarındaki derleme çalışmalarında saptanmıştır. Halkbilimci, yayıncı İ. Günday Kahyaoğlu’nun yönlendirmesiyle ve desteğiyle Süleyman ŞenelL’in Trabzon Bölgesi Halk Musikisine Giriş adıyla yayınladığı önemli yapıtta, Trabzon’un olmayan ama Trabzon’a ulaşan türkülerin, ezgilerin tümünün Trabzon’da yazıldığı belirtilmektedir. Örneğin; Terme Horon Havası, Tamzaranın Üzümü de alındığı gibi Trabzon’daki kaynak kişilerden kolbastı da alınmış. Süleyman Şenel’de bu türkülerin tamamının Trabzon Türküleri ezgisi olamayacağını vurgulamış. Bunların çoğu sonradan yapılan derleme çalışmalarında düzeltilmiştir.

“Kolbastı” adıyla ilgili açıklamalar Halkbilimci Mahmut Ragıp Gazimihal’in Makalesinde de yer almaktadır. “1900 lü yıllarda yöremizde çapkınlar, bıçkınlar kimi delikanlılar uygun barınaklarda, evlerde, dere kıyılarında çalgılı eğlenceli oyunlar tertip ederlermiş. Eğlence yerleşim birimleri yakınındaysa kolluk güçlerinin baskınına karşı gözcü dikerlermiş. Gözcü baskını “kol geliyor” tümcesiyle bildirirmiş, yeme içme, çalgı, oynama, oynatma tümden durmaz, önlem olarak ses azaltılır devinimler yavaşlarmış…” Kolbastı’nın adı da bu eğlence biçiminden gelmektedir.

Sonuç olarak Kolbastı’nın Giresun’un ezgisi, türküsü olduğu ve kültür etkileşimi neticesinde de İlimiz dışına gittiği ve oralarda benimsendiği de çok açık şekilde görülmektedir.”

Öte yandan, Valiliğimizin girişimleri ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de, İlimize ait türküleri, ezgileri ve oyun havalarını saptayarak kitaplaştırma yolundaki çalışmalarını sürdürüyor.

İhtiyaçtan doğan çalışmanın Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Korosu Sanatçısı Salih Turhan ile Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Erdoğan Altınkaynak tarafından hazırlandığını belirten yetkililer, kitabın İl Özel İdaresince bastırılarak Giresun Valiliğinin Kültür Yayınları arasındaki yerini alacağını açıkladılar.

Yetkililer, “Giresun Türküleri ve Oyun Havaları” adlı kitapta söz konusu eserin “Dere Boyu Kavaklar” ‘Giresun Kolbastısı’ adıyla ve notaları ile birlikte yer alacağını da sözlerine eklediler.

Haberin orjinali için tıklayınız http://www.giresun.gov.tr/syf/haberleri_goster.aspx?haber_ID=2417

slim
05.03.09, 21:31:38
nokta... nokta... nokta...

hakan aydın
06.03.09, 18:48:48
uygun fiyata alkol ve sigara temin edilir))

Beton
06.03.09, 19:08:15
uygun fiyata alkol ve sigara temin edilir))

..............:grin:..............:grin:.......... ....:grin:..............:grin:.............:grin:

selcukgrs
06.03.09, 20:50:09
..............:grin:..............:grin:.......... ....:grin:..............:grin:.............:grin:

banada almayı unutma beton......

muhammetevli
06.03.09, 23:01:39
Gitar çalarken can verdi!

17 yaşındaki Ozan, arkadaşının evinde elektro gitar çalarken akıma kapıldı.

Muğla'nın Fethiye İlçesi'nde, Dalaman Anadolu Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki Ozan Nail Erten, arkadaşının evinde elektro gitar çalarken akıma kapılarak yaşamını yitirdi. Yapılan incelemede, elektro gitarın anfisinde kaçak olduğu, metal tellere gelen elektriğin Ozan'ın parmaklarına ulaştığı ve akıma kapıldığı belirlendi Ozan'ın 1 hafta sonra doğum gününü kutlamaya hazırlandığı belirtildi.

Muğla'nın Dalaman İlçesi'nde oturan ve Dalaman Anadolu Lisesi 3'üncü sınıf öğrencisi Ozan Nail Erten, dün Fethiye'ye gitti. Erten, akşam da kafeteryalarda birlikte gitar çaldıkları müzik grubundaki aynı zamanda sınıf arkadaşı olan yaşıtı Osman Ezgü ile buluştu.

İki arkadaş, Kargı Köyü'nde oturan müzik grubundaki diğer arkadaşları aynı yaştaki Erdoğan Hekimci'nin evine gitti. Ozan Nail Erten, yanında getirdiği elektro gitarı kurup çalmaya başladı, diğerleri de ona şarkı söyleyerek eşlik etti. Ozan Nail Erten, gitar çalmaya başladıktan birkaç dakika sonra ayakta kaskatı kesildi. Ozan Nail Erten'in elektrik akımına kapıldığını gören arkadaşları, hemen kabloyu prizden çekip, elektrik şartelini indirdi ve ambulans çağırdı. Ambulansla hastaneye sevk edilen Ozan Nail Erten'e yolda kalp masajı yapıldı. Ancak Ozan Nail Erten tüm müdahalelere rağmen hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirdi.

slim
08.03.09, 23:05:52
herkesin özellikle marmara tayfasının kandil mübarek olsun...

Beton
08.03.09, 23:17:39
herkesin özellikle marmara tayfasının kandil mübarek olsun...

ulan kamil bide mod olcaksın buraya yazcana kandil topiğini açsana millet yazsın oraya..
sağol sanada hayırlı kandiller slim efendi..

slim
08.03.09, 23:20:20
gerek yok topice, buradan sesimizi duyuralım... senede 4 kandil, 2 bayram war 10 senede 60 topic eder... bu kadar topici ne yapacuk:D

harşit28
11.03.09, 16:03:10
Almanya’da okula silahlı saldırı: 16 ölü
Almanya'da bir liseye saldırı düzenleyen saldırgan, 1'i Türk 9 öğrenci ve 3 öğretmeni öldürdü. Daha sonra bir klinikte 1 kişi öldüren zanlı, polisle çatışmaya girdi. İki polisi öldüren saldırgan, ölü olarak ele geçirildi.

STUTTGART - Baden-Württemberg eyaletinin Stuttgart yakınlarındaki Winnenden kentinde, şehir merkezine 10 km uzaklıkta bulunan Albertville okulunda sabah saatlerinde silahlı bir saldırı düzenlendi.

Siyahlar giymiş ve maske takan bir kişi, binaya girerek etrafa rastgele ateş açmaya başladı. Özellikle iki sınıfın hedef alındığı saldırıda 9'u öğrenci, 3'ü öğretmen 12 kişi yaşamını yitirdi.

Ölenler arasında bir Türk'ün bulunduğu belirlendi. 15 yaşındaki öğrencinin isminin İbrahim olduğu öğrenildi.

görelelisayko
11.03.09, 19:32:03
emre abartma bence bazı şeyleri :)

muhammetevli
12.03.09, 11:48:58
Ümraniye Belediye Başkan Adayı Karadeniz Tv'de.

MHP Ümraniye Belediye Başkan adayı
Göreleli hemşehrimiz Mustafa Kemal AYDIN
bu akşam saat 21:00'de Karadeniz TV'ye
konuk olacaktır.
MHP Ümraniye Belediye Başkan adayı Göreleli hemşehrimiz
Mustafa Kemal AYDIN bu akşam saat 21:00'de Karadeniz TV'ye
konuk olacaktır. 29 Martta yerel seçiminde neden aday olduğunu,
başkan olduğunda neler yapacağını, Ümraniye ile ilgili projelerini
anlatacak.
Bizler de Ümraniye'de yaşayanların bu değerli kardeşimize sahip çıkacaklarına inanıyoruz.

pendikliçotanak28
12.03.09, 22:50:16
biz giresunlulr olarak hemşerilerimizin yanındayız sonuna kadar destekçileriyiz mümkün olduğunc hemşerilerimizi seçim bölgelerinde oylarımızlaa hakettikleri yere getireceğiz inş.3 nazlı hilalin topal osman ağanın ruhuyla tekbir sesleriyle burçlarda dalgalancağı büyük güne gidiyoruzz inş..

mispool28
14.03.09, 14:21:04
emre abartma bence bazı şeyleri :)


haklısın sayko ;)
baksana slim çok sinirlenmiş. Yana yakıla benim ev adresini arıyormuş :D

muhammetevli
17.03.09, 22:52:58
Sigara dinden imandan çıkarttı

İşyerinde sigara içilmesine karşı çıkan astım hastası memur, son çare Diyanet'e sordu: "Bana yapılanı reva gören Müslüman olabilir mi?" Diyanet "Bu özel konu" 'cevabını verince memur kızdı, Hıristiyan oldu

Habertürk'ün haberine göre, sigarayla mücadeleye 1997'de başlayan astım hastası Şenol Satıcı'nın başına gelmedik kalmadı, en sonunda dininden vazgeçip Hıristiyan oldu. 1995'te İstanbul Defterdarlığı'nda işe başlayan Satıcı'nın memuriyeti sigarayla mücadele ile geçti. Etrafında sigara içilen Satıcı önce arkadaşlarını sonra amirlerini şikâyet etti. Bu uğurda sürgün edildi. Mahkemede 2 kez "atama durdurma", 2 kez de "kademe durdurma" davalarını kazandı. Ancak iş bununla bitmedi. "Pasif içicilikten" astımının ilerlediğini doktor raporuyla belgeledi. Raporla İstanbul Valiliği, Fatih Kaymakamlığı ve Cumhuriyet Savcılığı'na başvurdu ve işyerine tazminat davası açtı. Davalar sürerken istanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 2 No'lu Takdir Komisyonu, ardından Beyazıt Vergi Dairesi'ne atandı.

muhammetevli
18.03.09, 21:57:00
TC kimlik numarası şartında son nokta!

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yerel seçimlerde, TC kimlik numarası taşıyan mühürlü ve imzalı ''nüfus kayıt örneğinin aslını'' getiren vatandaşların, üzerinde TC kimlik numarası olmayan resmi belgeyle ibraz etmeleri halinde de oy kullanabileceklerine karar verdi.

''TC kimlik numarası taşımayan resmi belgelerle oy kullanılamayacağına'' ilişkin YSK kararının eleştirilmesi üzerine toplanan Kurul, toplantı sonrasında yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, 29 Marttaki yerel seçimlerde TC kimlik numarası taşıyan resmi belgelerle oy kullanılabilmesi konusunun 298 sayılı Kanun'un 87'inci maddesinde yer aldığı ve YSK genelgesinde de bu konuya yer verildiği ifade edilerek, şunlar kaydedildi:
''Ancak son günlerde yazılı ve görsel basında yer alan haberler ve yetkili seçim kurulları ile siyasi partilerimizin başvurularından, TC kimlik numarası taşıyan nüfus cüzdanı verilmesi işlemlerinin uzun zaman alması ve nüfus müdürlüklerinde oluşan yığılmalar nedeniyle yaklaşan seçim tarihine kadar yeni nüfus cüzdanlarını alamayacakları ve Anayasa'nın 67'inci maddesinde öngörülen oy kullanma haklarını kullanamayacakları anlaşılmıştır. Belirtilen nedenle, 29 Martta yapılacak seçimlerde uygulanmak üzere konuyu yeniden değerlendiren YSK, yine nüfus idarelerinden alınacak, seçmen vatandaşın TC kimlik numarasını da taşıyan mühürlü ve imzalı nüfus kayıt örneğinin aslını sandık kurulu başkanlarına TC kimlik numarası olmayan nüfus cüzdanı, resmi daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilmiş resimli ve soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı ve sürücü belgesi gibi belgelerle birlikte ibraz etmesi halinde oylarını kullanabilmelerini öngörmüştür.''

AK Parti, CHP, MHP ve DTP temsilcileri bugün YSK Başkanı Muammer Aydın ile yaptıkları görüşmelerde, çıkarılma süresi daha kısa olduğu için nüfus kayıt örneğinin de geçerli olmasını önermişlerdi.

görelelisayko
18.03.09, 22:02:52
Fanatik efsane taraftar grupları haberi,Giresunu da almışlar
http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/NewsGallery.aspx?aType=GalleryNews&gId=135&ItemOrder=0

çakmak
18.03.09, 22:30:46
Fanatik efsane taraftar grupları haberi,Giresunu da almışlar
http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/NewsGallery.aspx?aType=GalleryNews&gId=135&ItemOrder=0

Efsane kayıtlardaki yerini almıştır...

Mordu taraftar gurubunu göremedim :D :D :D

muhammetevli
19.03.09, 12:01:40
Fanatik efsane taraftar grupları haberi,Giresunu da almışlar
http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/NewsGallery.aspx?aType=GalleryNews&gId=135&ItemOrder=0

Bir kez daha herkesten farklı olduğumuzu gösterdik...

B@lıkçı
21.03.09, 14:39:41
http://www.dsmart.com.tr/images/templates/logo.gif

Yayıncı Kuruluşa GİRESUNSPOR Maclarında Kotu Ve AMATÖRCE Cekimlerinden dolayı Şikayet Mesajı Atalım..!!

D-Smart Şikayet ET (http://www.dsmart.com.tr/userinfo.aspx)

muhammetevli
21.03.09, 16:38:28
http://www.dsmart.com.tr/images/templates/logo.gif

Yayıncı Kuruluşa GİRESUNSPOR Maclarında Kotu Ve AMATÖRCE Cekimlerinden dolayı Şikayet Mesajı Atalım..!!

D-Smart Şikayet ET (http://www.dsmart.com.tr/userinfo.aspx)


evet yükelenelim daha çok atalım , ben 5-6 tane farklı e-mail yazarak şikayette bulundum...

vassago
22.03.09, 23:26:39
uygun fiyata alkol ve sigara temin edilir))

çok saolasın hakan seni bir başka sewmeye başladık :)

muhammetevli
23.03.09, 23:48:49
Adana'da pitbull dehşeti

Adana'da annesi ile birlikte gittiği parktan evlerine dönerken cadde ortasında pitbull cinsi bir köpeğin saldırısına uğrayan 7 yaşındaki çocuğun bacağı parçalandı. Tedavisinin ardından taburcu olan küçük Dursun Doğukan, olayın şokunu üzerinden atamıyor.

Edinilen bilgiye göre, geçen cuma günü Hasibe Bozkurt, çocuklarını oynamaları ve temiz hava almaları için Toros Caddesi üzerindeki Gazipaşa Çocuk Parkı'na götürdü. Yaklaşık 1,5 saat sonra eve dönmek için yola çıkan anne ile çocukları, cadde ortasında pitbull cinsi bir köpeğin saldırısına uğradı. Çevredeki vatandaşlar, 7 yaşındaki Dursun Doğukan Bozkurt'un bacağına dişlerini geçiren köpeği güçlükle ayırabildi. Olaydan hemen sonra hastaneye götürülen küçük çocuk, tedavisinin ardından taburcu edildi.

Kasırga
25.03.09, 17:13:46
Yazıcıoğlu'nun durumu ne?
25 Mart 2009 Çarşamba 17:04
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken helikopteri düştü. Yazıcıoğlu'nun durumuna ilişkin bilgiler çelişkili...



İNTERNETHABER

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu Kahramanmaraş'tan Yozgat'a götüren helikopter iniş sırasında düştü. Yazıcıoğlu'nun durumuna ilişkin çelişkili haberler geliyor.

Anadolu Ajansı "Yazıcıoğlu dahil 5 kişi yaralandı" diye bilgi geçerken, diğer haber ajasları BBP Başkanı'nın ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını söylüyor.

Gelen bilgiler arasında sağlık ekiplerinin henüz enkaza ulaşamadığı yönünde haberler de var...

Bu arada Yazıcıoğlu ve yanındaki ekibe müdahale etmesi için Ankara'dan gönderilen ambulans helikopter yola çıktı.
Bu Vatan ın ekmeğini yiyip havasını soluyup ta nankörlük etmeyen geçmişini bilipte ona göre adım atan,geleneğini göreneğini ahlakını savunan -sayın yazıcıoğlu gibi tüm VATANSEVER lerin bu MİLLET arkasındadır büyük geçmiş olsun Allah şifa versin..

pendikliçotanak28
25.03.09, 19:17:21
uzun yıllardır siyasetin içinde yer almış olan ve fikir babası rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş in davasına gönül vermesiyle üniversite yıllarında atıldığı siyasi hayatta muhafazakar-milliyetçi çizgisisinden ödün vermeden bildiği gibi devam eden bir lider olarak tanıdık.bir süre kendisinin ve partisinin çalışmalarında yer almıştım sonra kırgın bir şekilde ayrıldım.ne olursa olsun bir insan evladı olarak bir an önce iyi haberlerinin çıkması dileğiyle geçmiş olsun diyorum.

muhammetevli
25.03.09, 21:58:49
Kara Davut'tan Giresun Kolbastısı

Kara Davut, ''Dere Boyu Kavaklar'' türküsünü
yeniden yorumlayarak ''Yeniköy Kolbastı Team''le
klip çekti.
Beykoz Devlet Tiyatrosun'da çekilen klibin yönetmenliğini Serdar
Aydemir yaptı.
Yeniköy Kolbastı Team'in tişörtünü giyeyerek sahneye çıkan Kara
Davut, klibin bazı bölümlerinde Tirebolulu gençlere eşlik ediyor.

Klibi izlemek için tıklayın...
www.timsah.com/Kara-Davut-Giresun-Kolbastisi/ZrMPQY9RKQy

ekinci_emine
25.03.09, 22:41:41
uzun yıllardır siyasetin içinde yer almış olan ve fikir babası rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş in davasına gönül vermesiyle üniversite yıllarında atıldığı siyasi hayatta muhafazakar-milliyetçi çizgisisinden ödün vermeden bildiği gibi devam eden bir lider olarak tanıdık.bir süre kendisinin ve partisinin çalışmalarında yer almıştım sonra kırgın bir şekilde ayrıldım.ne olursa olsun bir insan evladı olarak bir an önce iyi haberlerinin çıkması dileğiyle geçmiş olsun diyorum.

inşallah iyi haberlerini alırız:(

muhammetevli
26.03.09, 12:18:42
Yazıcıoğlu'nun durumu ne?
25 Mart 2009 Çarşamba 17:04
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken helikopteri düştü. Yazıcıoğlu'nun durumuna ilişkin bilgiler çelişkili...



İNTERNETHABER

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu Kahramanmaraş'tan Yozgat'a götüren helikopter iniş sırasında düştü. Yazıcıoğlu'nun durumuna ilişkin çelişkili haberler geliyor.

Anadolu Ajansı "Yazıcıoğlu dahil 5 kişi yaralandı" diye bilgi geçerken, diğer haber ajasları BBP Başkanı'nın ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını söylüyor.

Gelen bilgiler arasında sağlık ekiplerinin henüz enkaza ulaşamadığı yönünde haberler de var...

Bu arada Yazıcıoğlu ve yanındaki ekibe müdahale etmesi için Ankara'dan gönderilen ambulans helikopter yola çıktı.
Bu Vatan ın ekmeğini yiyip havasını soluyup ta nankörlük etmeyen geçmişini bilipte ona göre adım atan,geleneğini göreneğini ahlakını savunan -sayın yazıcıoğlu gibi tüm VATANSEVER lerin bu MİLLET arkasındadır büyük geçmiş olsun Allah şifa versin..

20 saattir bir enkazı bulamadılar , bu işin içinde bir iş var diye düşünmeye başladım...

Kasırga
26.03.09, 17:42:43
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU
mamak cezaevinde 7.5 yıl kaldığında yazdığı şiir işallah sonuç hayırlı olur.

pendikliçotanak28
26.03.09, 19:01:16
yazık yazık çok yazık 24 saati geçti halaa bir somut gellişme yok hangi çağda yaşıyoruz o helikopter değilde yolcu uçağı da olabilirdi o zamanda böyle mi olacaktı!
düşündürücü bir kaza olaraak bakıyoruz inanamıyoruz inşallah aydınlığa kavuşur.hayıırlı haberlerini bekliyoruz reis...

hakan aydın
26.03.09, 22:11:48
bilip bilmeden yazmamak gerek bu konuda ordaki iklim ve hava şartlarını biliyomusun büyük ihtimal enkaz şuan karlar altında acımız büyük ALLAH yardımcıları olsun

pendikliçotanak28
26.03.09, 22:38:51
elbette ordaki iklim şartları çok çetin dağlaar vs...2 metreyi bulan kar kaalınlığı elbette güçleştiriyo tabi amaa ne olursaa olsun sonuçta hala hiç bi somut gelişme yaaşanmaması hem düşündürüyo hem üzüyoo..hayırlısı olsun...

ersev
28.03.09, 11:43:02
http://resimler.haberler.com/haber/480/saatlerinizi-ileri-almayi-unutmayin-2_o.jpg

Günışığından Daha Fazla Yararlanmak Amacıyla Her Yıl Yapılan İleri Saat (Yaz Saati) Uygulaması, Bu Yıl Tam da Yerel Seçimlerin Yapılacağı Güne Rastlıyor.

GÜNIŞIĞINDAN DAHA FAZLA YARARLANMAK AMACIYLA HER YIL YAPILAN İLERİ SAAT (YAZ SAATİ) UYGULAMASI, BU YIL TAM DA YEREL SEÇİMLERİN YAPILACAĞI GÜNE RASTLIYOR.
Saatler, yarın saat 03.00'ten itibaren bir saat ileri alınacak.YSK yetkilileri, yaz saati uygulamasına oy verme günü olan 29 Mart'ta geçilmesi nedeniyle seçmenleri saatlerini bir saat ileri almaları konusunda uyardı. Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis'te 07.00-16.00, bu illerin dışında kalan illerde 08.00-17.00 saatleri arasında oy kullanılabilecek. Yüksek Seçim Kurulu'nca belirlenen oy vermenin bitiş saati geldiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler varsa, sandık kurulu başkanı bunları saydıktan sonra sırayla oylarını kullanmalarına izin verecek.

muhammetevli
29.03.09, 13:57:23
Kurnaz Türk futbolcu fena yakalandı!

Almanya Üçüncü Futbol Ligi'nde mücadele eden Eintracht Braunschweig takımının Türk futbolcusu Selim Aydemir'in, koşu antrenmanı esnasında tramvaya binmesi nedeniyle kulüpten kovulduğu bildirildi.

Almanya'nın internet sitesi www.sport1.de'deki habere göre, 18 yaşındaki oyuncunun takım kondisyon çalışmaları için koşuya çıktığında tramvaya binerek bir durak gittiği ve daha sonra takıma katıldığı bildirildi.

Bu durumu tespit eden takımın antrenörü, Selim Aydemir'in bu hareketini yönetime rapor ettiği ve yönetimin kendisini kovduğu belirtildi.

Kulübün internet sitesinde yer alan açıklamada ise Selim Aydemir'in disiplinsizlik nedeniyle takımdan uzaklaştırıldığı ve 30 Haziran'da sona erecek sözleşmesinin de uzatılmayacağı ifade edildi.

Kasırga
30.03.09, 13:53:31
İki aday aynı oyu alınca
30 Mart 2009 Pazartesi 12:34
Seçimlerin nefes nefese gittiği yerlerden biri de Sakarya Karasu beldesi oldu. İki aday da aynı oyu aldı.
Sakarya Karasu'ya bağlı Kurudere beldesinde, AK Parti ve MHP belediye başkan adayları aldıkları oylar eşit sayıda çıkınca, belediye başkanının belirlenmesi kuraya kaldı.

Kurudere beldesindeki belediye başkanlığı seçiminde AK Parti adayı Ali Dilsiz ile Milliyetçi Hareket Partisi adayı Mehmet Alemdar 615'er oy aldı.

1813 oyun kullandığı seçimde, sayım sonunda iki adayın oyları eşit çıkınca, Karasu İlçe Seçim Kurulunda yeniden sayım yapıldı.

Bu sayımda da her iki adayın aldıkları oy sayısı 615 çıktı. Her iki aday da oy eşitliğini ''Mevzuat uygunsa 2'şer buçuk sene başkanlık yapalım'' diyerek espriyle karşıladı.

Her iki adayın aldıkları oylar son kez sayıma tabi tutulacak, eşitlik çıkması halinde belediye başkanı kura ile belirlenecek.

harşit28
31.03.09, 10:00:37
bu kadar benzerlik eskiden olmuşmudur bilmiyom.Enteresan

Kasırga
31.03.09, 12:14:09
Yazıcıoğlu için,Kocatepe camiin de tören var şu an,adamlık mevzusunda onun kimliği her şeyin üstünde gelen birini kaybettik,orda ki mahşeri kalabalık,ona duyulan sevgi ve saygı dan ve YÜCE TÜRK MİLLET inin bazı ŞEREFSİZLERE tavrından başka bişey değildir!!!

Kasırga
01.04.09, 12:35:13
Kahraman köylüye şok suçlama
01 Nisan 2009 Çarşamba 11:55
Devlet, Yazıcıoğlu'nun enkazını bulamadı ama suçluyu buldu. Enkaza ulaşan köylüler "devleti küçük düşürmekle" suçlanıyor.
Kahramanmaraş'ta düşen helikopter enkazını bulan köylülere "Devleti küçük düşürmek"ten inceleme başlatıldı...

Sabah Gazetesi'nin haberine göre; Kahramanmaraş'ta düşen helikopterin başında TV'lere bilgi veren köylülere "devleti aciz durumda göstermekten" soruşturma açılabilir..

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'yla birlikte 6 kişiye mezar olan helikopter enkazını bularak Türkiye'nin gündemine oturan Döngel köylüleri hakkında soruşturma için çalışma başlatıldığı bildirildi. Yeri tespit edilemeyen enkaz, devletin tüm birimleri tarafından dört bin kişilik ekiple havadan ve karadan arandı ancak bir türlü bulunamadı. Enkazı kazadan tam 46 saat sonra kendi kurdukları ekiple aramalara katılan Döngel köylüleri buldu.

İNCELEME ALTINDA

Köylüler, ekranlarda, "Burada ne asker ne devlet var. Yanlış yerde arama yapılıyor. Bizi dinleselerdi daha önceden bulunurdu" gibi ifadeler kullandı. Bu sırada Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı, jandarma kanalıyla ulaştığı köylülere yaptıklarının suç olduğunu aktardı.

Görüntüleri ihbar kabul eden Başsavcılık, Döngel köyü eski muhtarı Yılmaz Dilki ve 2 köylünün konuşmalarını inceliyor. Köylülerin, özellikle "devleti aciz gösterdikleri ve yetkililer incelemeden olay yeri ve cesetlerle ilgili kamuoyuna bilgi verdikleri" sözlerini içeren ifadeleri mercek altına alındı. Savcılık incelemesinin ardından soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

KÖYLÜLER ŞAŞKIN

Canları pahasına çıktıkları yolculukla enkaza ulaşarak "milli kahraman" ilan edilen köylülerse şaşkın. Köylülere Ankara'da ulaştık. Enkazı bulan 17 köylünün hepsi de Yazıcıoğlu'nun cenaze törenine katılmak üzere gitmişti Başkent'e. Eski köy muhtarı Yılmaz Dilki, bizim içimiz rahat diye başladığı konuşmasında, "Gelirse de biz cezaya razıyız. Suçumuz varsa cezasını çekeriz. Ancak henüz hakkımızda verilen bir ceza yok. Soruşturma varsa onu da bilmiyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay da, köylüleri kutlamıştı.

HUKUKÇULAR: SUÇ KASTI YOK
* GÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ümit Kocasakal: "Böyle bir şey olabilir mi? Bir suç kalıbına sokamıyorum. Görevi kötü kullanma olsa zarar unsuru yok. Bu kişilerin böyle bir kastının olduğunu söylemek kolay değil."

* Kültür Ü. Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Bahri Öztürk: "Burada ilgililerin kastına bakmak gerekir. Devleti küçük düşürme kastı var mı yok mu? Soruşturma yapılabilir ama gizlidir. Eğer ortada bir suç varsa, haber yapan da sorumlu olur."

* İÜ Hukuk Fakültesi Prof . Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu: "İklim koşullarının devletçe gerekli müdahalelerin zamanında yapılmasını engellediği, teknik problemlerin de bu gecikme de etkin olduğu çok açık bir biçimde görülmektedir. Üst düzey yetkililerin yapmış olduğu açıklamalarda ki bilgi kirliliği de dikkatlerden kaçmamaktadır. Yardımda bulunan kimselerin olası hizmet kusurlarını dillendirmeleri son derece normaldir. Bu beyanlar suç değil."



Bu haber toplam 9575 defa okunmuşturYukarı

Pakistan'da kan durmuyor
Cehennemden görüntüler
Kedilerle oynayanlar
Hayvanlar aleminden muhteşem anlar

YORUMLARToplam (6) adet yorum eklenmiştir.
mert aydın


ortada olayı çarptırma var!!
köylü habertürk e ilk bağlandığında'' biz aramaya çıktık dönüş yolundayken kestirmeden gidelim dedik,daha sonra gözümüze kırmızı bir plaka çarptı'' dedi.Aslında onlarda ararken değilde kestirmeden gidelim fikriyle buldular!!
zaten bu apaçık ortada.sabahın köründe onlarıda organize edende zaten devlet.Jandarmanın yetkililerin o 17 kişinin aramaya hangi bölgede çıktığından haberi var.Acaba kim bulsaydı devlet bulundu denirdi!! jandarmamı,sivil savunmamı,korucularmı,akut mu ,partililermi.....
01 Nisan 2009 Çarşamba 12:08

aganinoglu


Yaziklar olsun
Yaziklar olsun böyle devlete ve devletin basindakilere adamlar canlari pahasina kaza yerine ulasiyorlar devletin ücgünde 4000 kisiylen bulamadiklarini 17 kisiylen buluyorlar sonrada bu kahraman insanlar hakkinda dava aciliyor neymis devlet kücük düsürmüslermis sen nasil 72 milyonluk devletsinki 3,5 günde kaza yerine ulasamiyorsun yer tespiti yapamiyorsun utanmaniz lazimken garibana dava ac bakanini istifa ettirme biraz olsun hicap duyma ayipya bukadar olur ceza alsalarda yanlarinda yer aliriz...
01 Nisan 2009 Çarşamba 12:08

maria puder


uğraşmasınlar
hükümet beceremedik demiyor fatura köylüye kesiliyor devleti küçük düşürmekmiş, ya devletin küçük düşmesi için köylülerin bir şey yapması gerekmiyor ki devlet bunu kendi başına beceriyor zaten, derhal soruşturma derhal geri çekilsin, akp sürekli yanlış politika uyguluyor, vatandaşla uğraşmasınlar bu onlara pahalıya patlar, sonucu daha kötü olur, köylüler olmasaydı o 6 kişi belki hala bulunmamış olacaktı....

Kasırga
01.04.09, 12:39:37
Korkunç şüphe beyin kemiriyor
01 Nisan 2009 Çarşamba 11:28
Helikopter kazasında korkunç şüphe! Ses kaydında gözden kaçan bir nokta kafaları karıştırdı. Şimdi herkes o cümleyi çözmeye çalışıyor…


ZÜBEYİR KINDIRA
İNTERNETHABER-ÖZEL

ANKARA- Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin öldüğü helikopter kazası sırasında İHA muhabiri İsmail Güneş ile 112 acil servisi arasında geçen konuşma metinlerinde inanılmaz bir çelişki var. Konuşma metninin basına yansıyan bölümünde yer alan çelişki kafaları karıştırdı. Çünkü, İsmail Güneş, helikopterde bulunanların sayısına ilişkin hiçbir bilgi vermeden 112 acil serviste telefonu yanıtlayan görevli bayan, tam sayıyı söylüyor. Peki bu nasıl olabilir?

İDDİALAR
İHA’nın ele geçirip servise koyduğu ve tüm basın kuruluşlarında ‘aynen’ yayınlanan konuşma bandı ve konuşma metinlerinde hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak bu çelişkinin nedeni olarak şu olasılıklar söz konusu

- Konuşmanın tamamı verilmedi.
- Konuşma metni İHA tarafından montajlandı.
- Basına dağıtılan metin kurmaca.
- Büyük bir suikast operasyonu yapıldı.

GÖREVLİ KİM?

112 acil serviste İsmail Güneş ile görüşmeyi yapan 112 servisindeki görevli bayanın kim olduğuna ilişkin hiçbir haber yayınlanmadı. Konuşma ile ilgili çok sayıda haber yapılırken, görevliyi bulup konuşmak kimsenin aklına gelmedi. Bu tür olaylarda olayın yaşayan tek tanığı olan, helikopterdekiler ile son konuşmayı yapan görevli neden gizli tutuldu? Basın neden bu görevliyi bulup röportaj yapmadı, bir tek fotoğrafı yayınlanmadı? Tüm bu sorular ve metnin montajlı olup olmadığı kulislerde tartışılıyor.



HANGİ BİRİM?

Bir başka iddia da, 112 görevlisinin irtibat kurduğu emniyet biriminin neresi olduğuna ilişkin. ‘Emniyetle irtibat kurdum, yerinizi bulmaya çalışıyorlar” diyor ama konuşma kaydında bir başka hattan emniyetle konuştuğuna dair hiçbir ses yok. Diğer hattan polisle yaptığı konuşmanın da bant kaydına yansımamasının nedeni ne? İrtibat kurduğu emniyet birimi neresi ve oradaki görevli kim ve ne bir işlem yaptı? Bu soruların da karşılığı hiç konuşulmadı. O emniyet birimi ve oradaki görevlinin ne tür bir işlem yaptığı, yaptığı işlemin neden uzun sürdüğü soruları da hala yanıtsız.

İŞTE KONUŞMA METNİ

Basına servis edilen ve çelişkinin açıkça görüldüğü konuşma metnine göre; İsmail Güneş helikopterde bulunanların sayısına ilişkin hiçbir açıklama ya da işaret vermeden, görevli bayan; “Diğer beş kişi yanınızda değil mi?” diyerek tam sayıyı veriyor. Konuşma metni aynen şöyle:

112 görevlisi : 112.
İsmail Güneş (İ.G): Ben İHA Muhabiri İsmail Güneş, helikopter ile düştük.
112 : Nerede? Neredesiniz?
İ.G : Bilmiyorum nerede olduğumuzu. BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikteydik.
112 : Neredesiniz?
İ.G : Hatırlamıyorum.
112 : Etrafınıza bakın, ne görüyorsunuz?
İ.G : Her taraf kar, sis. Her taraf sis.
112 : Helikopteri nereden kiraladınız?
İ.G: Bacağım kırık olduğu için konuşamıyorum. Erhan ağabey nereden çıkış yapmıştık. Çağlayancerit orada bir yerde düştük. Hangi yere düştüğümüzü hatırlamıyoruz, her taraf sis, göremiyorum. ... 35 00 benim numaram.
112 görevlisi: Telefonu kapatmayalım, yerinizi tespit etmeye çalışıyoruz.
İ.G : Kahramanmaraş'ın dağlarından, her taraf sis. Göremiyorum.
112 görevlisi: Parti merkezinden kiminle görüşebiliriz, sizinle ilgili?
İ.G : Bilmiyorum, şarjım bitmek üzere. Alo. Biz nereye gidiyorduk? Yozgat tarafında bir yere gidiyorduk hanımefendi.
112 görevlisi: Kapatmayın yerinizi tespit etmeye çalışıyorlar.
İ.G : Erhan ağabey, nereden geldik, nereye gidiyoruz. Şu an Çağlayancerit'ten gelip, nereye gidiyoruz. Yozgat-Yerköy mü? Çağlayancerit'ten, Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz. Burası çok soğuk. Alo. Yer tespit edemiyor musunuz?
112 görevlisi: Siz kapatmayın beyefendi telefonu.
İ.G : Hanımefendi şarjım bitecek.
112 görevlisi : Alo, Alo. İyi misiniz?
İ.G : Kötüyüm, ayağım kırık.
112 görevlisi: Şu anda siz helikopteri görebiliyor musunuz?
İ.G : Şu anda helikopterin içindeyim.
112 görevlisi: Alo. diğer beş kişi yanınızda değil mi şu anda? Size cevap verebiliyorlar mı?
İ.G : Diğerlerinden ses yok. Erhan ağabey, Erhan ağabey de ıhlayarak cevap veriyor. Alo, hanımefendi, yerimizi tespit edemediniz mi?
112 görevlisi: Şu anda emniyet bulmaya çalışıyor, sakin olun.
İ.G: Erhan ağabey, ıhlıyor sadece. Bende üşümeye başladım. Ben sakin olmaya çalışıyorum.
112 görevlisi: Sakin olmaya çalışın, tespit etmeye gayret ediyorlar.
İ.G: Muhsin Bey'i göremiyorum.
112 görevlisi: Aynı helikopter ile mi havalandınız?
İ.G: Evet. Ayağım çok kötü kırıldı. Ölen de var herhalde. Bu arkadaş kim ya.
112 görevlisi: Ayağı kırık, yerinden kımıldayamıyorum. Emniyetle görüşüyorum.
İ.G: Alo, hanımefendi.
112 görevlisi: Açık kalsın telefon.
İ.G: Şarjım bitmek üzere. Benim numaramı görebiliyor musun?
112 görevlisi: Kapatmayalım, ulaşıyorlar, kapatmayalım numarayı. Sizin nereye gittiğinizi anladık. Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz dediniz.
İ.G: Alo. Sakin olalım da şu anda donuyoruz burada, ayağım da kırık.
112 görevlisi: Kapatmayın, bir saniye.
İ.G: Alo. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Sen kalkabiliyor musun yerinden? Hanımefendi.
112 görevlisi: Şarjınız bitinceye kadar açık kalsın, aramaya devam ediyorlar çünkü. Kapatmayın alo.
İ.G: Alo. Ayağım kırıldı.
112 görevlisi: Başka yerinizde kanama var mı?
İ.G: Gözükmüyor.
112 görevlisi: Kravatınız var mı? İp gibi kravat gibi bir şeye elinizi uzatabilir misiniz?
İ.G: Kravat yok. Şu anda gözükmüyor.
112 görevlisi: Polis ekipleri yerinizi bulmaya çalışıyor. Siz moralinizi yüksek tutun. Zaten sizin yerinizi tespit edecekler. Edemediler daha. Tespit etmeye devam ediyor.
İ.G: Herkes öldü herhalde.
112 görevlisi: Kanamadan dolayı sessiz kalmış olabilirler, endişe etmeyin, sizi kurtaracaklar.
İ.G: Erhan ağabey, Erhan ağabey. Kırık ayağımın altında, kaval kemiğinde. Kanama değil, kırıldı ya.
112 görevlisi: Alo, beyefendi. Şu anda bacağınızın durumu nasıl?
İ.G: Ağrıyor. Alo. Yeri tespit edemediniz mi? Donmaya başladım, üşümeye başladım. Üşüyorum. Tipi var. Helikopterin içine girdim. (İnleme sesleri) Buradakiler öldü herhalde ya. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Yok. Kimseden ses gelmiyor, gelmiyor. Eyvah çok kötü.
112 görevlisi: Ayağınız sıkıştı mı?
İ.G: Evet. (inlemeler) Tespit edemediler mi ya. (inleme) Ayağımı oynatamıyorum.
112 görevlisi: Emniyet yerinizi tespit etmeye çalışıyor.
İ.G: Erhan ağabey. Ağabey bir kendine gelmeye çalış. Bak ben kendime gelmeye çalışıyorum. Yatıyor ıhlıyor.
112 görevlisi: Başka kimseden ses gelmiyor mu?
İ.G: Yok, yok. Çok kötü ayağım kırıldı. (İnleme) Hanımefendi hala bulamadınız mı yerimizi? Burada donacağız, diğer insanlar öldü herhalde. (İnleme sesleri) Ayağımı oynatamıyorum. Çok pis kırıldı ayağım. Yerimizi ne zaman tespit edeceksiniz hanımefendi

mispool28
01.04.09, 15:21:04
Ne söylenebileceğimi bilemiyorum bu konu hakkında.Eğer suçlu kişiler aranıcaksa 112 Acil tek suç kaynağıdır.

Yazıklar Olsun.İnsanlar 112 Acilden yardım isterken, oradaki kişiler alaycı bir tavırda yaklaşıyorlar.

Bununla ilgilide Sağlık Bakanlığına bir yazı yazmayı düşünüyorum.

pendikliçotanak28
01.04.09, 18:04:25
Devlet, Yazıcıoğlu’nun enkazını bulamadı ama suçluyu buldu. Enkaza ulaşan köylüler “devleti küçük düşürmekle” suçlanıyor.

Kahramanmaraş’ta düşen helikopter enkazını bulan köylülere “Devleti küçük düşürmek”ten inceleme başlatıldı…

Sabah Gazetesi’nin haberine göre; Kahramanmaraş’ta düşen helikopterin başında TV’lere bilgi veren köylülere “devleti aciz durumda göstermekten” soruşturma açılabilir..
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’yla birlikte 6 kişiye mezar olan helikopter enkazını bularak Türkiye’nin gündemine oturan Döngel köylüleri hakkında soruşturma için çalışma başlatıldığı bildirildi. Yeri tespit edilemeyen enkaz, devletin tüm birimleri tarafından dört bin kişilik ekiple havadan ve karadan arandı ancak bir türlü bulunamadı. Enkazı kazadan tam 46 saat sonra kendi kurdukları ekiple aramalara katılan Döngel köylüleri buldu.

İNCELEME ALTINDA

Köylüler, ekranlarda, “Burada ne asker ne devlet var. Yanlış yerde arama yapılıyor. Bizi dinleselerdi daha önceden bulunurdu” gibi ifadeler kullandı. Bu sırada Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı, jandarma kanalıyla ulaştığı köylülere yaptıklarının suç olduğunu aktardı.

Görüntüleri ihbar kabul eden Başsavcılık, Döngel köyü eski muhtarı Yılmaz Dilki ve 2 köylünün konuşmalarını inceliyor. Köylülerin, özellikle “devleti aciz gösterdikleri ve yetkililer incelemeden olay yeri ve cesetlerle ilgili kamuoyuna bilgi verdikleri” sözlerini içeren ifadeleri mercek altına alındı. Savcılık incelemesinin ardından soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

KÖYLÜLER ŞAŞKIN




Canları pahasına çıktıkları yolculukla enkaza ulaşarak “milli kahraman” ilan edilen köylülerse şaşkın. Köylülere Ankara’da ulaştık. Enkazı bulan 17 köylünün hepsi de Yazıcıoğlu’nun cenaze törenine katılmak üzere gitmişti Başkent’e. Eski köy muhtarı Yılmaz Dilki, bizim içimiz rahat diye başladığı konuşmasında, “Gelirse de biz cezaya razıyız. Suçumuz varsa cezasını çekeriz. Ancak henüz hakkımızda verilen bir ceza yok. Soruşturma varsa onu da bilmiyoruz” dedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay da, köylüleri kutlamıştı.

HUKUKÇULAR: SUÇ KASTI YOK
* GÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ümit Kocasakal: “Böyle bir şey olabilir mi? Bir suç kalıbına sokamıyorum. Görevi kötü kullanma olsa zarar unsuru yok. Bu kişilerin böyle bir kastının olduğunu söylemek kolay değil.”

* Kültür Ü. Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Bahri Öztürk: “Burada ilgililerin kastına bakmak gerekir. Devleti küçük düşürme kastı var mı yok mu? Soruşturma yapılabilir ama gizlidir. Eğer ortada bir suç varsa, haber yapan da sorumlu olur.”

* İÜ Hukuk Fakültesi Prof . Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu: “İklim koşullarının devletçe gerekli müdahalelerin zamanında yapılmasını engellediği, teknik problemlerin de bu gecikme de etkin olduğu çok açık bir biçimde görülmektedir. Üst düzey yetkililerin yapmış olduğu açıklamalarda ki bilgi kirliliği de dikkatlerden kaçmamaktadır. Yardımda bulunan kimselerin olası hizmet kusurlarını dillendirmeleri son derece normaldir. Bu beyanlar suç değil.”

internethaber

vay bee ne bu kadarını beklemiyorduk artık sabrımız taştı bu ne rezillik be insanlık namına iyilik yapan gönüllü vatan evladı 5 Anadolu insanını suçlamak kabul edilemez.yazık çok yazık bu kaza(!)nın faturasını 5 kaahramaan köylüye kesilmeye çalışılıyor.onca imkanın içinde 2 gün boyunca bulunamayan enkazı bulan köylü mü suççlu yoksaa bulamayanlar mı?takdiri YÜCE TÜRK MİLLETİNE bırakıyoruz.doğruların gözle görülmeyen orduları vardır her zaman!

ekinci_emine
01.04.09, 21:18:28
kahramanmaraş savcılığı bunun yalan olduğunu ve böyle bir soruşturmanın söz konusu bile olmadığını söyledi. bunlar medyanın ortalığı bulandırmak için yaptığı yalan haberler.

eso_28
01.04.09, 21:19:40
112 de konuşan kadın tam bi salaktı..ne biçim sorular soruyo adama..:evil:

slim
01.04.09, 23:26:18
kadın sorması gerekenleri sormuş we görewini en iyi şekilde yapmış, konuşarak onu ayık tutmaya çalışıyor... çewreyi taswir ettirmeye çalışıyor, ip gibi bişeyin olup olmadığını sorup yardımcı olmaya çalışıyor... telefondan ancak bu kadar yapıyor...

matrix gibi telefonun içinden geçmesini sananlar warsa üzgünüm ama olmuyor burada...

B@lıkçı
01.04.09, 23:44:19
kadın sorması gerekenleri sormuş we görewini en iyi şekilde yapmış, konuşarak onu ayık tutmaya çalışıyor... çewreyi taswir ettirmeye çalışıyor, ip gibi bişeyin olup olmadığını sorup yardımcı olmaya çalışıyor... telefondan ancak bu kadar yapıyor...

matrix gibi telefonun içinden geçmesini sananlar warsa üzgünüm ama olmuyor burada...

Her Yonuyle Katılıyorum..Tekrar Tekrar Dinledim Kesinlikle Bir Kusur Bulamadım..Abarmayı Cok Sevıyo Her Zamanki Gibi Medya..!!

mispool28
02.04.09, 11:21:15
kadın sorması gerekenleri sormuş we görewini en iyi şekilde yapmış, konuşarak onu ayık tutmaya çalışıyor... çewreyi taswir ettirmeye çalışıyor, ip gibi bişeyin olup olmadığını sorup yardımcı olmaya çalışıyor... telefondan ancak bu kadar yapıyor...

matrix gibi telefonun içinden geçmesini sananlar warsa üzgünüm ama olmuyor burada...

Fatih abi,ben senin söylediklerine katılmıyorum tamam ayık tutmaya çalışabilir ama Salakça sorular soruyor.Ve Telefon görüşmelerinin başlangıç bölümlerinde 112 Acilde ki kadın gülüyor.Neye güldüğünü de anlamış değilim.

Adam Şarjım bitiyor diyor.Kadın ise hala saçma sapan sorularına devam ediyor.

Suçlu aranacaksa %95 112 Acideki kadındır.

çakmak
02.04.09, 19:54:40
Eynesil'de seçimlerde bizleri ve emeğimizi satan M.H.P'liyim diyen ama başka partiye para ve çıkar için oy satan zavallılara çok teşşekkür ediyorum...

BİZDE ADAM OLANLARI TANIDIK ! ! !

'' geçen geçsin ben vazgeçmem sevdamdan ''

muhammetevli
02.04.09, 20:07:52
İstanbul'da Kazanan Adaylarımız

29 Mart 2009 tarihinde yapılan yerel
seçimlerde kazanan adaylarımız.
Belediye Başkan Adaylarımız:

-AKP Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Murat AYDIN
-AKP Bağcılar Belediye Başkan Adayı Lokman ÇAĞRICI
-CHP Sarıyer Belediye Başkan Adayı Şükrü GENÇ

Belediye Meclis Üyesi Adaylarımız.

-AKP Beykoz Belediyesi Salim ÖZTÜRK
-AKP Beyoğlu Belediyesi Zafer TAHMAZ
-AKP Üsküdar Belediyesi Coşkun ÇALIK
-CHP Beykoz Belediyesi Hayrullah USTA
-CHP Beşiktaş Belediyesi Osman YENEN
-CHP Sarıyer Belediyesi Hayati KAPTANOĞLU
-CHP Sarıyer Belediyesi Seçkin ÖZDEMİR
-CHP Sarıyer Belediyesi Mustafa TOK
-CHP Ümraniye Belediyesi Mehmet Murat UĞURLU

pendikliçotanak28
02.04.09, 20:15:05
rahmetli koca REİSin dediği gibi ''mukaddes davalarda ölmek bile güzeldir...'' bu dava şereftir namustur varsa bir parça çıkar,menfaat için oy satan serefsizdir.zaten bizim şerefsizlerle işimiz olmaz yanımızdaa yer bulamaz onun için gitsinler nereye giderlerse gitsinler.adam gibi adamlara çetin yürekli insanlarla çıkarız biz yola;kişiliği oturmamış haysiyetsiz hedefsiz yufka yürekliler gelemez.
yaşadıkça yaşatacağız onun için yaşıyoruz gerekirse ölürüz çünkü bizim sevdamız karşılıksız bu sevda ölmez mukaddes bir davadır.

vassago
02.04.09, 20:27:48
[/B]Ne söylenebileceğimi bilemiyorum bu konu hakkında.Eğer suçlu kişiler aranıcaksa 112 Acil tek suç kaynağıdır.

Yazıklar Olsun.İnsanlar 112 Acilden yardım isterken, oradaki kişiler alaycı bir tavırda yaklaşıyorlar.

Bununla ilgilide Sağlık Bakanlığına bir yazı yazmayı düşünüyorum.

şu an çalışmış olduğum şirkette İSO gereği ilkyardım eğitimi aldım. İlkyardım eğitimi veren kişi 90lı senelerde 112 servisini kuran Abdurrahman ilbey dir. Bu doktor bu servisi doktor arkadaşlarıyla ne zorluklarla kurduğunu anlatırken sakın ola orayı sapıklık için veya cep telefonunuz çekiyormu çekmiyormu gibi mevzuatlar için rahatsız etmeyin tarzında şeyler anlatmıştı. Hatta istatistiki bir bilgide vermişti. Günlük 50 kişilik bir telefon ihbar grubunda1 kişiye bakması gereken telefon sayısı 400 ne yazıkki bu 400 telefondan sadece 5-veya ençok 6 tanesi gerçek hasta ihbarı. Telefona bakan kadın hiç yoksa 100 tane evlenme teklifi alıyor. 50 sapıkla fantazi muhabbetinden sıyrılmaya çalışıyor. sarhoşu iti kopuğu. Şimdi cem orda telefona bakan insanın psikolokisini düşün empati yap.

harşit28
02.04.09, 23:18:54
Adil Emecanla çok emindik ama zeytinburnundan ama olmadı.

mispool28
03.04.09, 13:05:24
[/B]

şu an çalışmış olduğum şirkette İSO gereği ilkyardım eğitimi aldım. İlkyardım eğitimi veren kişi 90lı senelerde 112 servisini kuran Abdurrahman ilbey dir. Bu doktor bu servisi doktor arkadaşlarıyla ne zorluklarla kurduğunu anlatırken sakın ola orayı sapıklık için veya cep telefonunuz çekiyormu çekmiyormu gibi mevzuatlar için rahatsız etmeyin tarzında şeyler anlatmıştı. Hatta istatistiki bir bilgide vermişti. Günlük 50 kişilik bir telefon ihbar grubunda1 kişiye bakması gereken telefon sayısı 400 ne yazıkki bu 400 telefondan sadece 5-veya ençok 6 tanesi gerçek hasta ihbarı. Telefona bakan kadın hiç yoksa 100 tane evlenme teklifi alıyor. 50 sapıkla fantazi muhabbetinden sıyrılmaya çalışıyor. sarhoşu iti kopuğu. Şimdi cem orda telefona bakan insanın psikolokisini düşün empati yap.

Onu düşünmesi gereken adamlar düşünmüyorsa,Düşünmek bana düşmez abi.O zaman ona göre önlemini alıcaksın sen.Ne demek 400 kişi aradığı zaman 1 kişi bakıyormuş oraya.Madem böyle oluyor o zaman yapılması gereken belli.Personel alımı!!!

muhammetevli
08.04.09, 21:52:37
Barajlar doldu taştı

İstanbul'daki barajların neredeyse tamamının yüzde yüz dolduğu haberinin ardından bir müjde de Ankara'dan geldi. Ankara'daki çoğu baraj dolmak üzereyken, Akyar Barajı'nda ise doluluk nedeniyle tahliye başladı.

Ankara'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajların çoğunun bulunduğu Kızılcahamam ilçesinde yağmur bereketi yaşanıyor.Son yağmurlarla tamamen dolan Akyar Barajı'ndan su tahliyesine başlandığı, Eğrekkaya Barajı'nın da 10-15 gün içerisinde dolmasının beklendiği bildirildi.

Beton
08.04.09, 22:02:44
Barajlar doldu taştı

İstanbul'daki barajların neredeyse tamamının yüzde yüz dolduğu haberinin ardından bir müjde de Ankara'dan geldi. Ankara'daki çoğu baraj dolmak üzereyken, Akyar Barajı'nda ise doluluk nedeniyle tahliye başladı.

Ankara'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajların çoğunun bulunduğu Kızılcahamam ilçesinde yağmur bereketi yaşanıyor.Son yağmurlarla tamamen dolan Akyar Barajı'ndan su tahliyesine başlandığı, Eğrekkaya Barajı'nın da 10-15 gün içerisinde dolmasının beklendiği bildirildi.

eren artık bir açıklama yaparsın bu konuda uzman olarak hala su yook falan filan ağlıyonuz:grin::grin:

pendikliçotanak28
08.04.09, 22:09:22
evet barajların doluluk oranlarına gözlerimle şahit olmaktayım.iski ömerli tesislerinde aralık ayında işe başladığımdaa barajın ortasında adacık görünüyordu kıyılar da çekilen suların altından çıkan ağaçlar gözüküyordu ama berektli geçen kışın ardından hergün takip ettiğimiz baraj doluluğunu son günlerde adanın sular altında kalması kıyının genişlemesi ve ağaçların suyun altında kalmasına şahit olduk.1 hafta önce resim çektirdiğimiz yer 1 hafta sonrasında tamamıyle sular altındaydı.ülkemiz özelliklede istanbul ve ankara gibi büyükşehirlerimiz için çok sevindirici oldu.tesislerde kapasite artttırma işlemleri başladı bu da biiz iski elektrikçileri ve mekanikçilerine yoğun iş temposu olarak geri döndü.hayırllısı olsun inşallah hep böyle bereketli günler yaşarız...

muhammetevli
09.04.09, 11:53:59
Bugün 9 Nisan , Giresunsporumuz 42 Yaşında...

muhammetevli
09.04.09, 12:07:50
İsmail Güneş'in kamerasından son yolculuk

25 Mart Çarşamba günü Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesine bağlı Keş Dağı mevkiinde düşen Med Air'e ait helikopterde yaşananlar 16 gün sonra İHA Muhabiri İsmail Güneş'in görüntüleriyle günyüzüne çıktı.

İkinci pilot koltuğunda yolcu vardı
İşte Yazıcıoğlu'nun helikopterdeki son konuşması
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun da bulunduğu ve 6 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazayla ilgili helikopter içinden çekilen görüntüler ortaya çıktı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı tarafından incelendikten sonra İsmail Güneş'in ailesine teslim edilen kasetteki görüntüler, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin Sivas'tan yola çıkmasıyla başlıyor.


http://haber.mynet.com/video/guncel/Ismail-Gunes-in-kamerasindan-son-yolculuk/09Nisan2009/X1239261154578/mms%253A%252F%252Fhaberav%252Emynet%252Ecom%252Fhv %252Fismailgunes%252Dson65%252Ewmv

selcukgrs
09.04.09, 12:56:23
Bugün 9 Nisan , Giresunsporumuz 42 Yaşında...

kutlu olsun nice senelere giresunum.....

selcukgrs
09.04.09, 13:15:18
Tüm marmaralı çotanaklara duyrulur
18.04.2009.19.04.2009 kimseye randevü vermeyin
giresuna çıkarma yapcaz ona göre fazla söze gerek yok.....

B@lıkçı
12.04.09, 14:16:20
Konuyu Yazan: y.özbay28

CELTIC Astrolojisi ağaçlara dayanıyormuş. Ona göre doğduğunuz gün,
hangi ağaçtan geldiğinizi ortaya çıkartıyor. agac acıklamaları asagıda...

> DOĞUM ARALIĞI AĞAÇ CİNSİ
> 23 – 31 ARALIK ELMA AĞACI
> 01 – 11 OCAK KÖKNAR
> 12 – 24 OCAK KARAAĞAÇ
> 25 OCAK – 03 ŞUBAT SELVİ
> 04 – 08 ŞUBAT KAVAK
> 09 – 18ŞUBAT SEDİR
> 19 – 28 ŞUBAT ÇAM
> 01 – 10 MART SALKIMSÖĞÜT
> 11 – 20 MART IHLAMUR
> 21 MART MEŞE
> 22 – 31MART FINDIK
> 01 – 10NİSAN ÜVEZ
> 11 – 20 NİSAN AKÇAAĞAÇ
> 21 – 30 NİSAN CEVİZ
> 01 – 14 MAYIS KAVAK
> 15 – 24MAYIS KESTANE
> 25 MAYIS – 03 HAZİRAN DİŞBUDAK
> 04 – 13HAZİRAN GÜRGEN
> 14 – 23 HAZİRAN İNCİR
> 24 HAZİRAN HUS
> 25 HAZİRAN – 04 TEMMUZ ELMAAĞACI
> 05 – 14 TEMMUZ ÇAM
> 15 – 25 TEMMUZ KARAAĞAÇ
> 26 TEMMUZ – 04 AĞUSTOS SELVİ
> 04 – 13 AĞUSTOS KAVAK
> 14 – 23 AĞUSTOS SEDİR
> 24 AĞUSTOS – 02 EYLÜL ÇAM
> 03 – 12 EYLÜL SALKIMSÖĞÜT
> 13 – 22 EYLÜL IHLAMUR
> 23 EYLÜL ZEYTİN
> 24 EYLÜL – 03 EKİM FINDIK
> 04 – 13 EKİM ÜVEZ
> 14 – 23 EKİM AKÇAAĞAÇ
> 24 EKİM – 11 KASIM CEVİZ
> 12 KASIM – 21 KASIM KESTANE
> 22KASIM – 01 ARALIK DİŞBUDAK
> 02 – 11 ARALIK GÜRGEN
> 12 – 21 ARALIK İNCİR
> 22 ARALIK KAYIN

VE AÇIKLAMALARI ;

> ELMA : ( AŞK ) Cazibeli, Fiziksel olarak dikkat çekici ve
etkileyici… Hoş bir auraya sahip. Flörtöz ve maceraperest ama hassas ve her zaman aşık bir tip. Sevmeye ve Sevilmeye meraklı. Sadık ve hassas bir eş. Cömert. Bilimsel konulara yeteneği var. Bugün için yaşar. Hayal gücü yüksek.

> DİŞBUDAK : ( HIRS ) Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu, talepkar, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan biri. Hırslı, akıllı, yetenekli, kaderine hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir. İlişkileri çok ciddiye alır ve sadıktır.

> KAYIN : ( YARATICILIK ) İyi bir zevki vardır. Görünüşe ve kendi görüntüsüne önem verir. Materyalist sayılır. Hayatı ve kariyeri için çok ve düzenli çalışır. Ekonomiktir. Gereksiz risklere girmez. Makul bir tiptir. Diyet ve sporla fiziğine dikkat eder.

> HUS : ( ESİNLENME ) Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı, gösterişten uzak, mütevazi, aşırılıktan hoşlanmayan, kaba şeylerden nefret eden biridir. Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. Sakin ve Uygun ortamlar yaratır.

> SEDİR : ( GÜVEN ) Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven, sağlığına dikkat eden , kendine güvenen, başkalarına da biraz yukarıdan bakan biridir. Kararlı, Sabırsız ve Başkalarını etkilemeyi sever. İyimserdir ve beceriklidir. Tek ve Gerçek Aşkını bekler. Çabuk karar verir.
> KESTANE : ( DÜRÜSTLÜK ) Alışılmadık bir güzelliği vardır ve insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan Diplomattır. Çok kolay huzursuzluğa kapılır ama her türlü ilişkisin de hassasdır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük çeker.

> SELVİ : ( SADAKAT ) Güçlü, fiziksel olarak güzel, her ortama uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimserdir. Yalnızlıktan nefret eder. Kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur. Ama sadıktır. Modu çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. Biraz da ukala ve ilgisizdir.

> KARAAĞAÇ : ( ASİL ) Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat eden , taleplerin de aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen, liderlik etmeyi seven ama kendisi altta olmayı sevmeyen biridir. Dürüst ve sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir. Pratik zekası güçlü ve iyi bir espri anlayışı vardır.

> İNCİR : ( HASSASİYET ) Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir baba ve hayvanseverdir. Sosyal bir kelebek gibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir.

> KÖKNAR : ( GİZEM ) Sıradışı bir zevki vardır. Sofistike ve
kadirşinastır. Güzel olan her şeyi sever. Dikbaşlı, çabuk Modu değiştiren, bencil olmasına rağmen kendisine yakın olanlarla ilgilenen biridir. Çok mütevazi olduğu söylenemez. Hırslıdır ve memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşı vardır ve ona çok güvenebilirsiniz.

> FINDIK : ( OLAĞANÜSTÜ ) Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir. Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı yeteneği vardır.

> GÜRGEN : ( ZEVK SAHİBİ ) Cool bir güzel. Dış görüntüsüne ve bakımlı olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla düşünür. Hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder. İlişkilerinde kibardır. Farklı sevgililer bulmak ister. Duygularıyla ilgili olarak mutluluğu yakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla da başkalarına güvenmez ve kararlarından asla emin olmaz.

> IHLAMUR : ( ŞÜPHE ) Hayatın ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve tartışmadan nefret eder. Çalışkandır. Tembelliği ve bencilliği hiç sevmez. Streslidir. Yumuşak huylu ve merhametlidir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendirmesini bilmez. Mızmızdır, zordur ama vefalıdır.

> AKÇAAĞAÇ : ( ÖZGÜR ZEKA ) Hayal gücü ve orjinallikle dolu hiç de sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen, yeni deneyimlere aç biridir. Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı vardır. Hafızası kuvvetlidir. Çok kolay öğrenir. Aşk hayatı biraz karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever.

> MEŞE : ( CESARET ) Sağlam yaradışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini şans'a bırakmayı sevmez. Ayaklarını yere sağlam basmak ister. Hareketlidir.

> ZEYTİN : ( ERDEM ) Makul biridir. Güneşi ve sıcak havaları sever. Kibar duyguları vardır. Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassas kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever.

> ÇAM : ( TİTİZ ) Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl rahat edebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir partnerdir. Çok arkadaş delisi değildir. Çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Herşeyden kolay vazgeçebilir. İdeali bulana kadar her şey geçicidir. Güvenilir ve pratiktir.
> KAVAK : ( TATMİNSİZ ) Fazla kendine güvenmeyen, sadece gerektiği zaman cesaretli olan biridir. Arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmasını sever. Çok seçicidir. Genellikle yalnızdır. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. İyi bir organizatördür. Felsefik takılmayı sever. Ama her durumda ona güvenilebilen biridir. İlişkilerini de çok önemser.

> ÜVEZ : ( HASSASİYET ) Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak, dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre hem bağımlı hem de bağımsız olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas, tutkulu ve artistik özellikleri vardır. İyi bir eş olur ama çok zor affeder.
> CEVİZ : ( TUTKU ) Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır. Spontandır. Çok hırslıdır ve hiç esnekliği yoktur. Zor ve alışılmışın dışında bir eş'tir. Çok zor beğenir. Çok kıskanç ve tutkuludur. Sadece takdir eder. Uyum göstermek için fazla fedakarlık etmekten de hoşlanmaz. İlginç stratejiler üretmeyi sever.

> SALKIMSÖĞÜT : ( MELANKOLİ ) Güzel ve çok melankoliktir. Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi sever. Hayalperesttir. Kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının duygularına önem verir. Çabuk etki altında kalır ama beraber yaşanması zor biridir. Talepkârdır. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir.

muhammetevli
15.04.09, 22:26:03
Meteoroloji'den 90 yıllık hava tahmini!

Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, "Önümüzdeki 2025- 2100 yılına kadar olan dönemde, özellikle kış yağışlarında bir azalma bekliyoruz" dedi.

Birçok kez bir gün sonraki hava tahmin raporlarında bile yanılan Meteoroloji'nin 100 yıl sonrasının hava tahmin raporlarını açıklaması, şaşkınlıkla karşılandı.

Şaşırtan açıklama Meteoroloji Erzurum Bölge Müdürlüğü'nce düzenlenen "İstişare Toplantısı" nda yapıldı. Devlet Su İşleri Müdürlüğü'ne ait salonda konuşma yapan Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, "Türkiye iklim değişikliğini kabul ediyor. Peki iklim değişikliği konusunda ileride Türkiye'deki durum ne olacak? Bu kapsamda baktığımızda, kış yağışlarında bir azalma olacağını düşünüyoruz. 2025- 2100'e kadar olan dönemde özellikle kış yağışlarında bir azalma bekliyoruz" dedi.

muhammetevli
16.04.09, 11:52:25
5 bin yıl yetecek bor bulundu

Dünya rezervinin neredeyse yarısı 20 bin nüfuslu iki komşu ilçemizden çıktı.

Kütahya'nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulundu.

Kütahya'nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün yaptığı sondaj çalışmalarına göre yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.

Sanayide kullanılan ve çağın madeni olarak tanımlanan borun dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70'i Türkiye'de, bunun yüzde 70'i de Emet'te bulunuyor.

Bölgede bor madeninin varlığı, 1956 yılında, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünde (MTA) görevli Alman Jeolog Dr. Gawlik tarafından ilçe merkezinin 4 kilometre kuzeyindeki Espey mevkisinde ve 12 kilometre güneyindeki Hisarcık ilçesinde tespit edildi.

Emet'teki bor sahaları, MTA tarafından 1958 yılında Etibank'a verildi.

Espey'deki sahaların bir bölümü özel şirketlerce, geri kalanı ise Etibank tarafından bir süre işletildi. İlk yıllarda yer altı işletmeciliği yapan bu kuruluşlar, daha sonra boru açık işletme sistemiyle çıkarmaya başladı. O yıllarda Hisarcık'taki sahalarda ise Etibank'a bağlı Emet Kolemanit İşletmesince açık ocak üretimi yapıldı.

İsmi Emet Bor İşletmesi olarak değiştirilen kurum, 1958 yılında resmen bor üretimine başladı.

Espey yakınındaki Killik mevkisinde 1957 yılında özel sektör kuruluşlarınca işletilen sahalar, 1979'da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz Baykal tarafından kamulaştırılarak, Emet Bor işletmesine devredildi.

Bölgedeki tüm maden ocakları 1990'da açık işletmeye dönüştürülerek, bor üretimine devam edildi.

BOR MADENİNİN KULLANIM ALANLARI

Bor mineralleri ve bileşikleri doğrudan kullanılamıyor, ancak sanayinin birçok dalında katkı maddesi olarak değerlendiriliyor.

Cam elyaf, optik ve teknik cam endüstrisi, sır ve emaye üretimi, boya ve diğer bazı kimyasalların yapımı, seramik, gübre, fotoğrafçılık, ilaç, deri, demir-çelik, kozmetik, sabun ve deterjan sanayisi, enerji sektörü ve nükleer uygulamalarda kullanılan bordan son yıllarda uzay araçlarının üzerlerinin kaplanması, ısı yalıtımı, pil, yanmaz kumaş, çelik yelek, askeri tank zırhları imalatında ve araç yakıtı olarak yararlanılıyor.

ABD'deki petrol kaynaklarının azalmasından sonra araç yakıtı olarak kullanılabileceğinin belirlenmesi, borun stratejik önemini artırdı.

Türkiye'nin ihraç kalemlerinden de biri olan bor, ABD, Japonya, Çin, Rusya, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika ülkelerine gönderiliyor.

REZERV TESPİTİ VE BORLU ÇİMENTO ÜRETİMİ PROJESİ

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Emet ve Hisarcık'taki sahalarda yapılan sondajlara göre yaklaşık 1 milyar ton bor rezervi bulunduğunu saptadı.

Müdürlük tarafından rezerv tespiti için çalışmaların MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde sürdürüldüğüne işaret eden yetkililer, sondajlara bu yıl da devam edileceğini kaydetti.

Emet Bor İşletmesinin yıllık bor üretimi ve satışının yaklaşık 200 bin ton olduğunu ifade eden yetkililer, bölgedeki bor madeninin ömrünü 5000 yıl olarak tahmin ettiklerini belirtti.

Yetkililer, işletmede 830 işçi ve memurun çalıştığını bildirerek, bor ve bor atıklarından çimento imalatında katkı malzemesi olarak kullanılması yönünde çalışmalara devam edildiğini anlattı.

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında teknik ekibin, dayanaklı çimento ve beton asfalt yapımı için gerçekleştirilen deneylerden olumlu sonuç alındığına dikkati çeken yetkililer, çimento üretimi için proje çalışmalarına ağırlık verdiklerini duyurdu.

BORİK ASİT FABRİKASI ZİNCİRİNE YENİ HALKA

Emet'te üretilen borun işlenmesi konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor.

Bor madeninden elde edilen borik asit, daha önce Balıkesir'in Bandırma ilçesinde, Eti Maden İşletmelerinin tesislerinde üretiliyordu. Bu tesisin ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından Emet'te 2002 yılında borik asit fabrikası kuruldu.

Yıllık 100 bin ton borik asit üretilen fabrika, yurt içi ve yurt dışından gelen talepleri karşılayamayınca Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ikinci fabrikanın kurulmasına karar verildi.

Mevcut fabrikanın yanındaki alanda bu ay sonunda inşaatına başlanacak tesiste, yıllık 100 bin ton borik asit kapasitesiyle 2010 yılında üretime başlanması hedefleniyor.

mispool28
16.04.09, 15:35:32
Ülkemizde zaten Bor var.50 Yıl yetecek kadar ama hepsini Yabancı ülkeler çıkartıyorlar.

muhammetevli
17.04.09, 16:20:53
İzmir Takımları Kollanıyor mu?

Diyarbakır Söz Gazetesi'nin haberine göre penaltı ve kırmızı kart istatistikleri, İzmir takımlarının kollandıklarına ilişkin feryatların boşuna olmadığını ortaya koyuyor.

Gazetenin 'rakamlar yalan söylemez' başlığıyla verdiği haberde Karşıyaka en fazla penaltı kazanan takım olurken, Altay'ın maçlarında rakip takımlardan tam 12 oyuncu'nun kırmızı kart görerek oyundan atıldığı belirtiliyor. Haberin detayında ise şu bilgilere yer veriliyor:

ALTAY'LA OYNAYAN 11 KİŞİYLE BİTİREMİYOR!

Altay eski kulübü başkanı Mahmut Özgener Futbol Federasyonu başkanı, MHK Başkanı Oğuz Sarvan ve bir çok MHK üyesi de İzmirli. Ayrıca Futbol Federasyonu yönetiminde yer alan bazı yöneticiler ve federasyonun üst düzey yetkililerinin Egeli olması, ya da İzmir lobisine yakın olmaları dikkat çekiyor.

Bu konuda yanlış-doğru bir çok şey söylenebilir ancak bir gerçek var ki rakamlar asla yalan söylemez. Bank Asya 1.Lig'in ilk 30 haftasındaki istatistiklere göre Altay'ın maçlarında rakip takımların canı yanıyor. Rakipler hakemlerin gösterdiği kırmızı kartlar yüzünden ya 10 ya da 9 kişi kalıyor.

DİYARBAKIRSPOR 2 MAÇI DA 10 KİŞİ BİTİRDİ!

Altay-Karşıyaka (3-0) :Karşıyaka'dan Ahmet Çağıran kırmızı kart gördü.

Altay-Manisaspor (1-1) :Manisaspor,Rafael ve Yiğit İncedemir'in kırmızı kart görmesi nedeniyle maçı 9 kişi bitirdi.

Karabükspor-Altay (0-1) :Karabükspor'dan Murat Bölükbaşı kırmızı kartla oyundan atıldı.

Diyarbakırspor-Altay (4-1) :DİYARBAKIRSPOR'dan Selçuk Yıldırımkaya 64.dakikada kırmızı kart gördü ve Yeşil-Kırmızılı takım son yarım saati 10 kişi tamamladı.

Sakaryaspor-Altay (3-4) :Sakaryaspor'un en önemli gol silahı Özgürcan kırmızı kartla cezalandırıldı.

Manisaspor-Altay (0-1) :Manisaspor'dan Yiğit İncedemir ikinci kez Altay maçında kırmızı kart gördü.

GÖSTERİLEN KARTLAR ELEŞTİRİLDİ ANCAK...

Malatyaspor-Altay (2-2) :Malatyaspor, Celil ve Alper'in atılmasıyla 2-1 önde olduğu maçta galibiyeti koruyamadı ve mücadeleyi de 9 kişi tamamladı.

Altay-Karabükspor (1-1) :Karabükspor'un kaptanı Bülent Bal tartışmalı bir şekilde kırmızı kart gördü.

Altay-Diyarbakırspor (0-0 ) :Diyarbakırspor'dan Zafer Şahin, 64. dakikada kırmızı kart görürken, bu hatalı karar maça damgasını vurdu.

Altay-Kasımpaşa (1-0) :Kasımpaşa'dan Yekta, maç bittikten sonra hakem tarafından kırmızı kartla cezalandırıldı.

EN FAZLA PENALTI KAZANAN KARŞIYAKA!

Karşıyaka'nın maçlarından sonra ise rakipler penaltı isyanında bulunuyor. İzmir ekibi, tartışmalı ve genelde maçların sonlarına doğru verilen penaltı kararlarıyla 15 puan kazanırken, 6 penaltıyla ligin en fazla penaltı kazanan takımı oldu.

Karşıyaka-Kartalspor (2-0 ):Cihan Yılmaz,19.dakikada penaltıdan takımını öne geçirdi.

Karşıyaka-Diyarbakırspor (0-1) :Hakem Hüseyin Göçek, 13. dakikada Karşıyaka'ya penaltı verdi. Ancak Fuat'ın vuruşunu kaleci Atilla çıkardı.

Karşıyaka-Güngören (4-1) :Cihan Yılmaz, 82. dakikada kazanılan penaltıyı gole çevirdi.

KARŞIYAKA'YA VAR, RAKİPLERE MALESEF!

Karşıyaka-Ç.Rizespor (1-0 ) :Cihan Yılmaz, 88. dakikada penaltıdan attığı golle galibiyeti getirdi.

Karşıyaka-Malatyaspor (1-0) :Cihan Yılmaz, bu defa 87. dakikada verilen penaltıyı gole çevirdi, haneye 3 puan daha yazıldı.

Güngören-Karşıyaka (2-2) :Cihan Yılmaz,75'te penaltıdan Karşıyaka'yı 2-1 öne geçirdi ancak maç 2-2 sona erdi.

İşin ilginç tarafı Karşıyaka'nın tartışmalı penaltılarla kazandığı maçlardan sonra rakip takımların çoğu hem Karşıyaka'ya verilen penaltıları eleştirdi, hem de kendilerine verilmeyen penaltılardan dolayı isyan etti.

DİYARBAKIRSPOR'UN GARİP İSTATİSTİĞİ!

Diyarbakırspor, ligin en az penaltı kazanan, en az penaltı golü atan ve maçlarında hiç bir rakip oyuncunun kırmızı kart görmediği takım oldu.

Bu sezon sadece bir penaltı golü kazanan Diyarbakırspor'da Engin Öztonga, ligin ilk yarısında Gaziantep'te 2-1 kazanılan maçta bu atışı gole çevirmişti. Ligin ilk yarısında 1-0 kazanılan Malatyaspor maçında Hüseyin Kartal, 2-1 kazanılan Samsunspor maçında da Coşkun Birdal penaltıları gole çeviremedi.

En az penaltı kazanan ve en az penaltı golü atan takım durumundaki Diyarbakırspor, aynı zamanda aleyhine en fazla penaltı kararı verilen 3 takımdan biri.

Deplasmanda 1-0 kazanılan Karşıyaka maçında Karşıyaka'lı Cihan Yılmaz'ın penaltısını Atilla, yine deplasmanda 1-0'lık zaferle sonuçlanan Orduspor maçında Orduspor'lu Serdar Sinik'in penaltısını Fevzi kurtarırken, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında Cafercan Aksu ve Diyarbakır'da 1-1 sona eren Boluspor maçında Bolsupor'lu Mehmet Ayaz penaltıdan Diyarbakırspor ağlarını havalandıran isimler oldu.

Diyarbakırspor'un maçlarında rakip takımlardan kimsenin kırmızı kart görmemesi dikkat çekerken,Yeşil-Kırmızılı takım ise 6 kırmızı kartla en fazla kırmızı kart gören 4 takımdan biri oldu.

Ligin ilk yarısında Selçuk Yıldırımkaya Adanaspor ve Altay maçlarında, Mahmut Hanefi Karabükspor mücadelesinde, Emrah Bozkurt Kasımpaşa karşılaşmasında kırmızı kart görürken, ikinci yarıda Altay maçında Zafer Şahin kırmızı kartla oyundan atıldı.

harşit28
25.04.09, 15:53:40
Çinliler 500gb harddisk yapmış, 6 dolara ilk takdığında çalışıyomuş 2. de çalışmıyomuş.

muhammetevli
28.04.09, 20:55:05
Karadeniz kültürü "İmece", tarla ekimi'nde...

Eskiye nazaran yaygınlığı azalmış olsada köylerimizde yaşatılmaya devam eden "imece" kültürü , 14 Nisan - 7 Mayıs arası tarla ekimi ile kendini gösteriyor. İşte Görele'mizin bir köyünden yardımlaşma; İmece...
Fındık toplama, odun taşıma, mısır toplama, tarla ekimi ve ev yapma gibi birçok işlerde yaşatılan Karadeniz'in vazgeçilmez kültürü imece, birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesini sağlıyor.
İmecelerdeki şenliklerin en önemlisi söylenen atma türküler şüphesiz. Bu türküler hiçbir şekilde yazılı ve daha önce tasarlanmış olmadığı gibi tamamen doğaçlama olarak söyleniyor.
Şu sıralar köylerimizde, Mısır, Fasülye, Salatalık, Pazı, Kara Lahana, Patates ve Kabak gibi birçok bitkinin imece usulü tarlalara ekimi yapılıyor

Kasırga
29.04.09, 18:40:40
ciğerimizi yakan 10 şehid imiz ve koma daki Mustafa kardeşimiz için forum ve sohbet te bi süre geyik yapmayalım.

muhammetevli
29.04.09, 21:40:12
9 şehidin kimliği belli oldu

Diyarbakır-Lice'de şehit olan 9 askerin kimliği;

9 şehidin kimliği belli oldu
Diyarbakır-Lice'de şehit olan 9 askerin kimliği;

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde mayın patlaması sonucu şehit olan 2'si uzman çavuş 9 askerin kimlikleri belirlendi.

Edinilen bilgiye göre, Lice ilçesinin Abalı köyü yakınlarında PKK'lı teröristlerin yola döşediği mayının patlaması sonucu şehit olan 2'si uzman çavuş, 9 askerin kimlikleri şöyle:

''Uzman Çavuş Salih Akyürek (Yozgat), Onur Görmez (Aydın-Çine), Emrah Polat (Kars-Sarıkamış), Erdal Oral (Kars-Kağızman), Zeynel Direkçi (Gaziantep), İlhami Hardal (Kilis), Murat Çavdar (Trabzon-Maçka), Mehmet Ali Karaduman ve Miktat Beder.''

Beton
29.04.09, 22:34:39
dağda üç beş domuz sürüsü tutturmuş bir kürdistan türküsü
eline almış bayrak diye masa örtüsü satsan beş para etmz ne derisi ne ölüsü

soyu soysuz olan sensin toprak senin neyine ite itlik yapıp kafa tutma beyine
anlasa dediğimi sokakkataki köpek ağlar haline
DUY ULAN SOYSUZ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

pendikliçotanak28
30.04.09, 20:20:03
1956 yılında, İstanbul Çamlıca'da, 3 Mayıs Türkçüler Günü'nü kutlayan Türkçüler... Önde, güneş gözlüklü, elinde paltosu olan NİHÂL ATSIZ...

3 Mayıs 1944 sabahı Türkiye'de eşi görülmemiş bir olay başkent Ankara'nın Ulus Meydanı'nda gerçekleşti. Neden eşi görülmemiş diyoruz? Türkiye'de hiç mi gösteri yürüyüşü yapılmamış? Elbette ki yapılmış fakat kişi veya kurumların organize etmesi sonucu yapılmış. 3 Mayıs'ın ise organizatörü yoktur.

Büyük Türkçü Nihâl Atsız'ın devrin başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na hitaben Orhun Dergisi'nin Nisan/1944'de yayınlanan 16. sayısında yazdığı ikinci açık mektupta "vatan haini" diye tasvir ettiği komünist Sabahattin Ali, Atsız Ata'yı dava ediyor. Davanın 26 Nisan 1944 tarihinde görülen ilk celsesi bir hayli olaylı geçiyor ve memleket genelinde büyük yankı uyandırıyor. İkinci celse ise 3 Mayıs 1944 günü Ankara'da görülecek. Atsız Ata bir gün önceden trenle Ankara'ya gidiyor fakat tek Ankara yolcusu O değil. Hiçbir organizasyon olmadan Türkiye'nin dört bir yanından bu davayı duyan Türkçü gençler kendi imkanları ile Ankara'ya hareket ediyorlar. Amaçları, 1938 yılında Ulu Başbuğ Atatürk'ün Uçmak'a varması ile birlikte sönmeye yüz tutan Türkçülük ateşini yeniden canlandırarak yürekleri ısıtan Büyük Türkçü Nihâl Atsız'a komünizm ile mücadelesinde destek olmak.

Atsız Ata bir gün önceden Ankara'ya geliyor ve bir grup Türkçü genç kendisini tren istasyonunda karşılayarak bir otele yerleştiriyorlar. Atsız Ata o gece hiç uyumuyor, tan ağarıncaya kadar yanındaki Türkçü gençlerle sohbet ediyor. Sabah adliyeye gitmek üzere yanındaki gençlerle birlikte otelden çıkıp Ulus'a doğru ilerlerken bir de ne görsün? Ankara sallanıyor! Hiç kimse tarafından çağrılmayıp, kendi kendilerine, birbirlerinden habersiz bir şekilde Türkiye'nin dört bir yanından yola çıkarak, Büyük Türkçü Nihâl Atsız'ın zor gününde yanında olmak için Ankara'ya gelen binlerce Türkçü genç birkaç koldan Ulus Meydanı'na yürüyorlar... "CANIMIZ ATSIZ'A FEDA OLSUN!" haykırışlarıyla yer gök inliyor. Ortada komünistlerden eser yok.

Atsız bir siyasetçi midir? Parti genel başkanı mıdır?.. Değil.

Atsız bir lise edebiyat öğretmeniydi sadece... Bir aylık emeğinin karşılığında aldığı üç kuruş maaşla evine ekmek götüren bir devlet memuruydu.

Üstelik bir ay önce devrin Milli Eğitim Bakanı, komünist Hasan Ali Yücel tarafından açığa alınmıştı. İşsizdi. Parası yoktu.

Herşeyin siyasî güç ve paraya bağlantılı olduğu bir devirde, Türk gençliği, cebinde parası olmayan bir edebiyat öğretmeni için Türkiye'yi salladı 3 Mayıs 1944 sabahı.

Çünkü O, "Türk'e Türklüğünü öğreten" idi. Bozkurtları O'nun ardından yürüdüler.

Aradan yıllar geçti. 3 Mayıs'ın isimsiz kahramanları bu dünyadan çoktan göçüp gittiler. Onların yerini yeni nesiller aldı. Aynı inanç, aynı kuvvet, ve yüreklerde yanan aynı sönmez ateşle...

3 Mayıs 1944 ruhu, o günü var eden Nihâl Atsız'ın isteği doğrultusunda her senenin 3 Mayıs'ını, "3 Mayıs Türkçüler Günü" olarak kutlamakla yaşatılıyor.

3 Mayıs Türkçüler Günü, Türk Irkı'na kutlu olsun!
Gök çadırımız güneş tuğumuz olsun! Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin(Amin)

muhammetevli
07.05.09, 11:10:23
Futbol sahaları ve spor salonlarına polis artık giremeyecek

Futbol sahaları ve spor salonlarına polis artık giremeyecek

Futbol sahaları ve spor salonlarına polis artık giremeyecek

Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesine dair 5149 sayılı kanunun 5.maddesi gereğince, bugünden itibaren polisin stat, salon ve spor alanlarının içinde görev yapması ortadan kalktı.

Polis, genel asayiş ve spor alanları çevresindeki önlemi dışında, stat ve salon içlerinde görev almayacak. Profesyonel ve amatör resmi ile özel tüm spor müsabakalarını kapsayan uygulama nedeniyle bundan böyle spor kulüpleri her türlü sportif müsabakalarında saha içinde, tribünlerde sporcu giriş ve çıkış kapıları, koridorları, hakem ve gözlemci odaları, basın tribünü ve röportaj odalarında, idari bölümlerde 1. Güvenlik bariyeri dahil olmak üzere, özel güvenlik personeli çalıştıracak. Müsabakalarda görev yapacak özel güvenlikçilerin listesi İllerde Emniyet Müdürlükleri ile ilgili federasyonların temsilcilerine verilecek. Türkiye Süper ligi dahil olmak üzere bu haftadan itibaren polisler, saha içinde görev yapmayacak...

ÖZEL GÜVENLİK ELEMANI İÇİN 4 YIL ERTELENMİŞTİ

28 Nisan 2004 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5149 sayılı Spor'da Şiddetin Önlenmesine dair Kanunda , kulüplerin gerekli önlemleri alması ve özel güvenlikçilerin yetişmesi amacıyla dört yıl ertelenen ve 5 Mayıs 2009 tarihi itibarıyla yeniden yürürlüğe giren 5.maddede şöyle deniliyor:

"Spor kulüpleri, güvenliği sağlamaya yetecek sayıdaki güvenlik elemanlarını, müsabaka öncesinden, müsabakanın tamamlanıp, seyirci ve sporcuların tahliyesine kadar geçecek dönem içerisinde müsabakaların yapılacağı yerde bulundurmak ve spor alanlarının iç güvenliğini sağlamaktan yükümlüdür. Spor kulüpleri bu kanunda yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla müsabaka ve saha güvenliğinin sağlanmasına yetecek sayı ve nitelikte, yasalar çerçevesinde özel güvenlik hizmeti satın almaya yetkilidir. Özel Güvenlikçilerin bu kanundan doğan görevlerinin ifası sırasında ateşli silah taşımaları yasaktır"

ersev
07.05.09, 19:12:11
Bank Asya 1. Lig play-off maçları 15-17 Mayıs 2009 tarihleri arasında Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacak.

Yarı finalin ilk maçında 15 Mayıs Cuma günü saat 16.00'da Bank Asya 1. Lig 3.'sü ile 6.'sı karşı karşıya gelecek. İlk maçın bitiminin ardından stadyum boşaltılacak, daha sonra ikinci karşılaşma için seyirci alımına başlanacak. Bank Asya 1. Lig 4.'sü ve 5.'sini karşı karşıya getirecek mücadele ise aynı gün saat 20.30'da oynanacak.

Final mücadelesi ise iki maçın galipleri arasında 17 Mayıs Pazar günü saat 20.30'da başlayacak.

Play-off müsabakalarının bilet fiyatları ise kale arkası tribünü 10, Maraton tribünü 20, Kapalı tribün ise 40 TL olarak belirlendi.

Bank Asya 1. Lig Play-Off Müsabakaları Programı

15 Mayıs 2009 Cuma
Bank Asya 1. Lig 3.'sü - Bank Asya 1. Lig 6.'sı 16:00
Bank Asya 1. Lig 4.'sü - Bank Asya 1. Lig 5.'si 20:30

17 Mayıs 2009 Pazar
(3-6) Galibi (4-5) Galibi 20:30

muhammetevli
07.05.09, 19:18:02
Bank Asya 1. Lig play-off maçları 15-17 Mayıs 2009 tarihleri arasında Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacak.

Yarı finalin ilk maçında 15 Mayıs Cuma günü saat 16.00'da Bank Asya 1. Lig 3.'sü ile 6.'sı karşı karşıya gelecek. İlk maçın bitiminin ardından stadyum boşaltılacak, daha sonra ikinci karşılaşma için seyirci alımına başlanacak. Bank Asya 1. Lig 4.'sü ve 5.'sini karşı karşıya getirecek mücadele ise aynı gün saat 20.30'da oynanacak.

Final mücadelesi ise iki maçın galipleri arasında 17 Mayıs Pazar günü saat 20.30'da başlayacak.

Play-off müsabakalarının bilet fiyatları ise kale arkası tribünü 10, Maraton tribünü 20, Kapalı tribün ise 40 TL olarak belirlendi.

Bank Asya 1. Lig Play-Off Müsabakaları Programı

15 Mayıs 2009 Cuma
Bank Asya 1. Lig 3.'sü - Bank Asya 1. Lig 6.'sı 16:00
Bank Asya 1. Lig 4.'sü - Bank Asya 1. Lig 5.'si 20:30

17 Mayıs 2009 Pazar
(3-6) Galibi (4-5) Galibi 20:30

stad merkeze uzakmış ,ayrıca bilet fiyatları da çok fazla 40 TL biraz fazla olmuş sanki , Boluspor'a başarılar...

harşit28
07.05.09, 21:42:48
uzak olması önemli değil. orası saraçoğlumu da o kadar oahalı yapıyolar anlam veremiyorum. Ankarada öle güzel stadda yok ama ???

görelelisayko
08.05.09, 01:49:11
seviyorum bu ayları...

çakmak
18.05.09, 18:12:46
seviyorum bu ayları...

Seversin tabi biiii cilliklerrrrrrrrrrrrrrrrr sokaklarda ! ! !

çakmak
18.05.09, 18:14:15
GİRESUN’LULAR

Dünya'nın neresinde olursanız olun;Arabanın camında çotanak varsa önüne atlayın,kesin Giresun’ludur.

**Karadeniz’in Paris’i Giresun'dur derler, bize göre Avrupa da Paris diye bir yer var batının Giresun’udur ..:)

**Batının doğusu, doğunun batısı, kuzeyin güneyi, güneyin kuzeyi olarak kabul edilebiliriz :).

**Fındığımızla ünlüyüz ama hediyelik dışında fındık almayız, coğumuz fındık sevmeyiz.

**İçindeyken kurtulamadık şurdan deriz. Kendisinden uzaklaştıkça daha bir severiz, kıymete biner; gurbetteki Giresun’lular da benim gibi düşündüğünden olacak, nerede bir Giresun’lu görsek, akraba çıkmak için azami çabayı sarf ederiz :)

**Zaman zaman skandallarla gündeme geliriz.Ama buraya uğrayan dost edinmeden gitmez.

**Giresunspor bi çıkar bi düşer.Hangi ligde oynadığımızı takımın kendi oyuncuları bile unutur bazen

**Ordu ile çekişmemiz dillere destan olmuştur.Neden çekiştiğimizi bilmeyiz.Sorsanız ''Bilmem babam da sevmezdi deriz.Dünyanın en büyük 2.derbisi Giresun spor-Ordu spor maçıdır.

**Şivemiz samimidir içtendir.Cekimlerimiz biraz farklıdır :)

harşit28
18.05.09, 18:26:48
19 Mayıs derbisi iptal
19 Mayıs'ta Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacağı açıklanan derbi maç iptal oldu.

İSTANBUL - Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak isteğiyle 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda oynanması kararlaştırılan Fenerbahçe-Galatasaray maçı iptal edildi.

Kasırga
28.05.09, 14:09:09
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular.

Birden Allah ile ilgili konu açıldı...
Berber: " Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah'ın varlığına inanmıyorum.
"Adam: " Peki neden böyle düşünüyorsun?
"Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıyaçıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı,bu kadar çok hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çekmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum...
"Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işinibitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berber dükkanına geri döndü.
Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok"
Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim
Adam: " Hayır, yok. Çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzunsaçlı ve sakallı adamlar olmazdı."
Berber: " Hımmm... Berber diye birşey var ama o insanlar banagelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, o ne yapabilir ki?

İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"

güce haber.com dan alıntıdır.zaman ın ahrı na yaklaşıldığının,rezalet lerin bu kadar arttığı günümüz de güzel bi paylaşım olmuş!!!

muhammetevli
05.06.09, 21:03:42
arkadaşlar topiçleri biraz hareketlendirelim , site ölü gibi, yazan 10-15 kişi var.

B@lıkçı
07.06.09, 14:52:24
İbret Alınarak İzlenecek Bir Video..

VİDEO (http://www.haber7.com/haber/20090319/Isareti-gordu-ve-Musluman-oldu-VIDEO.php)

slim
01.07.09, 23:04:19
Asgari ücrete yüzde 4.1 zam

Yılın ikinci yarısında 16 yaşından büyükler için geçerli olacak asgari ücret bugünden itibaren yüzde 4,1 arttı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun kararı doğrultusunda, 1 Temmuz-31 Aralık 2009 tarihleri arasında geçerli olacak asgari ücrette düzenlemeye gidildi.

Düzenlemeyle yılın ilk yarısında 16 yaşından büyükler için yüzde 4,3 artırılan asgari ücrete, yılın ikinci yarısı için yüzde 4,1 zam yapıldı.

Buna göre, 16 yaşından büyük bekar işçi için brüt 666, net 527,13 TL olan asgari ücret, yüzde 4,1'lik zamla brüt 693, net 546,48 TL'ye yükseldi.

16 yaşından küçük işçiler için geçerli olan asgari ücret ise yüzde 4 artırıldı.

Yılın ilk yarısında 16 yaşından küçükler için brüt 567, net 456,21 TL olan asgari ücret, yüzde 4'lük zamla brüt 589,50, net 472,32 TL'ye yükseldi.

Kapıcılar için brüt 666, net 566,10 TL olarak uygulanan asgari ücret, brüt 693, net 589,05 TL'ye ulaştı.

KESİNTİLER
Düzenlemeyle asgari ücret üzerinden yapılan kesintiler ve işverene maliyet de arttı.

Asgari ücretten 16 yaşından büyük işçiler için yapılan kesinti 146,52, 16 yaşından küçük işçiler için 117,18, kapıcılar için 103,95 TL'ye çıktı.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti 16 yaşından büyük işçiler için 841,99, 16 yaşından küçük işçiler için 754,02, kapıcılar için 841,99 TL oldu.

Yeni asgari ücretle birlikte sosyal sigortalar primine esas kazancın alt ve üst sınırı da değişti.

Asgari ücretin brütü olan 666 TL'ye karşılık gelen prime esas kazancın alt sınırı 693 TL'ye, 4 bin 329 TL olan prime esas kazancın üst sınırı ise 4 bin 504,5 TL'ye yükseldi.

Yeni asgari ücret ile prime esas kazancın alt ve üst sınırları 31 Aralık 2009'a kadar geçerli olacak.
kaynak : mynet haber...

----ewet hemen bir başka haberi daha kopyalıyorum alta----
---ben bu ülke düzenini bu hale gertirenin, getirene oy werenin, yardım edenin---

Haziran ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 733 TL, yoksulluk sınırı ise 2 bin 389 TL oldu

kaynak : habertürk...

ne mutlu türküm diyene...

muhammetevli
07.07.09, 13:38:15
dikkatimi çeken bişi var.

üye sayısı ; 1147

hiç mesaj yazmayan üye sayısı ; 765

yani siteye kayıt olanların yarısından çoğu hiç mesaj yazmamış , aktif değiller.

madem aktif olmayacaksın , mesaj yazmayacaksın niye üye oluyorsun , ilginç...

harşit28
07.07.09, 15:32:07
Hiçmesaj yazmayan veya siteye girmeyen yabancıları silelim diyorum bn:D

slim
19.07.09, 21:16:32
herkesin kandili kutlu olsun...

airbagci
20.07.09, 00:41:35
herkesin kandili kutlu olsun...
Mübarek olsun da kimse bir kandil topigi bile açmamış

airbagci
20.07.09, 00:42:43
herkesin kandili kutlu olsun...

diyosunda kimse bir topik dahi açmamış.

muhammetevli
27.07.09, 17:03:45
bugün kutsal topraklara gidiyorum , 20 gün 1 ay sonra tekrar aranızdayım inş...

şebinkarahisarlı
29.07.09, 10:45:52
4,5 ay önce bir röportajda bület uygun' a sorarlar avrupada başarılı olabilirmisiniz diye ve cevap verir derki 5 yeriz 7 yeriz ama 6 yemeyiz,9 yeriz ama sekiz yemeyiz helal olsun lafını yemedi adam

Kasırga
17.08.09, 11:49:05
Tutuklandı, kaçtı, şimdi başkan
17 Ağustos 2009 Pazartesi 11:34
7.4'lük deprem binaları yıktı, ama makam koltuklarını sarsamadı... Yalovalılar, yargılanıp kaçan belediye başkanını yeniden seçti...


17 Ağustos 1999... Binalar çöktü.... Ocaklar söndü.... 17 bin 480 can enkaz altında kaldı... 7.4 şiddetindeki deprem bir tek makam koltuklarını sarsamadı...

Yalova'da çöken binalar nedeniyle yargılanan isimler bugün yine kent yönetiminde söz sahibi. Kimi belediye başkanı, kimileri yardımcısı, kimileri Meclis üyesi... Kimi parti teşkilatlarının başında kimi ise Mühendisler Odası'nın...

Yalova'da içler acısı tablo... Bugün kent yönetimi yargılanmaya hala devam eden başkanlara teslim... Asıl ilginç olan ise bu yönetimin bunca acıyı yaşayan Yalova halkının oylarıyla 2009 seçimlerinde yeniden seçilmiş olması...

CEZA ALAN TEK İSİM VELİ GÖÇER OLDU

Yalova'da nereden nereye gelindiğine bakılınca faturanın Veli Göçer'e kesilmiş olduğu anlaşılıyor...

Kentte yıkılan ve hasar gören binalar nedeniyle 173 dava açıldı. Birçok dava hala devam ediyor. Ceza alan tek isim 18 yıl 9 ay hapse mahkum edilen müteahhit Veli Göçer.

Oysa diğer isimlerin çoğu yargıda hala kapanmayan dosyalarına rağmen bugün kent yönetimin başında. İşte onlar...

DP'DEN BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLDİ: Yakup Koçal, hakkında müteahhit olarak yaptığı binaların yıkılması sonucu davalar açıldı. Bir süre kaçıp teslim oldu. Bursa Cezaevi'nde kısa süre tutuklu kaldı. 1999-2004 yılları arasında açılan davalar devam ediyor. Seçimlerde DP'den Belediye Başkanı seçildi.

HİZMET AŞ.'NİN GENEL MÜDÜRÜ: Birol Aslan, 1999'da Koçal'ın yardımcısıydı. Hakkında tutuklama kararı çıkması üzerine bir süre kentten ayrıldı. Daha sonra teslim olup, cezaevinin yolunu tuttu. Koçal'ın yeniden başkan olması ile birlikte belediyeye bağlı Hizmet A.Ş.'nin genel müdürlüğüne getirildi.

BELEDİYE BAŞKANVEKİLİ: 1999'da belediye meclis üyesi olan İnşaat Mühendisi Cemil Aydın hakkında, yaptığı binaların yıkılması üzerine soruşturma açıldı. Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı. 2009'da yeniden belediye meclis üyeliğine seçildi. Artık Koçal'ın başkanvekili.

SHP İL BAŞKANI: 1984-1994 arasında Yalova Belediye Başkanlığı görevinde bulundu. Görev süresi içinde depremde en fazla ölümün yaşandığı Hacımehmet Ovası'nı çok katlı yapılaşmaya açtığı gerekçesiyle, hakkında dava açıldı. Şu anda SHP İl Başkanlığı görevini yürütüyor.

MHP İL BAŞKANI MİMAR: Deprem öncesi ve sonrası MHP İl Başkanı olan Mimar Erol Tatar, yaptığı evlerin yıkılması üzerine yargılandı. 3 yıldır Yalova Mimarlar Odası Başkanlığı görevini sürdürüyor. Yalova İl Genel Meclisi adayı oldu ama seçilemedi. Mimarlar Odası Yalova İl Temsilcisi.

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI: Deprem öncesi ve sonrasında Çınarcık Belediyesi Fen İşleri Müdürü olan Renkler, 10 ay hapis cezası aldı. Yerel seçimlerde MHP'den belediye meclis üyeliğine aday oldu, kazanamadı. Renkler, İnşaat Mühendisleri Odası Yalova Şube Başkanı.

yorumsuz..

B@lıkçı
19.08.09, 11:25:05
http://www.hackturkiye.com/haberkonulari/gorunmezlik-gercek-oldu-35199.jpg


Türk araştırmacılar nanoteknoloji tabanlı görünmezliğe yardımcı olan bir malzeme geliştirdi.

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) araştırmacıları, cisimleri belli frekanslarda görünmez kılan nanoteknoloji tabanlı malzeme geliştirdi.



GÖRÜNMEZLİK PELERİNİ
Türkiye'nin tek Descartes bilim ödülü sahibi olan Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığını yürüttüğü projede doktora öğrencisi Atilla Özgür Çakmak tarafından geliştirilen ''görünmezlik pelerini'' teknolojisi, askeri araçların üzerine kaplanacak bir metamalzeme sayesinde istenilen frekans bandında, tankların hatta havadaki uçakların görünmezliğine olanak sağlıyor.

Görünmezlik pelerini, parazit ve gürültü oluşturmadığından dünya literatürüne de pek çok yenilik katıyor.

Prof. Dr. Özbay, son yıllarda dünyanın en önde gelen araştırma merkezlerinin, üniversitelerinin tam ve kesin bir görünmezliğe ulaşabilecek teknolojileri geliştirmeye odaklandığını ifade etti.

NANOTAM

Bu rekabete Türk araştırmacılar olarak kendilerinin de katıldığını dile getiren Özbay, NANOTAM'da geliştirdikleri metamalzeme tabanlı ''görünmezlik pelerinin'' dünyadaki benzerlerine göre yenilikler içerdiğini kaydetti.

''Görme'' ya da ''algılama''nın, bir cisimden yayılan ya da üzerine çarpıp saçılan elektromanyetik dalgaların algılayıcılara geri dönmesiyle gerçekleşen bir süreç olduğunu anlatan Özbay, ''Görünmezlik sağlamak için yapılacak şey, saklanacak cismin elektromanyetik dalgaları saçmasını önlemek, dalgaların çarpmasını engellemek ya da çarpan dalgaların gelişigüzel saçılmasını önlemekle gerçekleşebilir. Herhangi bir cismin üzerine kaplanacak bu özel pelerin sayesinde cisimler görünmez kılınabiliniyor'' bilgisini verdi.

muhammetevli
05.09.09, 08:41:55
1-sitenin son dizaynı son derece güzel olmuş , site yöneticilerimizin emeğine sağlık.

2-takımımızdan ayrılan bazı futbolcularımızın topiçleri kitlenir veya silinirse forum açısından daha sağlıklı olur gibime geliyor ,site yöneticilerimiz ilgilenirse iyi olur...

B@lıkçı
05.09.09, 15:22:25
1-sitenin son dizaynı son derece güzel olmuş , site yöneticilerimizin emeğine sağlık.

2-takımımızdan ayrılan bazı futbolcularımızın topiçleri kitlenir veya silinirse forum açısından daha sağlıklı olur gibime geliyor ,site yöneticilerimiz ilgilenirse iyi olur...

Sen Listele Silinicekleri Ben Ayar Çekerim.

muhammetevli
05.09.09, 21:38:57
Sen Listele Silinicekleri Ben Ayar Çekerim.


1-Barış Durmaz
2-Enver Işık
3-Eyüp Kadri Ataoğlu
4-Gökhan Bozkaya
5-Koray Karagözlü
6-Muharrem Kaya
7-Musa Kuş
8-Muzaffer Taşkın
9-Seçkin Getbay
10-Sezer Güler
11-Sezai Demircan
12-İbrahim Parlayan
13-Taner Yapağcı
14-Tayfun Rıdvan Albayrak
15-Ünal Odabaş
16-Uğur Keskin
17-Volkan Fevzi Ulusal
18-Volkan Özcan
19-İbrahim Çelik
20-Emin Aladağ
21-Emre İncemollaoğlu
22-Harun Ovalıoğlu
23-Hasan Aydınlı
24-Kemal Toprak
25-İbrahim Giray

Kasırga
09.09.09, 11:03:37
eruh taki 7 şehit imiz ve sel felaketinde mağdur olan İNSANLARIMIZ için herkesi sağduyulu yazıp çizmeye davet ediyorum,BAŞIN SAOLSUN ŞEHİT AİLELERİ RUH UNUZ ŞAD OLSUN ŞEHİTLERİMİZ,GEÇMİŞ OLSUN YÜCE TÜRK MİLLETİ.

Kasırga
15.09.09, 12:49:57
Kirilma Noktasi Ve Hayalet Filminin Usta Aktörü Patrick Swayze 57 Yaşin Da Pankreas Kanserinden Hayata Veda Etmiş.

çakmak
15.09.09, 13:35:24
Kirilma Noktasi Ve Hayalet Filminin Usta Aktörü Patrick Swayze 57 Yaşin Da Pankreas Kanserinden Hayata Veda Etmiş.

Patrick Swayze'nin ölümü beni çok fazla üzdü duygusal bir yoğunluk yaşıyorum.Özellikle hayalet filmindeki o senaryodaki kimliği ön plana çıkıyor ve daha çok üzülüyorum...

Ölüm çok soğuk....

slim
16.09.09, 00:27:15
o filmi kimse unutamaz, hele ki şarkısını asla... klasik olmuş bir şarkı...
hayat bu işte, bugün warsın, yarın...

muhammetevli
18.09.09, 15:39:20
İşte dünyada yaşanan, dünyanın en ilginç olayları...

- 1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri çok ilginç bir biçimde boğuldu.

- 1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti. (Trajikomik ve İlginç Ötesi)

- 1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu. (Polislere ne sanki )

- Belçika'da yaşayan Türk işadamı Uğur C. Ferrari'sine LPG taktırmak isteyince 145 bin Euro'luk otomobili şirket tarafından elinden alındı.

- Konya'nın Karapınar İlçesi'ndeki bir bekçi köpeği, sahibi Emin Çenesiz'in cep telefonunu yuttu. Olay, köpeğin karnından telefon melodisi gelince anlaşıldı. Talihsiz telefon küçük ebatlarda olması nedeniyle dışkı yoluyla dışarı atıldı.

- Hindistan'ın Assam eyaletinde, pirinç birası içip sarhoş olan 12 fil, 3 kişiyi ezerek öldürdü, 2 kişiyi de yaraladı. Resmi rakamlara göre, Assam eyaletinde son 5 yılda filler en az 150 kişiyi ezerek öldürdü.

- Belçika'da La Derniere Heure gazetesinin bir çalışanına ait 'Nokia 3410' marka cep telefonu, konuşma sırasında infilak etti. Gazeteci, kulağından hafif yaralandı.

- ABD'nin en çok satan gazetesi USA Today'in 5 defa Pulitzer ödülüne aday gösterilen muhabiri Jack Kelley'in, yıllarca izlediğini ileri sürdüğü uluslararası olaylarla ilgili yalan haberler yazdığı ortaya çıktı.

- Endonezya Devlet Başkanı Megawati Sukarnaputri, destekçilerine, "Partiye verilecek oyları artırmak için daha çok sevgili edinin" çağrısında bulundu. Seçim kampanyası nedeniyle Semarang kentinde bulunan Sukarnaputri, "Bir kız arkadaşınız varsa, daha fazlasını bulun. Gelecek seçimler için hepsini partimize üye yapalım" dedi.

- Çinli genç futbolcuların, Real Madridli David Beckham ve Roberto Carlos'a özenerek saçlarını uzatmaları ve 'tuhaf şekiller' vermeleri Çin Futbol Federasyonu tarafından yasaklandı.

- Gaziantepli öğretmen Naci Yengin, yazdığı dördüncü hikaye kitabının tanıtımını kitap arası çiğ köfte ile yaptı. Türkiye'de kitap okuma alışkanlığının olmadığından şikayet eden Yengin, kitabının imza gününü köfteci dükkanında yapmak zorunda kaldı.


- Jake Fen isimli Macar adam, esini korkutmak için kendini asmis pozu verdi... Eve gelen es kocasini o halde gorünce bayildi..Kapiyi açik gören komsu kadin içeri girince iki cesetle karsilastigini sanip evi soydu.Topladiklari ile çikarken Jake kadina bir tekme atti. Cesedin canlandigini sanan kadin korkudan öldü..Jake beraat etti..

- New York'ta 5'inci caddede bir adama araç hafifçe çarpti. Adama birsey olmamisti.. Soförle konustu ve kalkacakken olayi gören biri yanina gelerek,kalkmazsa sigortadan para alabilecegini soyleyince yeniden aracin önüne yatti. Araç sürücüsü ise adamin gittigini düsünerek gaza basti ve adam öldü...

- Bayan Carson Amerika'nin New York kentinde yasiyordu.. Birgün eglenmek için cenaze isleri yapan bir sirketle anlasti. Sirket eve telefon etti ve bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen kostu. Bu sirada tabutun içinde yatan bayan Carson birden dogruluverdi. Ama kizi o anda kalp krizi geçirip öldü...

- Washington'da bir suçlu hapishaneden kaçtı.Birkaç gün sonra kız arkadaşıyla yemeğe gitti.Ama uzun süre geri dönmeyince kız arkadaşı merak ederek polise haber verdi.Polisler adını duyunca kim olduğunu anladılar ve yakaladılar.

- Michigan lonia'da sarhoş bir hırsız,iki hizmetçi kızdan nakit para istedi,kızlar parayı vermeyi reddedince adam polis çağıracağını söylerek onları korkutmaya çalıştı.Kızlar aldırmayınca adam gerçekten polis çağırdı ve tutuklandı.

- Pennsylvania Radnor'da bir şüpheliyi sorguya çeken polis,şüphelinin kafasına metal bir süzgeç yerleştirmiş ve tellerle fotokopi makinasına bağlamıştı.Polisin Fotokopi makinasında şüphelinin yalanlarının yazdığını söylemesi inanan şüpheli suçunu itiraf etti.

- Marko ve Roberto de Solisa adlı iki kardeş, birbirleriylepek iyi geçinemiyorlardı. Roberto'nun sık sık kendisiyle dalga geçmesinedayanamayan Marko, kardeşini, kafasına sıktığı tek kurşunla öldürdü. Bubasit bir cinayet gibi görünebilir. Ancak gerçek öyle değil. Çünkü Marko ile Roberto aynı dolaşım sistemini paylaşan yapışık ikizlerdi. Roberto'nun ölümünden 5 dakika sonra, kan dolaşımı duran Marko da öldü.

- Komboçya'da 2 asker, patlamamış mayınla futbol oynamaya kalkınca hayatlarını kaybetti. Olayı ilginç kılan bir başka nokta, parçalanarak can veren 2 askerin, Kamboçya ordusunun "en iyi mayın uzmanları" arasında yer almasıydı.

- ABD'nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker tükürme alışkanlığının kurbanı oldu. Pencerenin kenarına oturarak, tükürüğünü, büyük bir tencere şeklindeki sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan asker, dengesini kaybedip 11. kattan düştü.

- New Hempshere eyaletinde 10 yaşında bir çocuk, kolasını çiviyle açmaya çalışırken hayatını kaybetti. Kolanın içindeki gaz basıncıyla fırlayan çivi, çocuğun boğazına saplandı ve çocuk yaşamını yitirdi.

- Amerikalı bir genç, bunalıma girerek 10. kattan aşağıya atladı. Aynı binanın 9. katında, gencin, birbirleriyle sürekli kavga eden anne ve babası oturuyordu. 8.katta ise intihar eden gencin hayatını kurtarabilecek çelik bir ağ vardı. Gencin intihara kalkıştığı sırada, 9. katta anne ve babası yine kavga ediyordu. Eşine iyice sinirlenen baba, elindeki av tüfeğinin tetiğine bastı. Anne kendini yere atarak hayatını kurtardı, ancak tüfekten çıkan saçmalar, o sırada 9. katın hizasında bulunan gencin başına isabet etti.

- Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı... Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi... Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler...

- Gillette (Jilet) şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek satın aldı.Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini
söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.

- Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı... Çünkü "Nova" İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu.

- 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı
izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını
izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...

- 1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra ilginç bir şekilde öldü.

- Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.

- 1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın
hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici yine ilginç bir biçimde hayatını kaybetmiş oldu.

- Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.

- Romollo Ribaldo issizdi. Pisa kentinde oturan 42 yasindaki bu Italyan birgün, tabanca ile intihar etmeye hazirlandi. Esi onu engellemek icin dil döktü.. Sonunda Romolo aglamaya basladi ve intihardan vazgeçip silahini yere firlatti. Ates alan tabancadan çikan mermi esine isabet etti ve esi öldü...

- Kansas Wichita'daki polis,havaalanı otelinde 22 yaşında bir adamı sahte 16 dolarlık iki banknotu kullanmaya çalışırken yakaladı.

- Güney Afrika Johannesbur'da iki adam birbirlerinin kafası üzerine koydukları bira kutularına ateş ederlerken birisi arkadaşının yüzüne ateş etti.Adam ağır yaralandı.

- Bir şirket,çalışanlarının iş başında güvenli gözlük kullanmalarını teşvik etmek için özel bir film izletti.Kanlı iş kazalarını gösteren film o kadar canlıydı ki 25 kişi odadan kaçtı.13 işçi bayıldı ve işçilerden biri sandalyeden ilginc bir durumda düşerek kafasını yardı.


Bu Hayatta İlginçlikler Bitmez...

Kasırga
22.09.09, 01:49:37
Cüneyt Çakır Türkiye Futbol Liglerinde görev yapan en sabıkalı hakemlerden biridir.
Bakmayın siz onun FIFA kokartı olduğuna.
Her zaman tartışılmış, tartışma konusu olmuş ve hakkında en fazla yorum yapılan hakemlerin başında gelmiştir.
Bir yerde okudum; “Nedense ebesi ile annesi en fazla sorgulanmıştır” diyor Cüneyt Çakır için.
Biz bir şeyler söylemiyoruz.
Bunun yorumlarını sizlere bırakıyorum.
Kimdir bu Cüneyt Çakır?
İnternette kısa bir araştırma ile ne menem insan yada nasıl bir hakem olduğunu elbette görürsünüz!
Kimine göre gözü kara bir hakem olarak lanse etmişler.
Eyvallah!!
Bu diyarda kimin gözünün kara olduğunu Allah bilir.
Hele hele Giresunluların geçmişine baktığınızda ne kadar gözü kara olduğunu Dünya görmüştür.
Sonrasını suç unsuru olmasın diye yazmıyorum.
* * *
Devam edelim…
Muhtelif sözlüklerde bakın Cüneyt Çakır için neler yazıyor;
“Fenerbahçe’nin kupa hasretinin devam etmesini isteyen bir başka futbol katili hakem, futbolcuların korkulu rüyası, karabasanı, hatta sarı, kırmızı basanı.”
“27 şubat 2008 Galatasaray Fenerbahçe maçında düdük öttürmek yarine kartlarını öttüren hakem.
Saha kenarındaki görev yapan polisleri ve top toplayıcıları nasıl orada bıraktı hayret. iki kart da onlara göstermeliydi.”
“Bizim mahallenin bakkalı Mehmet ağabey tarafından hakemlik lisansı verilmiş düşünen xxxx.”
“Kendine güveni olmayan ve bundan dolayı da yönettiği maçları katleden bir futbol hakemi…”
“Yere yaprak düşse hata olduğuna karar verecek şekilde koşullanmış adam”
“Fenerbahçeli olan herkesten sayısız küfür yemiş numunelik hakem.”
“Ben kendimi bildim bileli okuyorum, dinliyorum, araştırıyorum.. kendimi geliştirme adına elimden ne geliyorsa yapıyorum yani sözlükçü.. ve naçizane öğrendiğim bir şey var ki o da insanları çok ağır bir şekilde yerlere vurmamak, mutedil olmak, daha soğuk kanlı yaklaşmaktır.. gerek olaylara gerekse kişilere.. ama sormak istiyorum yıllardır futbol izleyen bir vatandaş olarak; bu cüneyt çakır hakem midir? amacı nedir? bu arkadaşı kim ya da kimler hakem olarak tayin etme gafletinde bulunmuşlardır?
sadece ibb. stoperini haksız yere attığı için değil, fenerbahçe'nin iki penaltısını vermediği için değil, futboldan zerre anlamadığı içindir eleştirim.. bu ve buna benzer hakem arkadaşlar zaten hali pek iç açıcı olmayan türk futbolunu daha da gerilere götürmekte.. layıkıyla yapıyorlar bunu..
yapmayın kardeşim, yapmayın abilerim.. beceremiyorsanız tek eğlencemiz olan futbolu katletmeyin.. zaten karnımıza ağrılar gire gire türkcell süper ligini izlemeye çalışıyoruz bari sizler anlayın halden..
sen de bırak artık gözünü seveyim hakemliği!”
* * *
Bizim daha fazla bir şey söylememize gerek var mı?
Herkes söylemiş söyleyeceğini!
Şimdi bakalım Türkiye Futbol Federasyonunun ilgilileri ve yetkilileri Giresunspor – Ç. Rizespor maç kasedini alarak maçın son çeyreğinde Cüneyt Çakır nasıl maç yönetmiş; Giresun’un aleyhine verilen penaltı penaltı mıymış? Hasan Üçüncü’ye verilen Kırmızı kart sırasında Çakır ağzı ile Üçüncü’ye neler söylüyor?
Bunların incelenmesi lazım…
Bir emeğin ve hakkın gaspı bu kadar kolay olmamalı diyoruz.
Ve bekliyoruz!

Kasırga
24.09.09, 00:55:43
metin şentürk bile pozisyon 30 cm dışarda ,hakem kör mü demiş:D

sengun28
24.09.09, 01:00:52
***Giresunumuza yapılan haksızlıkları Bursa daki Sağır Sultan duydu,
birtek yetkili makamlar duymuyor...! :(

muhammetevli
02.10.09, 18:22:26
Bank Asya 1.lig Formalar ;

http://www.tff.org/Resources/TFF/Documents/2009DK/LIGLER/2009-2010/BankAsya-001-Katalog.pdf

tüm takımların iç saha - dış saha - kaleci formalarının kataloğu.

tüm takımların çubuklu forması var bizim yok , dizayn olarak kötü formalara sahipiz...

sengun28
02.10.09, 18:38:28
***formaların hepsi güzel ama, bizimkiler hepsinden güzel Muhammet..:)
başarılı olalım da formamız çubuksuz olsun, önemli değil..
gerçi bir tanesi çubuklu gibi ama, çubuk çok geniş..

Beton
04.10.09, 23:06:37
bu forumda herkes sitem ediyo yok bursaya niye bilet verildi yok gebzeye yok giresuna şunu hala anlayamamışız arkadaşlar bu sevda işi yani ortak sevdamız giresun spor amaç giresunu en iyi şeklde temsil etmek trübünde niye bilet vermişiz bu taraftar gruplarıyla sorunlar olabailir ama bizden yardım isteyen bu arkadaşlamızı kulak arkası edemezdik yani bu bizim marmaralı çotanakların büyüklüğüne vede şanına yakışmazdı bizde yardımcı olduk gelelim diğer konuya kardeşim biz yönetimden veya birilerinden paramı alıyoruzda bedava bilet bekleniyor anlamıyorum ok bu alisamiyendeki maçta bilet alamıyan arkadaşlarımız oldu oda onların hatasından kaynaklandı bazı arkadaşlar bedava yoksa bizde yokuz havasındalar canları saolsun bundan sonra onlar org eder bu işleri bedava işlerini ayar larlar erolun aldığı kararın bende arkasındayım sıkıldım bende her maç otobüs bilet cart curt derdine düşmekten tekrardan hepiniz allaha emanet olun iyi kötü acı tatlı anlarımız oldu hakkınızı helal edin ben sizlere hakkımı helal ediyorum umarım bundan sonra marmaralı çotanaklar daha büyür daha güçlü olur giresunu en iyi şekilde bundan önce olduğu gibi adam gibi temsil eder..

muhammetevli
04.10.09, 23:12:03
nereye Mustafa abi ?

gitmek yasak , bırakmak yasak...

B@lıkçı
04.10.09, 23:14:29
bu forumda herkes sitem ediyo yok bursaya niye bilet verildi yok gebzeye yok giresuna şunu hala anlayamamışız arkadaşlar bu sevda işi yani ortak sevdamız giresun spor amaç giresunu en iyi şeklde temsil etmek trübünde niye bilet vermişiz bu taraftar gruplarıyla sorunlar olabailir ama bizden yardım isteyen bu arkadaşlamızı kulak arkası edemezdik yani bu bizim marmaralı çotanakların büyüklüğüne vede şanına yakışmazdı bizde yardımcı olduk gelelim diğer konuya kardeşim biz yönetimden veya birilerinden paramı alıyoruzda bedava bilet bekleniyor anlamıyorum ok bu alisamiyendeki maçta bilet alamıyan arkadaşlarımız oldu oda onların hatasından kaynaklandı bazı arkadaşlar bedava yoksa bizde yokuz havasındalar canları saolsun bundan sonra onlar org eder bu işleri bedava işlerini ayar larlar erolun aldığı kararın bende arkasındayım sıkıldım bende her maç otobüs bilet cart curt derdine düşmekten tekrardan hepiniz allaha emanet olun iyi kötü acı tatlı anlarımız oldu hakkınızı helal edin ben sizlere hakkımı helal ediyorum umarım bundan sonra marmaralı çotanaklar daha büyür daha güçlü olur giresunu en iyi şekilde bundan önce olduğu gibi adam gibi temsil eder..

KİMSENIN BIR YERE GITITIGI YOK BU GRUBUN COCUGU GİBİ BUYUTEN EROL ABI COCUKLARINA ELBETTE KIZACAK COCOUKLARINI ELBETTE BAGIRACAK AMA ASLA O COCUKLARI ONU BIRAKMAZ UNUTMASIN BIRAKTIRMAYIZ..!

sengun28
05.10.09, 00:13:27
***Bir söz vardır Beton,
kaptanlar gemiyi en son terkederler...!

Çotanaklar için bu söz daha da kesin, daha da katı:

Kaptanlar gemiyi asla terketmezler..!


kolaysa terket..:)

görelelisayko
05.10.09, 02:03:43
Özellikle bu konu çok önemli,her seferinde bazı kişiler birileri rant yiyor muhabbetlerine girmesin.Bu mesajın bugün dışarda kalan kişilerle veya bugünkü olayla ilgisi yoktur,bundan sonra kişisel olarak ne kadar samimi olursam olayım bu muhabbetlerle bana gelen kişilere karşı tavrım değişir.

sengun28
05.10.09, 14:16:11
Yıkmak bir anlık olay;
onarmak için belki bir ömür yetmez...!

sengun28
05.10.09, 14:33:08
***sadece okuyup giden arkadaşlar;
biraz katılımcı olsanız...!
güzel paylaşımlarınızdan müstefit olmak isteriz..:)

sengun28
13.10.09, 16:35:35
***İstanbul ve Marmara bugün lodos, gece yagmur, yarın ise rüzgarın kuzeybatıya dönmesiyle soğuk havanın etkisine girecek..

Bugün 30 derecelere yaklaşan sıcaklık yarın 15 dereceleri biraz geçebilecek.

Ani hava değişimlerinde sağlık sorunlarıyla karşılaşmamak için gerekli tedbirlerin
alınması..!

sengun28
15.10.09, 14:14:40
***Maç Saatinde (18 Ekim 2009) Giresun'da
Hava...: Parcalı bulutlu.
Rüzgar : Kuzeydoğu-güneydoğu yönlerden hafif.
Sıcaklık:21 derece.

sengun28
15.10.09, 14:43:24
***
Bir ZeKa SoRuSu..:)

Giresun a maç izlemeye gidiyoruz..
bir müddet sonra yol ikiye ayrılıyor. (Trafik levhaları yok..)
Her iki yolun başında birer adam.. ve
sadece birine sorma hakkımız var.. Bu adamlardan
Birisi asla yalan söylemiyor,
diğeri ise doğrunun yakınından geçmiyor..:)
Hangisinin doğru, hangisinin yalan söyleyeceği hakkında bilgimiz yok..!
GİRESUN'A GİDEN YOLU NASIL ÖĞRENEBİLİRİZ..?

pirazizli28
15.10.09, 15:16:50
***
Bir ZeKa SoRuSu..:)

Giresun a maç izlemeye gidiyoruz..
bir müddet sonra yol ikiye ayrılıyor. (Trafik levhaları yok..)
Her iki yolun başında birer adam.. ve
sadece birine sorma hakkımız var.. Bu adamlardan
Birisi asla yalan söylemiyor,
diğeri ise doğrunun yakınından geçmiyor..:)
Hangisinin doğru, hangisinin yalan söyleyeceği hakkında bilgimiz yok..!
GİRESUN'A GİDEN YOLU NASIL ÖĞRENEBİLİRİZ..?


Yol sorup Giresunun nerede olduğunu bilmeye gerek yok :)) BİZE HERYER GİRESUN :)))

sengun28
15.10.09, 15:20:33
Yol sorup Giresunun nerede olduğunu bilmeye gerek yok :)) BİZE HERYER GİRESUN :)))

***KaRT..:)

sengun28
17.10.09, 23:23:15
***bu bir zeka sorusu arkadaşlar...:)

Giresun adını ben ekledim... başka yer de olabilir..

slim
18.10.09, 09:12:30
***
Bir ZeKa SoRuSu..:)

Giresun a maç izlemeye gidiyoruz..
bir müddet sonra yol ikiye ayrılıyor. (Trafik levhaları yok..)
Her iki yolun başında birer adam.. ve
sadece birine sorma hakkımız var.. Bu adamlardan
Birisi asla yalan söylemiyor,
diğeri ise doğrunun yakınından geçmiyor..:)
Hangisinin doğru, hangisinin yalan söyleyeceği hakkında bilgimiz yok..!
GİRESUN'A GİDEN YOLU NASIL ÖĞRENEBİLİRİZ..?

herhangi birine

-arkadaşına "hangi yol giresuna gidiyor" diye sorsam bana hangi yolu gösterir

diye sorup tam ters istikamete gideriz, maçı da izleriz:)

sengun28
18.10.09, 23:43:57
***Doğru cevap erken geldi: Tebrikler Selim..:)

sengun28
18.10.09, 23:45:32
*** ya da tersini sorup söylenen istikamete gidebiliriz...:)

(arkadaşına sorsam, hangi yolun Giresun a gitmediğini söyler...? )

harşit28
19.10.09, 14:20:54
:D:D:D888 sayısında kaç tane 8 vardır?:D:D:D

sengun28
19.10.09, 14:36:47
***8 tane sekiz yeter mi..?

harşit28
19.10.09, 14:38:52
***8 tane sekiz yeter mi..?

yetmez abi.Maliyeti kurtarmıyo:D:D:D

sengun28
19.10.09, 14:40:54
***efferim saaaa...:)
istikbal vaadediyorsun Harşıt..

harşit28
19.10.09, 14:46:08
sorumu cevaplamassan ordulu ol hemi:D:D:D

sengun28
19.10.09, 14:46:48
:D:D:D888 sayısında kaç tane 8 vardır?:D:D:D

değiştirmek yok Harşıt...!

4 rakam 3 e nasıl indi bakiiimmm...?

ayrıca bakış açına göre değişir...:)

sengun28
19.10.09, 14:48:59
***soldan sağa, sağdan sola, yukardan aşağı, aşağıdan yukarı ...
say ve topla... ben matematikden çift dikiş geçerdim...:)